Soğuk algınlığıyla beraber gözde kızarıklık, yanma, batma, göz kapaklarında şişlik, ışık hassasiyeti ve sulanma gibi bulguların da ortaya çıkabileceğini söyleyen Op. Dr. Serpil Parmaksız, “ soğuk algınlığı dediğimiz durum geçirilmekte olan viral bir üst solunum yolu enfeksiyonunu tanımlar. Öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve bazen ateşle seyreder. Bu bulgular bağışıklık sistemimizin virüslere verdiği bir çeşit cevaptır. Gözde ise bu virüsler kızarıklık, sulanma, yanma, batma, göz kapaklarında şişlik, ışık hassasiyeti gibi bulgulara sebep olurlar. Çoğunlukla soğuk algınlığının düzelmesiyle bu bulgular düzelir. Bazen bu viral enfeksiyonla birlikte bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. Bu gibi durumlarda tedavi gerekebilir’’ dedi.

GÖZLERİNİZİ OVUŞTURMAYIN
Soğuk algınlığı boyunca ellerin sık yıkanması ve gözle temasının mümkün olduğunca azaltılması ve ağır göz makyajından kaçınılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Soğuk algınlığı bulaşıcıdır. Yine göz enfeksiyonu da kolaylıkla çevremizdekilere bulaşabilir. Elleri sık yıkamak, ortak eşya kullanmamak, gözlere temastan kaçınmak bulaştırıcılığı azaltabilir. Bu dönemde kontakt lens kullanılmamalıdır. 3 gün süren ve geçmeyen sulanma yanma batma, çapaklanma şikayetlerinde ise bir göz hekimine başvurulmalı. Gözde oluşan enfeksiyonların antibiyotik veya damla gibi ilaçlarla tedavi edebilir ancak erken müdahalenin büyük önem taşıdığını unutmamak gerekiyor.”