Diyabetle mücadele amacıyla başlatılan ve 2010–2020 yıllarını kapsayan Diyabet 2020 Projesi kapsamında hazırlanan Ulusal Diyabet Stratejisi kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Temel Yılmaz, ''Diyabet 2020 Ulusal Diyabet Stratejisi'' ile nihai olarak 2020'ye kadar diyabet hastalığının artış hızını yüzde 50, bu hastalığa bağlı komplikasyonları da yüzde 20 oranında düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Türkiye'de diyabet maliyetinin yıllık 2 milyar dolar olduğunu belirten Prof. Yılmaz, “Her yıl artan nüfus ve maliyetler hesaplandığında beklentimiz 10 yıl sonunda bu projeyle Türkiye'nin 9 milyar dolarlık hem hastalık maliyeti hem de iş gücü kaybının azaltılmasıdır'' diye konuştu.

Türkiye'nin sağlık otoritesi ve icra organının da Sağlık Bakanlığı olduğunu anımsatan Yılmaz, bakanlığın önüne her şeyi ile düşünülmüş, bütün kesimlerin, sivil toplum örgütlerinin içinde bulunduğu bir grubun hazırladığı programı sunduklarını, projenin çok ayrıntılı, bütün sağlık sistemi ile ilişkili olarak öneriler getirdiğini anlattı.

ENDOKRİNOLOG SAYISI YETERSİZ
Her yıl Sağlık Bakanlığına, Dünya Sağlık Örgütüne ve Uluslararası Diyabet Federasyonuna diyabet hastalığı ile mücadelede yapılabilenler ve yapılamayanlarla ilgili bir rapor sunacaklarını ifade eden Temel Yılmaz, diyabet hastalığının tedavisinin doğrudan endokrinoloji ve metabolizmanın sahasında olduğuna işaret ederek, ''Türkiye'de yaklaşık 10 milyon diyabet hastası var, endokrinoloji uzmanı sayısı ise 350. Bu hastalık, iç hastalıkları uzmanlarının da alanına girer. Bu sayı da yetersiz. Türkiye'de diyabetle mücadele, aile hekimleri, iç hastalıkları, endokrinoloji ve komplikasyonlara bağlı diğer alan uzmanları ile topyekûn olmalı'' dedi.

Türkiye'de 10 yıl önce diyabetli sayısı 5 milyon iken, şimdi bu rakamın 10 milyonu bulduğunu ifade eden Yılmaz, diyabetin görülme sıklığının dünyadaki ortalaması yüzde 6,6 iken Türkiye'de bu oranın 2010'da yüzde 16,8 olduğunu kaydetti. Türkiye'de 40 yaş üstü her 5 kişiden birinin, 50 yaş üstü her 4 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu anlatan Yılmaz, yaşam boyu süren ve kesin tedavisi olmayan hastalığın iyi tedavi edilmemesi durumunda ciddi organ hasarlarına çok açtığına dikkati çekti.

Yılmaz, kalp damar hastalıkları ve 20 yaş üstü körlüğün bir numaralı sebebinin diyabet olduğunu, hemodiyalize giren her 2 hastadan birinin diyabetli olduğunu vurgulayarak, diyabetin hızla yayılmasının ana sebebinin, hareketsizlik, stresli iş yaşamı ve fast food tarzı beslenmeyi içeren yeni model yaşam tarzı olduğunu belirtti.

ÇOCUKLARDA BİLE GÖRÜLÜYOR
Tip 2 diyabetin artık 15-20 yaşında ve hatta küçük çocuklarda bile görüldüğünü ifade eden Yılmaz, tüm toplumları tehdit eden bu hastalık için tüm ulusların bir çıkış noktası aradığını belirterek şunları söyledi:

''Diyabet alanında 24 meslek örgütü olarak bir araya geldik, 2 büyük çalıştay yaptık. Türkiye'de diyabetin güncel sorunlarını ve sonuçlarını ele aldık, bunlar ilk defa dokümante edildi. Son olarak da Türkiye'de diyabetle ilgili çözüm ve çözüm önceliklerinin saptandığı, ortaya konulduğu ve Sağlık Bakanlığı’na önerileri içeren 'Diyabet 2020 Ulusal Diyabet Stratejisi' hazırlandı. Bunu yaparken Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonuna başvurarak bizleri izlemelerini istedik. Bu bir eylem planı. Türkiye ilk kez diyabetle ilişkili olarak yol haritasını çizdi.''

Diyabet 2020 Projesi Uluslararası Danışma Kurulu üyesi ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Temsilcisi Isuf Kalo da Türkiye'nin hazırladığı proje ve stratejiyi diğer ülkelerin de örnek alması gerektiğini belirterek, ''Diyabet sessizce yaklaşan bir katil konumunda. Bu sadece hastalar için değil, toplumun bütünü için bir tehlike. Ülkeler artık kendi geleceği için bir tepki ortaya koyuyor'' dedi.

TÜM DÜNYADA HIZLA ARTIYOR
Diyabet 2020 Projesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Uluslararası Diyabet Federasyonu Temsilcisi Michael Hall, diyabetin tüm dünyada artan bir hastalık olduğunu söyledi.

Hall, “Bugün, Uluslararası Diyabet Federasyonu Atlası’na göre, dünyada 285 milyondan fazla diyabetli birey vardır; bu erişkin nüfusunun yüzde 6.6 sını oluşturmaktadır. 2025 yılına kadar bu sayının 438 milyona, yani yüzde 7.8’e yükseleceği öngörülmektedir. Şu anda Tip 1 ve tip 2 diyabet, dünyada küresel olarak en yaygın görülen bulaşıcı olmayan hastalıklardan biridir. Avrupa'da diyabet prevalansı halen 55 milyondur (nüfusun yüzde 8.5’i.) 2025 yılında 66 milyona (yüzde 10’a) yükselmesi beklenmektedir. Diyabetin görülme sıklığı ülkeden ülkeye büyük farklar göstermektedir; İngiltere'de yüzde 4, Almanya’da yüzde 11.8 ve Türkiye’de bu ikisinin arasında yüzde 7.4’dür. Diyabete bağlı sağlık harcamalarının Avrupa'da 105.5 milyar dolara ulaştığı söylenmektedir” diye konuştu.