İlişkili Haberler

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa ve Asya’da 4 milyondan fazla insanı etkileyen, ölümlere yol açan grip salgınının 3 hafta içinde daha geniş bir alana yayılacağı uyarısında bulundu.

En çok Fransa ve Almanya’yı vuran Avrupa'daki grip salgını Türkiye'yi de tehdit ediyor. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu dün grip gündemiyle toplandı. Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, Avrupa'daki grip salgınına ilişkin, "Şu anda olağanüstü bir salgın, kamuoyunu teyakkuza geçirecek bir durum söz konusu değil" derken, Grip Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bakır, Türkiye'de grip vakalarının ABD ve Avrupa'dan daha düşük oranda seyrettiğini belirtti.

Kurul kararında hastalıktan korunma tedbirlerine vurgu yapıldı.

HER ŞEY BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE BAĞLI

Çok hızlı yayılan gripten korunmada kilit noktanın güçlü bağışıklık sistemi olduğuna parmak basan Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş, güçlü bağışıklığın yolunun ise öncelikle vücuttaki probiyotiklerin artırılmasından geçtiğine dikkat çekti. Dr. Aktaş’ın görüşleri şöyle: “Bağışıklığınızı desteklemek için bol bol fermente gıda tüketin. Yani, turşu yiyin, ev yoğurdu mayalayın, şalgam suyu için. Bu dönemlerde bolca probiyotik alınmalı. Japon bilim insanları, geçen sene yaptıkları bir yayında şalgam suyunun grip virüsünü olumsuz ekilediğini, grip hastalığını iyileştirmede ise olumlu etki yaptığını ispatladılar.”

Vücudu probiyotikler (yararlı bakteriler) açısından güçlendirmek için fermante özelliğe sahip kelle paça, işkembe ve tarhana çorbalarının da çok etkili olduğunu aktaran Dr. Aktaş’a göre, doğanın dengesine uygun davranmak, grip başta olmak üzere tüm kış hastalıklardan korunmada en doğru yol:

Ellerinizi sık sık yıkayın, bulunduğunuz ortamı havalandırın, insanlarla sarılıp öpüşmeyin. Kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durun. Kapı kolu, asansör düğmesi gibi ortak kullanım alanların temizliğine özen gösterin. 

"DOĞANIN DENGESİNE GÜVENİN"

“Beslenme çok önemli, muhakkak dengeli beslenin, öğün atlamayın, uzun süre aç kalmayın. Mevsim gıdalarını tüketin, mevsimi dışındaki sebze meyveleri tüketmeyin. Doğanın dengesi sizi kış hastalıklarından koruyacaktır. Bir kök kerevizin, toprağın altında, kış soğuğunda hayatta kalabilmek için ne kadar çaba harcadığını ve bünyesinde hangi maddeleri ürettiğini düşünün. Kerevizin kış soğuğunda hayatta kalmasını sağlayan bu maddeler, kerevizi yediğiniz zaman sizin de kış hastalıklarına karşı korunmanızı sağlayacaktır.”

Ölümlere de neden olan gripten korunmak için bazı uzmanlar aşı öneriyor. Hatta ‘bugünlerde aşı yaptırırsanız Avrupa’daki salgından korunursunuz’ diyenler de var. Tıp camiasını ikiye bölen grip aşısı ile ilgili yıllardır süren “etkili ve gerekli”, “etkisiz ve zararlı” tartışmasını (http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25538588/) hatırlattığımız Dr. Aktaş’ın bu konudaki yorumu ise şöyle:

“GRİP AŞISI OLMAYIN”

“Grip aşısı olmayın çünkü aşı gripten korumuyor. Gripten ölümlerin çoğunluğu 65 yaş üstü hastalarda görülür. Grip aşısının bu grupta koruma oranı sadece %9! Yani neredeyse hiç korumuyor. Üstelik ciddi yan etkilere de yol açıyor. 2014 yılının Kasım ayında, yani bundan 3 ay önce, İtalya’da 11 kişi grip aşısına bağlı nedenlerle öldü ve İtalyan Hükümeti bir firmanın aşılarını toplatma kararı aldı. Aynı toplatma hikayesi, bir önceki sene de Almanya, Fransa ve İtalya da yaşanmıştı. Yani grip aşısı masum bir uygulama değildir.

“AVRUPA ÜLKELERİNDE TOPLATILAN AŞIYI TAVSİYE ETMEK ETİK DEĞİL”

Üstelik, Aralık 2014’te bir gelişme daha oldu, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu sene üretilen grip aşısının grip virüsüne karşı hiç bir etkisi olmadığını ve yaptırılmasının hiç bir fayda sağlamayacağını bildirdi. Ölümlere yol açan, Avrupa ülkelerinde toplatılan, WHO’nun tavsiye etmediği bir aşıyı hem de Mart ayında tavsiye etmenin hekimlik etiği ile bağdaşır tarafı yoktur.”