Göz, üç boyutlu görüntüyü nasıl algılar?

Uzmanlar, saatlerce 3D filmleri seyretmenin göz sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini belirtiyor.

04.05.2010 - 09:47

Göz, üç boyutlu görüntüyü nasıl algılar?

Amerikan Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Faik Bankeroğlu, "Yapılan araştırmalar, her gün saatlerce üç boyutlu görüntü seyretmeye alışık olmayan gözlerimiz için bazı tehlikelerin olduğunu gösteriyor" dedi.

Bu tehlikelerin bazen basit oryantasyon bozuklukları, bazen de patolojik sayılabilecek nöbetler olduğunu söyleyen Dr. Bankeroğlu, gözün 3D (üç boyutlu) görüntüyü nasıl algıladığını şöyle anlattı:

"Baş parmağınızı kaldırın ve direkt önünüzde, suratınızdan uzak olacak şekilde tutun. Sol gözünüzü kapatın. Bir süre tuttuktan sonra gözünüzü açın, bu sefer de sağ gözünüzü kapatın. Kolunuzu oynatmadığınız halde parmağınız hareket etmiş gibi görünecektir. İşte 3. boyut teknolojisi de bu etki üzerinden çalışmaktadır. Beynin iki gözden gelen iki imajı bir imaj olarak birleştirme (Füzyon) yeteneğini kullanır. Üç boyutlu bir şeyi seyrederken takmanız gereken o gözlükler de genel olarak beynimizin iki imajı, derinliği olan tek bir imaj olarak yorumlamasına yardım etmektedir (Stereopsis).

Yayın ağları üzerinden gitgide daha çok üç boyutlu programların yayımlanması ile birçok elektronik şirketi, bu etkileyici görüntü sistemini evlere taşıdı. Bazı 3D televizyon üreticileri, müşterilerini, görüntülerdeki bazı özel imajların veya ışıkların epilepsi nöbeti veya hemiplejiye sebep olabileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca araba tutması gibi belirtiler, algısal yan etkiler, oryantasyon bozuklukları ve göz yorulması gibi sonuçlar olabileceği de uyarılar arasında yer alıyor.

Son yapılan çalışmalar, bir epilepsi (sara) nöbetine maruz kalabilme olasılığının çok az olduğunu gösteriyor. Genel olarak uzun bir filmi üç boyutlu izleyen kişilerde, baş dönmesi veya başka bir takım rahatsızlıklar görülebilir. New York Üniversitesi’nden Dr. Lisa Park, üç boyutun; gözün doğal olmayan bir şekilde hareket etmesine sebep olması nedeniyle izleyicide mide bulantısı, başağrısı ve yorgunluk belirtilerine neden olduğunu belirtiyor."

3D GÖZLÜK UYUMSUZLUK YARATABİLİR
Üç boyutlu gözlüklerde bu iki imajı ayıran polarize filtrelerin bulunduğunu, bu filtreler ile görüntülerden birinin bir göz, diğerinin ise diğer göz tarafından algılandığını belirten Dr. Bankeroğlu, "Ancak bu durum o kadar çabuk oluyor ki biz değişimleri göremiyoruz. Beyinde bu iki imaj birleştirilip derinlik yanılgısı oluşturmakta. Gerçek hayatta bize yaklaşan bir şey gördüğümüzde, gözlerimiz buruna doğru hafifçe içe kayarlar. Aynı zamanda lenslerimiz (göz merceği) de odaklanmak için şekil değiştirir. Ekrandaki imajları gördüğümüz zaman, gözlerimiz iki imajı ortalamaya çalışır, fakat lens değişimi olmaz.Çünkü obje aslında bize yaklaşmamaktadır. Film, 'sana doğru yaklaşıyorum' derken, vestibüler sistemimiz ise 'hiçbir yere kımıldamıyorum' demektedir. Böylece bu bağlantısızlık bazı insanların kendini rahatsız hissetmesine yol açabilir. Ayrıca film sonrasında bu gözlükler çıkarıldığında çevreye uyumsuzluk yaşanabilir" diye konuştu.

ENFEKSİYON RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Uzman Doktor Faik Bankeroğlu, özellikle sinema salonlarında çok sayıda seyircinin kullandığı gözlüklerden konjunktivit gibi çeşitli göz enfesiyonlarının bulaşmasının da mümkün olduğunu söyledi ve 3D gözlüklerin çocuklarda kullanımına dikkat çekti.

"Bazı özel durumları olan kişilerde özellikle her iki gözünü ortada hizalayamayan veya zayıf göz kaslarına sahip kişler üç boyutlu göremezler. Şaşılık veya tembel göze sahip olan kişiler de üç boyut gözlüklerini taktıklarında derinlik hissini algılayamazlar. Uzun dönem üç boyutlu televizyon seyreden çocuklarda ortaya çıkabilecek sonuçlardan oldukça endişeliyiz. Çünkü uzun ve sürekli normal dışı alınan sinyaller, büyük olasılıkla henüz çalışılmamış ve bilinmeyen uzun dönemli etkilere sebep olabilir."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...