Genellikle çocuklara erişkin taşıcılardan bulaşan menenjitten tek korunma yönteminin aşı olduğunu belirten Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Memnune Aladağ, Meningokok hastalığı ve menenjit aşısı hakkında bilgi verdi.

Meningokok hastalığının hava yolu ile bulaştığını belirten Dr. Aladağ, menenjitin yani beyin zarlarının iltihabı, virüs veya bakterilerin yol açtığı bir hastalık olduğunu hatırlattı. Menenjite neden olan mikroplardan bazılarına karşı rutin aşı programındaki karma ve zatürre aşılarının yapıldığını vurgulayan Aladağ, “Dünya nüfusunun yaklaşık %5-10’ u bu mikrobu taşımakta ancak hastalık ortaya çıkmamaktadır. Hastaların %10-14 ü etkili antibiyotik tedavisine rağmen kaybedilebilmekte ve %15-20 sinde uzuv kaybı, nörolojik sekeller ve işitme kaybı gibi komplikasyonlar gelişebilmektedir. Hastalık toplu taşıma araçlarında, okul ve ofis gibi toplu halde bulunulan yerlerde sık görülmektedir” dedi.

Hastalık ateş, baş ağrısı, burun akıntısı, kusma ve döküntü gibi gribal belirtilerle başladığı için gribal enfeksiyonlarla karıştırılabildiği için doktoru ve hastayı yanıltabiliyor. Spesifik belirtiler ve bulgular ortaya çıktığında ise tedavi için geç kalınmış olabiliyor.

BAŞLICA ÖNLEM AŞILANMAK
Türkiye’de görülme sıklığı çok olmasa da yılda ortalama 2 bin kişinin meningokok hastalığına yakalandığını söyleyen Dr. Aladağ, hastalıktan en fazla okul öncesi çocukların etkilendiğini ve en önemli tedbirin aşılanma olduğunu söyledi: “Menenjit aşısı dünyada 30 yıldan fazla bir süredir kullanılmaktadır. Birçok çeşidi bulunan aşının ülkemizde iki farklı türü Sağlık Bakanlığı’ndan onay almıştır. İkisinin arasında uygulama zamanı ve sayısı dışında çok büyük fark yoktur. Meningokok aşısı diğer aşılarla benzer yan etki profiline sahiptir. Aşının yapıldığı bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık, ısı artışı, iştahsızlık, kusma, huysuzluk, ağlama, halsizlik, ishal, eklem ağrısı, döküntü gibi alerjik reaksiyonlar gözlenebilmektedir. Yan etkileri azaltmak için diğer aşılarla birlikte yapılmaması önerilmektedir.”

AŞI YAPTIRMADAN ÖNCE DOKTORA DANIŞIN
Aşı nadir görülen ancak ağır seyreden bir hastalıktan koruma sağladığından doktora danışarak karar verilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Aladağ, “Özellikle latekse karşı bilinen alerjisi olanlara, daha önce Guillain-Barre Sendromu hastalığı geçirenlere ve ciddi ateşli hastalık geçirmekte olanlara bu aşı yapılmamalıdır. Fakat bağışıklık sistemi yetmezliği olan, dalağı çalışmayan ve HIV hastaları aşılanmalıdır. Bununla birlikte hastalığın sık görüldüğü bölgelere seyahat eden kişilerin de aşılanmasında yarar bulunmaktadır” diye konuştu.