Çünkü deri kıştan yeni çıkmıştır, henüz güneşe karşı doğal önlemlerini almamıştır ve hazırlıksız yakalanır. 

"Baharın gelmesiyle birlikte güneş de yüzünü iyiden iyiye göstermeye başladı. Gardıroplarımızda kışlıklar yerini rengarenk yazlıklara bırakıyor. İşte içimizi kıpır kıpır eden bahar aylarında her şey iyi giderken kaşıntı, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde güneş alerjileri keyfinizi kaçırmasın" diyen Medical Park Fatih Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Fatma Gündüz, bahar mevsiminde daha çok görülen güneş alerjilerine maruz kalmamanın birinci kuralının güneşten korunmak olduğunu söylüyor ve korunma yolları hakkında şu bilgileri veriyor:

• Özellikle güneş gören yüz, kol ve ellerin üstü, boyun ve kulaklar gibi bölgelerde değişik şiddetlerde kızarıklık, kabarıklık ve içi su dolu kabarcık şeklinde oldukça kaşıntılı deri belirtileri ortaya çıkar.

• Güneşten korunmak için, kapalı giysiler tercih etmek, şapka ve güneş gözlüğü kullanmak, açıkta kalan kısımlara güneş koruyucu krem sürülebilir.

• Buna rağmen eğer alerji geliştiyse o zaman kısa süreli tedavi edici kremler ve haplar önerilebilir. Bazen alerji şiddetli olursa iğne tedavisi de gerekebilir. Unutmayalım; güneş bizim dostumuz ama sınırlarını bizim tayin etmemiz gereken bir dost.

GÜNEŞTEN KORUNMAK İÇİN BUNLARI YAPIN
1- Güneşin yoğun olduğu saatlerde (10.00- 16.00) özellikle güneşten uzak durun veya güneş koruyucular kullanın.
2- Tüm gün güneşten korunun. Güneş koruyucuları dışarı çıkmadan yirmi dakika önce sürün ve dört saatte bir tekrarlayın.
3- Bronzlaşmanız, her türlü yoğun morötesi ışını aldığınızı ve cildinizin bu ışınlardan kendini korumaya çalıştığını gösterir. Bu yüzden bronzlaşmak için uzun süre güneş altında kalmayın. Bunu kendinizi koruyarak ve zamana yayarak yapın.
4- Yazın açık renk ince bol giysiler, siperlikli şapkalar ve güneş gözlüklerini tercih edin.
5- Solaryum gibi yapay ışın kaynaklarından kesinlikle uzak durun.

6- Bebek ve çocukları özellikle güneşten koruyun. Onların güneş koruyucuları faktörü yüksek ve bebek-çocuk ürünleri olsun.
7- Çocukları D vitamini alacaklar diye doğrudan güneşte bırakmayın. Gün içerisinde tesadüfen maruz kalacakları güneş ışınları bunun için yeterlidir.
8- Her 6 ayda bir vücudunuzdaki benlerde şekil, renk ve büyüklük bakımından değişiklik olup olmadığını kontrol edin.

GÜNEŞLE İLGİLİ BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
• Vücudumuzdaki diğer organları yıllar yaşlandırırken; derimizi hem yıllar hem de güneş yaşlandırır. Yaşlılık çizgilerinin yüzde 80’i yaşlılıktan değil, güneşten dolayı oluşur.

• Hayat boyu maruz kaldığımız güneşin yüzde 80’ine çocukluk ve gençlik döneminde maruz kalırız. Bu yüzden çocukluk döneminden itibaren güneşten korunmak gerekiyor.

• Güneş hasarı birikicidir. Tıpkı damlayan suyun bir süre sonra kovayı doldurması gibi, hayat boyu maruz kaldığımız güneş cilt kanserlerinin oluşmasında etkili. Kabarcıklı güneş yanığı geçiren kişilerde bu risk arıyor.

• Gün içinde tesadüfi güneşe maruz kalma oranı, isteyerek maruz kalmaktan 4-5 kat daha fazla. Yani sadece çarşıya, pikniğe ve plaja giderken değil her zaman güneşten korunmalıyız.

• Güneşin hasar verici ışınları olan (UVA) morötesi ışınlar, her mevsim, havanın bulutlu-yağmurlu olmasına veya günün saatine (sabah-akşam) bağlı olmaksızın yeryüzüne ulaşır ve cilt üzerinde etkili olur.

• Gölge sizi güneşten korumaz, yansıyan ışık aynı şekildedir.

• Açık tenli ve renkli gözlü insanlar güneşten daha çok zarar görürler; çünkü pigmentlerin doğal koruyuculuğundan mahrumdurlar.

• Günlük D vitamini ihtiyacınız için gün içerisinde el sırtlarınızdan aldığınız güneş ışınları yeterlidir.

• Deri kanserleri AİDS'ten daha hızlı yayılmaktadır.

• Güneş gören kısımlarda görülen her koyu leke kanser değildir ama sizin total güneş hasarınızın miktarını gösterir.