Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkan Yardımcısı Murat Dalkılınç, özellikle özürlü çocukların eğitimsiz kişiler tarafından ''tedavi'' adı altında kandırıldığını, her gün derneklerine kolu ya da bacağı kırılan çocuklarla ilgili şikayetler geldiğini söyledi.

Fizyoterapist unvanı yasalarla korunmadığı, gereken cezalar uygulanmadığı için özellikle üçüncü dünya ülkelerinden gelen pek çok ''umut taciri''nin kendilerini, ''fizyoterapist'' olarak tanıtıp halkı sömürdüğünü ifade eden Dalkılınç, şöyle konuştu:

''Köşe bucak açılan merdiven altı yerlerde, 'sahte-korsan' fizyoterapistler, insanların iyileşme umudunu sömürüyor. Bu kişiler farklı ülkelerden gelerek genellikle bir ev tutup tabela asmadan hasta kabul ediyor. Rusya, Gürcistan, İran gibi çeşitli ülkelerden geliyorlar. Bize bu konuda pek çok şikayet geliyor. Bu kişilerle avukatlarımız aracılığıyla mücadele etmeye çalışıyoruz. Dernek olarak müdahale etmeye çalışsak da meslek kanunumuzun olmayışı elimizi, kolumuzu bağlıyor. Bizler üniversite okuyup, yüksek lisans ve doktora yaptığımız halde kanunen bu hakkı elde edemezken kanun tanımayanlar, eğitim almamış 'sahte', fizyoterapistler birçok yerde karşımıza çıkabiliyor. Vatandaşlarımızın böyle olumsuzluklarla karşılaşmaları halinde derneğimize başvurmasını istiyoruz.''

FİZYOTERAPİSTLERE DE HALKA DA HAKSIZLIK
Dalkılınç, Türkiye'de fizyoterapist ihtiyacı artarken genç meslektaşlarının birçoğunun Avrupa ülkeleri, ABD ve Kanada'ya göç ettiğini, meslek kanunlarının çıkmayacağını düşünen bazı meslektaşlarının ise yeniden üniversite sınavına girerek başka meslekler seçtiğini dile getirdi.

En az 4 yıl üniversite düzeyinde eğitim alan fizyoterapistlerin yıllardır meslek yasalarının çıkarılmasını beklediğini dile getiren Dalkılınç, meslek kanunları olmadığı için kendilerine ve daha da önemlisi kendilerinden hizmet bekleyen halka büyük haksızlık yapıldığını söyledi.