14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle düzenlenen organizasyon kapsamında, Ankara Garı'nda toplanan 25 kişilik ekip, Doğu Ekspresi ile Kars turuna başladı. Yolculuk boyunca geçecekleri güzergahların doğal güzelliklerini keşfetme imkanı bulacak hastalar ve aileleri, Kars'ta da tarihi mekanları gezme fırsatı bulacak.

Çocuk Hastalıkları ve Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ergun Çetinkaya, 10 yıldan bu yana tedavisini takip ettiği çocuklar ve aileleriyle 25-30 kişilik gruplar halinde gezilere katıldıklarını söyledi.

Bu yıl Doğu Ekspresi ile yolculuğa çıktıklarını, Kars'ın tarihi ve doğal güzelliklerini keşfedeceklerini aktaran Çetinkaya, şunları kaydetti:

"Amacımız bu gezi ile diyabetli hastalarımızın ve ailelerinin kaynaşması, onların yalnız olmadıklarını hissetmeleri ve 'demek ki benim gibi başka çocuklar da varmış' gibi bir algıya sahip olmalarını sağlamak. Hastalıklarını kontrol altına almaları, kan şekerlerinin iyi olması için o hastalığı kabul etmeleri ve gerekenleri yapmaları çok önemli."

Doç. Dr. Ergun Çetinkaya
Doç. Dr. Ergun Çetinkaya

DAHA ÖNCE YURT DIŞINA DA GİTTİLER

Hastalarıyla ilk seyahatini Beypazarı'na yaptıklarını, ardından Ordu ve Giresun gezisine katıldıklarını dile getiren Çetinkaya, o seyahatte hastalarından birisinin "Hocam bizi yurt dışına da götürür müsünüz?" dediğini ve ertesi yıl tüm koşulları zorlayarak Paris'e gittiklerini ifade etti.

Çetinkaya, "Baktık becerebiliyoruz, altından da kalkıyoruz, İtalya, Dubai, Kıbrıs ve Gürcistan'a gittik. Her sene farklı bir rota belirliyoruz." dedi.

Çetinkaya, 25 saat süren tren yolculuğunun sonunda Kars ve Çıldır'daki tarihi mekanları ve ören yerlerini gezeceklerini anlattı.

"EN ÖNEMLİ ŞEY, DİYABETLE ARKADAŞ OLABİLMEK"

Geziye katılan 11 yaşındaki diyabet hastası Hazal Naz Baca ise Kars'a ilk kez gideceği için heyecanlı olduğunu söyledi.

Bu sene diyabet teşhisi konulduğunu belirten Baca, sağlıklı beslendiğini, ilaçlarını ve iğnelerini düzenli kullanarak hastalığını kontrol altına aldığını dile getirdi.

16 yaşındaki Fatma Sude Çelebi ise 5 yaşında diyabet ile tanıştığını kaydederek, bu hastalıkla mücadelede en önemli unsurun motivasyon olduğunu vurguladı.

Çelebi, "En önemli şey diyabetle arkadaş olabilmek. Onu bir hastalık gibi görmek değil de onunla yaşamayı öğrenmek. Ben diyabetle yaşamayı öğrendim yılların verdiği bir tecrübeyle. İnsülin pompasının da diyabetle arkadaş olmamda bana çok katkısı oldu. Gezilerde, kendim gibi insanları görünce yalnız olmadığımı hissediyorum. Birlikte şeker düzeylerimize bakıyoruz. Çok eğlenceli geçiyor. Geziler dışında tiyatro ve piknik organizasyonları da yapılıyor" şeklinde konuştu.

İlişkili Haberler

İlişkili Haberler