Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 9 Ağustos 2011’de yapılan ve Türkiye’yi tıp literatürüne taşıyan dünyada kadavradan ilk rahim naklinde süreç hamileliğe doğru gidiyor. Ameliyatın birinci yılında daha önceden dondurulmuş embriyonun 21 yaşındaki Derya Sert’in rahmine yerleştirilmesi planlanıyor.

Türkiye’yi sağlıkta Nobel adaylığına taşıyacağı düşünülen naklin ilk uluslararası bilimsel sunumu (TJOD) Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği’nin 10. Ulusal Kongresi’nde yapıldı. Nakil ekibinin başındaki isim Prof. Dr. Ömer Özkan, sunumun hem Türkiye hem de dünya açısından önemli olduğunu, çok sayıda yabancı bilim insanına nakli anlattıklarını söylerken, TJOD Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, “Önceden bu tür şeyleri biz yurt dışına gidip onlardan öğreniyorduk, şimdi onlar buraya gelip bizden öğreniyor” dedi.

"BAŞARI İÇİN BEBEK ŞART"
Nakli gerçekleştirenlerden Prof. Dr. Münire Erman Akar ise 2002'de canlıdan yapılan operasyonda nakledilen rahmin 99 gün yaşadığını, Türkiye’deki naklin ise 270 günü geride bıraktığını belirterek, “Umarız gebelik gerçekleşir ve bir dahaki sunumu bebeğimizle birlikte yaparız. Çünkü bebek sahibi olmadan nakilde başarılı olduğumuzu düşünmüyoruz” diye konuştu.

NORMAL YOLLA HAMİLELİK VE DOĞUM MÜMKÜN DEĞİL
Nakil öncesi hastadan alınan yumurta ile eşinden alınan spermin birleştirilmesiyle oluşturulan embriyo donduruldu. Tüp bebek yöntemiyle gerçekleştirilecek olan hamilelik için Derya Sert’in hazırlandığını belirten ve “Hasta normal adet görüyor ve cinsel aktivitesine izin veriyoruz, şu anda herhangi bir sorun yok” diyen Prof. Akar, sonuç olumlu olursa doğumun da sezaryenle yapılacağını söyledi.

Prof. Özkan, doğuştan rahmi ve cinsel organı bulunmayan hastaya bağırsaktan cinsel organ da yapıldığını söyledi. Naklin özel izinle yapıldığını hatırlatan Özkan, yeni nakillerin yapılabilmesi için hamilelik oluşması ve mevzuat çıkarılması gerektiğini vurguladı.


SIRADA CANLIDAN RAHİM NAKLİ VAR
Rahim nakli için yurt içinden ve dışından çok sayıda talep olduğunu belirten Özkan, dünya tıp çevrelerinin de kendilerini yakından takip ettiğini söyledi. “İsveç ve Japonya'dan uzmanlar üniversitemizden nakille ilgili bilgi alıyor” diyen Özkan ve ekibinin, bundan sonraki hedefi ise canlıdan rahim nakli. Özkan, “Önümüzdeki yıllarda canlıdan rahim nakli de yapılacak. Bunun için hem mevzuat hem de diğer alanlarda çalışmalar sürüyor. Bundan da çok umutluyuz” ifadesini kullandı.

KİMLER RAHİM NAKLİ YAPTIRABİLİR?
Rahim nakli doğuştan rahmi bulunmayanlar ile herhangi bir kaza veya hastalık nedeniyle rahmini kaybedenlere yapılıyor. Doğuştan rahmin olmaması 5 binde bir görülüyor. Rahim nakline en fazla 45 yaşına kadar izin veriliyor, bir diğer şart ise yumurtalık rezervinin düşük olmaması.

TJOD Kongresi’nde dikkat çekilen konulardan biri de dünyada ve Türkiye’de artış gösteren sezaryen oranlarıydı. Türkiye’de oranın yüzde 45 olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İsmail Mete İtil, sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı ile bir aksiyon planı hazırlandığını söyledi.

“BAŞBAKAN 3 ÇOCUK SÖZÜYLE GENÇ NÜFUSU KORUYOR”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 çocuk önerisinin sorulması üzerine ise Prof. İtil, “Sayın Başbakan o sözü nüfusun sağlıklı gelişmesi için söylüyor. Genç nüfusu korumak adına doğru bir söz, çünkü artış belli oranda olmazsa yaşlı nüfus oranı artar” değerlendirmesini yaptı.