Hekimlerin emeklilik sürecinde yaşadığı sorunlara değinen Prof. Dr. Mecit Süerdem, "6 yıllık zorlu bir eğitimin ardından mecburi hizmet, ikinci bir üniversite sınavı gibi zorlu TUS sonrasında en az 4 yıllık bir uzmanlık eğitimi ve sonrasında tekrar mecburi hizmet. Eğer hekim yan dal ihtisası yapmak ister ise bunun da sınavına girerek en az 2 yıllık bir yan dal ihtisası ve sonrasında üçüncü kez olmak üzere tekrar mecburi hizmet. Mecburi hizmet sürelerinin bitiminden sonra istediği yere tayin yaptırması ise mümkün değil. Bu nedenle mecburi hizmet bölgelerinde uzun süreli zorunlu ikamet. Kabaca bir hesap yapılırsa eğitim artı mecburi hizmetler sonrasında gelinen yaş en iyi olasılıkla 35. Bu süre içinde eşlerin tayinleri, çocukların okulları ve ev taşımalar içinde geçen telaşlı, yorgun bir göçebe hayatı. Eğer şansı varsa mecburi hizmet yaptığı yerden ayrılarak yaşamak istediği bir bölgeye yerleşme çabası" diye konuştu.

Med-index'ten Esa Öz'e, konuşan Prof. Süerdem sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğitim ve uzmanlaşma hikayesi buna benzeyen başka bir meslek yok. Çalışma hayatının zorlukları da tüm bu hikayeye eklendiği zaman, kamu sektöründe en yüksek seviyede 30 yıl hizmet eden hekimlerin 1.500 ile 1.700 TL arasında emekli aylığı almalarının hangi değerlerle açıklanabileceğini merak ediyorum."

“HEKİMLERİN MUTSUZLUĞU ÜZERİNE SİSTEM KURULMAZ”
Doktorluk mesleğinde tüm güçlüklere ek olarak çalışma hayatında lojman, servis, orduevleri, kaliteli misafirhaneler gibi imkanlardan yoksun olduklarını belirten Süerdem, "Hakim ve savcıların 4–5 bin TL, subayların 3-6 bin TL, başçavuşların 2.500 TL emekli aylığı aldıklarını dikkate alırsak hekimler olarak çok büyük bir haksızlık içinde olduğumuz net olarak ortaya çıkmaktadır. Hekimlerin özel sektörde çalışmasını özendirmemek, nitelikli hekimlik hizmeti verebilmek adına yan dal ihtisasının önünü açmak ve hekimlik mesleğine olması gereken değeri verebilmeli. Hekimlerin emekliliklerinde hak ettikleri maaşları almaları ve mecburi hizmet konusunda yeniden düzenlemelerin acilen yapılması gerekiyor. Hekimlerin mutsuzluğu üzerine nitelikli bir sağlık hizmeti verecek sistemin kurulması mümkün değildir” dedi.