NTV

İkramlar doyumluk değil tadımlık olsun!

Sağlık

Uzmanlar uyarıyor: Kontrolsüz ve düzensiz beslenerek geçirilen keyifli bayram günlerinin sonu eziyete dönüşmesin…

Bayramlarda kurulan aile sofralarında genellikle et, hamur işi ve tatlı tüketiminin ölçüsü kaçıyor. Aşırı miktarda alınan bu besinler, kilo artışı ve yağlanmayı da beraberinde getiriyor. 

Malum; Kurban Bayramı’nda en çok tüketilen besin grubu protein, yani kırmızı et. “Protein faydalı ama fazlası zarar” diyen Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Kırmızı et sağlıklı beslenmede olmazsa olmazlar arasında bulunuyor ama miktar, kişinin sağlık durumuna ve yaşına göre sınırlandırılmalı. Doymuş yağ ve kolesterol içeriğinin yüksek olması nedeniyle kronik hastalığı olanların 2 öğünde de yüksek miktarda kırmızı et alması sakıncalı" diyor. 

DİĞER PROTEİN KAYNAKLARINI DA HATIRLAYIN
Kırmızı etin dışında; peynir, yumurta, şarküteri ürünleri, tahıl ve kuru baklagillerde de protein bulunuyor. Bayram günlerinde protein alımının sadece kırmızı et şeklinde olmadığını hatırlatan Selçuk, "Böreğinden menemenine, sucuktan pastırmasına, tereyağından peynirine tükettiğimiz birçok kahvaltılık, hayvansal kaynaklı proteinli besinlerden oluşur. Sonraki öğünlerde tüketilen yoğurt, ayran ve yoğurtlu tereyağlı çorbalar ile aralarda tüketilen tatlıların birçoğunda protein bulunmaktadır. Dolayısıyla fazla tüketim sonucunda sağlığı bozucu hal almaktadır” ifadesini kullanıyor.

TATLI VE HAMUR İŞİNE HAYIR DEMEYİ BİLİN
Börekler, baklavalar ve şekerlemeler de bayramın vazgeçilmezleri arasında. Ama Aydın’a göre, onlara da 'hayır' demeyi bilmek gerekiyor: “Ziyaretlerde, ‘Bizim için hazırlanmış, tadına bakmazsak ayıp olur’ düşüncesiyle hiçbir ikramı geri çevirmemek doğru değil. Burada bilinmesi gereken nokta; bu besinlerin zararlı olduğu değil, fazla miktarda ve sık tüketilmemesi gerektiğidir. Aynı gün içinde hem börek, hem mantı hem de baklava tüketilmemelidir.”

KRONİK HASTALIĞINIZ VARSA…
“Bayram aynı zamanda mideye yapılan bir bayram değildir” diye konuşan Aydın, özellikle kronik sağlık sorunları olanları uyarıyor: “Özellikle kronik hastalığı olanlar miktarlarını her zaman olduğu gibi tutarak diyetlerini yapmalılar. Özellikle sakatatlardan uzak durmaları gerekir. Diyabetik diyeti olanların tatlı tercihleri sütlü tatlılar ve tatlandırıcı ile hazırlanmış alternatifler olmalıdır. Yine gastrit, reflü gibi mide sindirim problemi olan herkesin yağlı ve baharatlı yemeklerden uzak durması önerilir. Önemle vurgulamak gerekir ki; kalp, tansiyon, böbrek ve diyabet hastalarının diyetleri tedavilerinin en önemli kısmıdır. Bu sebeple bayram beslenmesinde gerekirse diyetisyenlerinden öneri alabilirler.”

ET TÜKETİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, eti pişirirken, yerken ve saklarken özen gösterilmesi gereken noktaları ise şu başlıklar altında sıralıyor:
• Her öğününüzde kırmızı et tüketmemelisiniz. Tavuk, balık veya kırmızı et tüketimi kişiye göre değişen porsiyonlarda ortalama 4–6 köfte kadarı geçmeyecek şekilde tüketilmelidir. Et hakkınızı 2 öğüne de paylaştırabilirsiniz.

