Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan inme (beyin felci) aslında ‘geliyorum’ diyen bir hastalık. Ancak toplumda sık görülmesine rağmen hala yeterli bilincin oluşmaması nedeniyle ne koruyucu önlemler alınıyor, ne hastalığın belirtileri fark edilebiliyor. Üstelik zamanında müdahale edilmediği için çok sayıda hasta hayatını kaybediyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yunus Aydın, inme tedavisinde zamanın önemine parmak bastı ve “İlk 3 saat içinde yapılacak müdahale hayati öneme sahiptir” dedi.

Genellikle orta ve ileri yaş hastalığı olarak bilinse de çocukluk çağında da görülebilen inme, beynin damarsal nedenlerle bir kısım işlevini kaybetmesi anlamına geliyor.

Sakat bırakan hastalıklar arasında ilk sırada bulunan ve başkasına muhtaç hale getiren inme, hem kişiyi hem de ailesini yıpratıyor, sosyal yaşantıdan koparıyor, uzun yıllar yatağa mahkum bırakabiliyor.

Hastalığa sağlıksız beslenmeden yüksek tansiyona, hareketsizlikten genetik faktörlere, obeziteden diyabete, kalp hastalıklarından sigara ve alkol kullanımına dek birçok faktör yol açıyor.

Genellikle orta ve ileri yaş hastalığı olarak bilinse de çocukluk çağında da görülebilen inme, beynin damarsal nedenlerle bir kısım işlevini kaybetmesi anlamına geliyor.

SİNİRSEL KAYIPLAR İKİNCİL HASARA BAĞLI

Kafa içi basıncını ani olarak artıran her olayda erken müdahalenin önemini vurgulayan Prof. Aydın, “Beyin içine kanama olduğu anda, kan kitlesi etraftaki beyin dokusunu yırtarak ‘birincil’ denilen hasarı yapıyor, birincil hasarı tedavi etmek mümkün olmuyor” dedi.

Prof. Dr. Aydın, kan pıhtısının boyutu arttıkça, birincil hasara uğramayan beyin dokusunda, kitle etkisiyle ödem oluştuğunu ve bunun ikincil hasara neden olduğunu belirterek, “Hastanın sinirsel kayıpları da genelde bu ikincil hasara bağlıdır. Tedavide hedef ikincil hasarı önlemektir. Bu nedenle erken cerrahi müdahale hayat kurtarır” diye konuştu.

FELÇTEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT

Yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerle inme riskini azaltmak mümkün. Bunun için mutlaka hareketsizlikten kaçınarak egzersiz yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak, bol su içmek, meyve ve sebze tüketmek, yağ ve tuz tüketimini azaltmak, ilaçları doktorun tavsiye ettiği şekilde almak büyük önem taşıyor.