Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), “Sadece Benim İçin” adlı sosyal sorumluluk projesinin ikinci ayağını Şanlıurfa ve Birecik’te gerçekleştirdi.

Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ünlü, doğurganlık oranının diğer yörelere göre yüksek olduğu bölgede, buna sebep olan durumun başında erkek çocuk sahibi olma isteğinin yattığını, özellikle kırsal kesimde ilk çocukları kız olan annelerin art arda hamile kaldığının tespit edildiğini belirtti.

Prof. Dr. Ünlü: “Bu bölgede görev yapan meslektaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre, bu bölgede doğum oranlarının çok yüksek olmasının önemli nedenlerinden biri ataerkil aile yapısı. Ayrıca, doğum kontrol yöntemlerinin yeterince uygulanmaması, annelerin eğitim düzeyinin düşük olmasına, doğurganlık oranının yüksek olmasına neden oluyor. Ailelerin erkek çocuk sahibi olma arzusu var. Bu arzu nedeniyle kadınlar peş peşe hamile kalıyor. Hele ikinci, üçüncü kız ise erkek çocuk olması için dört, beş hatta altıncı doğuma kadar gidiliyor” diye konuştu.

DOĞUM KONTROLÜNE GEREKEN ÖNEM VERİLMİYOR
Prof. Dr. Ünlü, aralıklarla hamile kalınmasının, kadın sağlığı açısında faydalı olduğunu ifade ederek, geleneksel olarak doğum kontrolünün ikinci planda tutulduğuna işaret etti. Prof. Dr. Ünlü: "Bazı kadınlar erkek çocuğu doğurmak için art arda hamile kalıyor. Erkek çocuk beklentisi de doğum sayısını artıran önemli etkenlerdir birisi. Art arda hamile kalmak kadın için risk oluşturuyor ama kadınlar, erkek çocuk için bu riski göze alıyor. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan yerlerde doğum oranı da yüksek oluyor" dedi.