Eklem hastalıkları tedavisinde yeni yaklaşım

Ahi Evran Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Özlem Aydın, "mikroküre formunda polimerik ilaç taşıyıcı" isimli çalışmasıyla, eklem içine enjekte edilen ilaçların daha uzun süre etki etmesine katkı sağladı.

Anadolu Ajansı 15.02.2016 - 13:18 | Son Güncelleme : 15.02.2016 - 13:22

Eklem hastalıkları tedavisinde yeni yaklaşım

Yrd. Doç. Dr. Özlem Aydın'ın "mikroküre formunda polimerik ilaç taşıyıcı" isimli çalışması, romatizma gibi eklem rahatsızlıklarında kullanılan ilaçların kıkırdakta daha uzun süre etki ederek tedaviye olumlu katkı yapması yönünde gelişme sağladı.

Tedavi amaçlı enjekte edilen ilaçların uzun süre kıkırdakta kalarak tedaviye olumlu katkı yapmasını sağlayan polimerik ilaç taşıyıcı sistemi çalışması, Türk Patent Enstitüsünden 20 yıl süreyle geçerli "incelemeli patent" aldı.

Çalışma hakkında bilgi veren Aydın, romatizma gibi eklem hastalıklarının tedavisinin tam olarak bulunamadığını ve hastalık fark edildiğinde yüksek miktarda kıkırdak hasarının oluştuğunu, bugüne kadar yapılan tedavilerin hastalığı iyileştirmek yerine ağrıyı ve eklemdeki tutukluğu azaltıcı yönde olduğunu belirtti.

"TEDAVİ MADDİ VE MANEVİ YÜK OLUŞTURUYOR"

Bu hastalıklarda bölgesel ilaç tedavilerinin yapılabildiğini vurgulayan Aydın, bu tedavilerin hem hasta hem de doktor açısından maddi ve manevi yük teşkil ettiğine işaret etti.

Sık sık eklem sıvısı takviyesi yapılması nedeniyle hastanın yaşam kalitesinin düştüğünü anlatan Aydın, "Hasta eklemine belirli sıklıklarda enjeksiyon yapma zorunluluğu olan bu tedaviler yerine, doku hasarını durdurabilmek için bir kere enjeksiyonla uzun süreli tedavi hedeflenmektedir” dedi.

Yaptıkları çalışmanın, kıkırdakta yıkıma sebebiyet veren enzim faaliyetini durduran doksisiklin ve kıkırdak onarımı için olumlu etki yapan kondroitin sülfat maddelerinin doku içerisinde daha uzun süre kalmasını amaçladığını dile getiren Aydın, şu bilgileri verdi:

“Geliştirdiğimiz sistem uzun süreli ilaç salımı yaptığı için o bölgede bulunduğu sürece bozulmaksızın sabit kalabilecek. Bölgesel tedavi olduğu için herhangi bir yan etkisi de olmayacak. Hasta da külfetli ve uzun süreli enjeksiyonlardan kurtulacak. Bir kere enjeksiyon yaptıracak ve uzun süre olumlu etkisini görecek.”

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Feza Korkusuz ve Prof. Dr. Petek Korkusuz ile ODTÜ'den Doç. Dr. Dilek Keskin ve Doç. Dr. Ayşen Tezcaner'in destekleriyle tamamladığı çalışmayı öncelikle laboratuvardaki canlı dışı testlerle yaptıklarını ifade eden Aydın, canlı örnek olarak hücre kültürü çalışmaları yaptıklarını ve en sonunda da insan dışı canlı olarak da tavşanlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Sayfa Yükleniyor...