Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Çelik, AA muhabirine yaptığını açıklamada, kanserin Türkiye'de kalp hastalıklarının ardından en fazla öldürücü etkiye sahip ikinci hastalık olduğuna dikkati çekti.

Kadınlarda en çok görülen kanser çeşidinin meme kanseri olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, bunları sırasıyla akciğer, bağırsak, mide ve rahim kanserinin izlediğini ifade etti.

Kansere yakalanmanın birçok nedeni olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çelik, ''Bunların arasında sigara, radyasyon, enfeksiyonlar, hormonlar ve çevresel faktörler gibi etkenler yer alıyor. Tüm kanser çeşitleriyle mücadelede en önemli şey ise düzenli kontrol, erken teşhis ve tedavidir'' dedi.

Kadınlar için en tehlikeli kanser çeşitlerinden birinin de rahim kanseri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çelik, şunları kaydetti:
''Kadınlarda meme ve rahim kanserine yakalanma oranı son yıllarda oldukça arttı. Rahim kanserinin en önemli nedenlerinden biri de şüphesiz aşırı kilodur. Kilolu kişilerde dengesiz olarak artan kadınlık hormonu (estrojen) bu kanserin en önemli nedenidir. Aynı zamanda kansere yakalanmada genetik etkenler de oldukça önemli. Dengesiz beslenme ve stres gibi etkenleri de kanser nedenleri arasında gösterebiliriz.''

Birden fazla partnerle ilişkide bulunulması halinde rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığının arttığını bildiren Doç. Dr. Çelik, rahim ağzı kanserinin gelişmesinin, tedavi ile yüzde 90 engellenebileceğini söyledi.

EV KADINLARININ TARZI

Metabolik Sendrom Sempozyumu Bilimsel Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan da, Türkiye'de şişmanlık ve obezite oranının yüzde 30.4'e çıktığını, kilo problemi yaşayanların da, nüfusun yüzde 36'sına ulaştığını bildirdi.

Şişman, obez ve kilo sorunu olanların toplamının, toplumun yüzde 66'sına tekabül ettiğine işaret eden Temizhan, ortaya çıkan yüzde 66'lık oranının ABD ile aynı noktaya geldiğine dikkati çekti.

Doç. Dr. Temizhan, şunları söyledi:
''Ülkemizde obez olan ve fazla kilo problemi yaşayanların oranı nüfusun 66'sıdır. Türkiye'de ev kadınlarının yaşam tarzını değiştirirseniz, Türkiye'yi değiştirirsiniz. Ev kadınları hedef kitle seçilmelidir. Kadınlar eşlerinin, çocuklarının beslenmesinde ve spor yapmasında bile belirleyicidir.''

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu da, diyabet hastalıklarının ABD'de 14, Türkiye'de 20'li yaşlarda görülmeye başlandığını belirterek, ''20'li yaşlarda diyabeti görmeye başladık. Halk arasında gizli şeker denilen diyabeti yakalayabilirseniz, önleyebiliyorsunuz. Bu hastalıklara karşı doğru beslenme ve spor, şehirde de köylerde herkesin önceliği olmalıdır'' dedi.

Metabolik Sendrom Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Altuntaş da, kilolu ve bel çevresi geniş olan kişilerin diyabet testi yaptırmalarını isteyerek, ''Belirti aramayın. Diyabet yaşam ve beslenme tarzı bozuk olan herkesin kapısını çalabilir. İleriki yıllarda ne yazık ki çocuklarımızda diyabete yakalanma riski daha fazla olacaktır'' dedi.

Toplantıya Türkiye Kardiyoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol da katıldı.