İlişkili Haberler

En kolay tedavi edilen kanser türünün, ses teli kanserleri olduğunu söyleyen KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, ses telinde başlayan bir tümörün yayılarak ses teli ve gırtlağın üst tarafını veya alt tarafa ilerleyip o bölgeyi kaplayabildiğini dile getirdi.

Tedaviyi belirleyen en önemli etkenlerden birinin, lenf bezlerine yayılım olduğunu aktaran Prof. Kayhan, “Tümör, lenf bezlerine yayıldıysa onların da ayrıca tedavi edilmesi gerekiyor. Ana tedavi alanlarımızdan birisi cerrahi tedavi. Örneğin ses telini tutan bir kanserde eğer tümör küçükse sadece hastalıklı olan ses telini alarak ameliyat edebiliyoruz. Eğer tümör gırtlağın üst kısmını tutuyor, ses telini etkilemiyorsa o zaman gırtlağın üst kısmını çıkarabiliyoruz. Burada ses ve konuşma korunuyor. Eğer tümör, ses telinin alt kısmına yerleşmişse arkasındaysa gırtlağın tamamını almak gerekiyor" dedi.

Erken evre yakalanan özellikle glottik ve supraglottik tümörlerde 1970'li yıllardan sonra açık cerrahi yerine lazer cerrahisinin kullanılmaya başlandığını kaydeden Dr. Kayhan, ışın tedavisinin de gırtlak kanserlerinde etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu, ameliyat olamayacak durumdaki hastalarda tercih edildiğini söyledi.

Işın tedavisi sonrası hastalığın nüks etmesi durumunda ikinci kez bu tedavinin verilemediğini belirten Kayhan, "Bu hastalarda ameliyat yaralarının iyileşmesi oldukça zor olmakta bununla ilgili sıkıntı yaşanmaktadır. Ayrıca genç hastalarda ışın tedavisi sonrası 20 yıl gibi uzun süreler sonra ikincil kanserler görülebilmektedir" dedi.

"LİTERATÜRDE KBB ALANINDAKİ İLK EN GENİŞ ONKOLOJİK SERİ"

Robotik cerrahinin gırtlak, boğaz yutak kanserlerinde, bademcik, dil kökü bölgelerindeki tümör ve kanserlerde kullanımının onaylanarak, 2009'da başladığını hatırlatan Kayhan, dünyada robotik cerrahiyi ses teli kanserlerinde kullanan ilk hekimlerden biri olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, 2010'da ses teli kanseri vaka serisini oluşturmaya başladığını, ilk 10 vakanın bilimsel bir makale olarak yayımlandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Toplamda sadece gırtlak kanseri olan 60 vakada robotik cerrahi uyguladım. Şu anda toplamda 350 vakalık robotik cerrahi olgu serim var. Tam takibini tamamladığımız 48 vakanın sonuçlarını Auris Nasus Larynx dergisinde yayımladık. Böylece 8 yıllık sürede uzun dönem kanser ve hastanın yaşam süresiyle ilgili sonuçlarımızı da bildirmiş olduk. Bu da literatürde kulak, burun, boğaz alanındaki ilk en geniş onkolojik seri oldu. Serideki 45 erkek, 3 kadın toplam 48 vakanın ortalama takip süresi 65 aydır. Gırtlağın korunma oranı yüzde 97. Hastaların total yaşam süresi yüzde 90, yani bu hastaları yüzde 90 oranında yaşatmış, hastalıklarından kurtarmışız. Bu ameliyatlarda ortalama 10 mililitre kan kaybı olmuş. Ortalama robotik cerrahi süresi 12 dakika, ortalama hastanede yatış süresi 2 gün. Hastalarımız ameliyatın ardından oral beslenmeye 13 saat sonra başladı. Robotik cerrahinin avantajı hastalara dışarıdan kesi yapılmıyor, geçici de olsa delik açılmıyor. Lazer cerrahisinden farkı da lazer cerrahisinde küçük bir tüpten ameliyat yapılıyor. Lazer de kesici tutucu bir alet değil, yakarak tümörü yok etmeye çalışıyor. Sonuç olarak erken evre ses teli kanserinde transoral robotik cerrahi diğer tedavi yöntemleri olan lazer cerrahisi ve radyoterapi ile karşılaştırıldığında nüks, gırtlağın korunması ve yaşam süresi açısından benzer sonuçlar elde edildi. Bu hastalarda robotik cerrahi alternatif tedavi yöntemi olabilir."