'Harekete geç hikâyeni gönder'

Meme kanserinde erken teşhise dikkat çekmek ve hastaları tedavileri konusunda cesaretlendirmek amacıyla, 'Harekete Geç Hikâyeni Gönder' kampanyası başlatıldı.

02.11.2010 - 17:24

'Harekete geç hikâyeni gönder'

Kampanya, Europa Donna Türkiye (Türkiye Meme Hastalıkları Koalisyon Derneği), Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı ve Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu ve Novartis Onkolojinin katkılarıyla başlatıldı.

Yaşanmış hikâyelerden yola çıkarak, bu hastalığı yaşayanlara ve yakınlarına umut aşılanması, toplumun meme kanseri hakkında bilinçlendirilmesi hedefleniyor.

Europa Donna Türkiye Başkanı Violet Aroyo, bu kampanyayla meme sağlığına ilişkin deneyimlerin paylaşılmasını amaçladıklarını söyledi.

Sinema sanatçısı Selda Alkor'un kampanyanın yüzü olduğunu belirten Violet Aroyo, kampanyaya katılacak hikâyelerin, gazeteci-yazar Meral Tamer, tıbbi onkoloji uzmanı Gökhan Demir, radyasyon onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, Women's Healt Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hande Tokmak ve kendisinin de yer aldığı seçici kurul tarafından değerlendirileceğini kaydetti.

Aroyo, dereceye giren hikâyelerin, 1 Şubat 2011 tarihinde kampanyanın ''www.hikayenigonder.com'' adresinden duyurulacağını belirtti.

HEDEF: MEME KANSERİ TARAMASINDA BATI STANDARTLARI
Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen de meme kanserinin, Türkiye'de de kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi.

Özmen, Türkiye'de her yıl yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konduğunu, bu rakamların 2020 yılında iki katına ulaşacağını belirterek, ''Son 20 yıl içinde Türkiye'de meme kanseri sıklığı 2.5 kat artmıştır. Meme kanseri, en sık görülen, ama en iyi tedavi edilebilen bir hastalıktır'' dedi.

Özmen, hedeflerinin, batı standardında meme kanseri taraması, farkındalığın oluşması, Türk kadınının da gelişmiş toplumlardaki kadınlar gibi sağlıklı ve uzun süre yaşaması olduğunu belirtti.

Özmen, yapılan araştırmalara göre, meme kanseri risk faktörleri arasında, doğurmamanın, 30 yaşından sonra doğurmanın, kürtaj yaptırmış olmanın, süt vermemenin bulunduğunu, stresli çalışma koşullarının da meme kanserini tetiklediğini söyledi. Türkiye'nin tedavi olanakları, yetişmiş hekim gücü ve kanser dağılımı bakımından oldukça heterojen bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Özmen, şunları kaydetti:

''Doğu, batı, kuzey, güney arasında fark var. Bu farkları minimum düzeye indirmek için bu yıl içinde Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı ile federasyonumuz, ülke genelinde homojen bilgi düzeyine ulaşma kursları düzenlemiştir. Bu kurslar devam etmektedir. Doğu ve batı arasında bilimsel ve yaklaşım açısından bir fark olmamasına çalışıyoruz. Üniversiteler, hastaneler ve hekimler arasında fark var, bunu standart bir düzeye getirmek için uğraş veriyoruz. Radyoloji tanı merkezlerinin Amerika'daki yıllık sertifikasyonu, denetimleri söz konusudur. Türkiye'de bu yapılmamaktadır. İnanıyorum ki Türkiye'de kısa süre içinde bu merkezlerin kontrolleri yapılacaktır.''

KAMPANYANIN YÜZÜ SANATÇI SELDA ALKOR
Kampanyanın yüzü olan sinema sanatçısı Selda Alkor da bu projede yüz olarak kabul edilmekten dolayı çok mutlu olduğunu ve faydalı olmak istediğini ifade etti.

Sanatçı Selda Alkor Sanatçı Selda Alkor

Filmlerinde verdiği mesajlar gibi bu kampanyada da kadınlara mesajlar vermek istediğini belirten Alkor, ''Bu kampanyada bize çok özel hikâyeler gelecektir. Belki içlerinden biriyle bir film yaparız. Destek olmak için her şeyi yapabiliriz. Hikâyesi bizi en çok etkileyen kişiyle, bir yemek yiyeceğiz. Bu yemekte onunla sohbet etmek benim için çok büyük mutluluk olacaktır. Meme kanserlerinin, sosyal statüsü yukarıda olan bayanlarda daha yoğun olduğunu duyuyoruz. Kariyerleri her zaman önde olsun istiyorlar, vücutları bozulmasın istiyorlar, süt vermekten kaçınıyorlar. Kendileriyle ilgili konularda çok daha yoğun olmaları kadınlarımızın daha çok meme kanseri olmasına belki de neden oluyor. Ama kırsal kesimde bu böyle değil. Bol bol çocuk yapıyorlar ve emziriyorlar'' dedi.

DÜNYADA 8 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nuran Beşe de ''Harekete Geç Hikâyeni Gönder'' kampanyasının, çok etkin bir kampanya olacağına inandığını ifade etti.

Beşe, ''Yeni tanı konmuş kadın, bu hikâyeleri öğrendiği zaman 'Önümde bana yol gösterenler var. Onlar bu işi başarmışlar, ben ne için başarmayayım' diye onlar için bir umut ışığı olacak'' diye konuştu.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
Novartis Ülke Başkanı Güldem Berkman da erken tanının önemine değinerek, ''Bu nedenle birkaç yıldır 'erken tanı konsun, mamografi çekilsin' konusu üzerinde duruyoruz. Bu kampanyayla diyoruz ki kanser tanısı konmuş kişiler bizimle tecrübelerini paylaşsınlar. Bir farkındalık yaratsın bu kişiler ve bununla nasıl başa çıktıklarını anlatsınlar'' dedi.

Berkman, her yıl toplam cirolarının yüzde 21'ini araştırma-geliştirmeye ayırdıklarını, böylece yeni ilaç bulup, kanserle savaşmanın Novartis için çok temel bir alan olduğunu, sosyal sorumluluk projelerine de büyük önem verdiklerini ifade etti.

Berkman, cirolarının yılda bir milyar dolarını sosyal sorumluluk projelerine ayırdıklarını, bu projeler kapsamında tüberküloz, sıtma ve cüzamın dünyadan kalkmasında etkin rol oynadıklarını belirtti.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...