Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz altı torbalarının sadece yaşlanmayla değil, kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da oluşabileceğini belirtti. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan, sadece sarkma ya da gevşeme de görülebildiğini vurgulayan Kışlaoğlu, “Tüm bunlar, kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık üst göz kapakları gözün önünü kapattığı için görmeyi de engelleyebilir” dedi.

AMELİYAT GÜNLÜK HAYATI NASIL ETKİLER?
Bütün bu sorunların ameliyatla düzeltilebildiğini, üst göz kapağında gizli, alt göz kapağında ise kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler sayesinde ameliyat izi kalmadığını belirten Kışlaoğlu, cerrahi operasyon sonrası süreç ile ilgili şunları söyledi: “Ödem oluşumunu önlemek için ameliyattan sonra göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu olmaz; hasta iki gün sonra banyo yapabilir, ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. 4 gün sonra üst göz kapaktaki dikiş alınır. Bu süre zarfında, hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken, kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine de edilebilir.”

YENİ GÖZ KAPAĞI ŞEKLİNİ NE KADAR KORUR?
Genellikle iyi sonuç veren bu operasyonlar ve revizyonların nadiren gerekli görüldüğünü kaydeden Prof. Kışlaoğlu, göz kapaklarının yeni şeklinin yerçekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl, bazen de ömür boyu dayanabileceğini sözlerine ekledi.