Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kiraz, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği’nin düzenlediği ''12. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi''nde, sonbaharla birlikte kendisini göstermeye başlayan grip hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Her kişinin yaşamının çeşitli dönemlerinde gribe yakalanabileceğini belirten Kiraz, ekim ile mart ayları arasında geçen dönemde sık görülen gribe özellikle okul çağındaki çocuklarda fazla rastlanıldığını söyledi.

Kiraz, grip için her yıl Dünya Sağlık Örgütü gözetiminde aşı üretildiğini belirterek, geçen yıl gündeme gelen ve tartışmalara neden olan ''domuz gribi'' aşısının da bu yıl yapılacak grip aşısının içine konulduğunu ifade etti.

Kiraz, ''Grip, dünyada her yıl 2 bin kişide bir ölüme sebep olabiliyor. Özellikle bazı risk gruplarında bunu daha sık görebiliyoruz. Bunlar, 6 ay ve 5 yaş arası çocuklar ve 65 yaş üzerindeki yaşlılar. Bunların mutlaka aşılanması gerekiyor. Bir de bunların yanında özellikle risk grubu dediğimiz, diyabeti olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlar, kanser hastaları gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar ya da romatizmal hastalıklar nedeniyle bu tür ilaçları kullananların aşılanması gerekiyor'' dedi.

GRİBİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ
Gribe yol açan ''influenza'' virüsü, hem boğaz ve burun mukozasında, hem de akciğerde çoğalıyor. Hastalık, hapşırık, öksürük, 40 dereceyi bulan ateş, halsizlik, bitkinlik ve çok şiddetli kas ağrısı ile kendisini gösteriyor.

Genellikle griple karıştırılan nezle, kendiliğinden 2-3 gün içinde iyileşiyor. İstirahat, bol sıvı alımı, dengeli beslenme ve ateş düşürücü ilaçlar, nezlenin tedavisinde yeterli oluyor.

Kış mevsiminde görülme sıklığı artan gribin ise daha ciddiye alınması gerekiyor. Gripte yatak istirahati, ateş düşürücü ilaç, bol sıvı, doğru beslenme ve virüsün çoğalmasını önleyen ilaçların alınması fayda sağlıyor.

Grip mevsimi geldiğinde toplu yerlerde az vakit geçirilmesi, el temizliğine dikkat edilmesi, aksıran ve hapşıranlarla öpüşülmemesi, iyi beslenilmesi ve hapşırmaya başlanıldığında maske takılması önerilerinde bulunuluyor.