Karaciğerde üretilen safrayı depolayan ve yoğunlaştıran, yağ sindirimi için safrayı oniki parmak bağırsağına boşaltan safra kesesinde oluşan taşlar, özellikle yemek sonrası hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, karın sağ üst bölgesinde ağrı gibi şikayetlere yol açabiliyor.

Bazı hastalarda şikayetlerin daha çok mide rahatsızlığını düşündürdüğünü belirten Hisar Intercontinental Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Abcı, bu durumda mide muayenesinin de önemli olduğunu söyledi. Şikayete sebep olan safra kesesi taşlarında tedavinin cerrahi olduğunu vurgulayan Abcı, “Böbrek taşlarında olduğu gibi kırma ve düşürme gibi tedavi yöntemleri yoktur. Ameliyat olunmazsa hazımsızlık şikayeti devam eder. Daha kötüsü eğer taşlar safra kesesinden çıkıp safra yollarına düşecek kadar küçük ise ana safra kanalında tıkanmaya, dolayısıyla şiddetli ağrı ve tıkanma sarılığına yol açar. Biraz daha büyük olanlar, safra kesesinin çıkışını tıkayarak safra kesesinin şişerek iltihaplanmasına neden olurlar” dedi.

Bu durumun acil ameliyat gerektirdiğini aktaran Abcı, günümüzde safra kesesi taşının en uygun ameliyat şeklinin kapalı yani laparoskopik yöntem olduğunu belirtti. Ancak bazı hastalarda açık ameliyat gerektiğini dile getiren Dr. Abcı, iki yöntem arasındaki farklar hakkında şunları söyledi:

TAŞLAR TEKRAR OLUŞUR MU?
“Açık ameliyatta karında nispeten büyük bir kesi vardır. Ameliyat sonrası hastanede daha fazla kalmak gerekir. İyileşme süresi daha uzundur. Günlük hayata dönüş daha uzun zamanda olur ve ameliyat izi vardır. Kapalı yöntemde ise karın duvarında üç adet delikten ameliyat yapılır. Hastanede sadece bir gece kalınır. Günlük hayata ve işe erkenden dönülür; ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Güncel olarak SILS adı verilen metotla göbek altından açılan tek bir delikten de safra kesesi ameliyatı yapılabilir. Safra kesesi alındığı için safra kesesi taşı bir daha oluşmaz ama safra yollarında nadir de olsa taş oluşabilir.”

Kişinin, safra kesesinin yokluğuna 48 saatte adapte olacağını kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Abcı, bu durumda karaciğerden üretilen safranın yine oniki parmak bağırsağına ancak depolanmadan akacağını söyledi.