ETİ EN AZ BİR GÜN BEKLETİN
Etin pişirilme yöntemi çok önemlidir. Hayvansal kaynaklı olan bu besinler kızartma veya kavurma şeklinde tüketilince sağlığı tehdit edici bir rol alır. “Bayram süresi kısa, azıcıktan bir şey olmaz” diye düşünmeyin. 1 köfte büyüklüğünde et ortalama 69 kaloridir. Bu etin 45 kalorisi yağdan gelir. Yani yüzde 60’ı yağdır. Bu sebeple kızartma yapmak yerine kendi yağında ızgara, fırında veya tencere yemeği şeklinde pişirilmesi gerekir.
• Bayramda kesilen hayvanın etinin muhakkak dinlendirilmesi gerekir. Yeni kesilen hayvan etleri “ölüm sertliği” dediğimiz sindirimi ve pişimi zor bir halde olur. Bu sebeple çalışmalar 1 gün dinlenmiş et tüketimini bu dönemde önemle vurgulamaktadır.

DOĞRAMA TAHTALARINI BAŞKA YERDE KULLANMAYIN
• Eti hazırlarken kullandığınız doğrama tahtalarında sebzelerin doğrama işlemini yapmayınız. Doğrama tahtasında pişmemiş etin bakterileri bıçağa ve oradan tahtaya geçer. Sonrasında aynı tahtanın sebzeye de kullanılması ile en fazla görülen gıda zehirlenmesi oluşmaktadır.
• Bayram etlerinin kendi yağında kısık ateşte pişirilmesi en sağlıklı yöntemdir. Etin içerisinde C ve E vitamini yoktur. Sebzelerle tüketilmesi ile ette bulunan demirin emilimi artar ve etin biyo yararlılığı artar. Pişirme esnasında soğan, sarımsak, yeşil ve kırmızıbiber, domates ve benzeri sebzelerle birlikte pişirilmesi hem etin tadını zenginleştirir, hem de etin kan kolesterolünü yükseltme etkisini en aza indirmektedir.

YANINDA MUTLAKA SALATA OLSUN
Etli yemeklerin yanında bol salatanın tüketilmesi de çok önemlidir. 3–4 gün üst üste et tüketimi bağırsak problemlerini artırır. Kabızlık en çok karşılaştığımız sorundur. Bu sebeple yemeklerin yanında muhakkak salata tüketmelisiniz.

PİŞİRİRKEN BUNLARI UNUTMAYIN
• Et mangalda pişirilecekse en az 15cm uzakta ve yavaş yavaş pişirilmelidir. Kömürleştirilen ve mangala yakın olarak pişirilen etler kanser riski taşır. Etin iyi pişmesi için mangalda yavaş yavaş pişirilmelidir. Etin mangala yakın pişirilmesi B vitamini kayıpları oluşturur.
• Eti pişirmeden önce marinasyon yöntemi de daha iyi pişmesini sağlar. Bunun için sarımsak, soğan, limon suyu, salça, süt, baharatlar az miktarda ete karıştırılarak et dinlendirilmelidir.
• Bir öğününüzde et tüketecekseniz diğer öğününüzü sebze yemeği gibi tencere yemekleri ile değiştirmelisiniz. Ya da her iki öğününüzde az miktarlarda et ve yanına sebze yemekleri ile zengin bir öğünde oluşturabilirsiniz.

KALP-BÖBREK HASTALARI SAKATATTAN UZAK DURSUN
Yemeklerinizde tamamlayıcı olması açısından pilav makarnayı değil, çorba ve yoğurdu tercih ediniz. Gün içinde yeteri kadar karbonhidrat tüketeceğiniz için öğünlerde sadece tam tahıllı ekmekler tüketmelisiniz. Pilav veya makarna sizi doyurmak yerine kısa sürede acıktıracaktır. Çok arzu ederseniz de 2-3 yemek kaşığını geçmeyecek şekilde tüketin.
• Kurban bayramı ile beraber sakatat tüketimi de artar. Özellikle kalp hastalarının, hipertansiyonlu hastaların ve böbrek hastalarının sakatat tüketmesi sakıncalıdır.