Danışma Kurulu Üyesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Fevzi Harorlu, Türkiye'de yılda 120-130 bin kişinin kansere yakalandığını, bu hastalardan 60 bininin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Bu hastalığın tedavi edilebildiğini, özellikle erken tanının büyük önem taşıdığını anlatan Harorlu, başhekimliğini yaptığı hastanede tedavi oranlarında yüzde 75 seviyelerine ulaştıklarını söyledi.

Harorlu, kanser hastalarının, en iyi tedavinin ABD'de olduğunu düşündüklerini, ancak Türkiye'deki uygulama ve tedavilerin de ABD ile aynı kalitede olduğunu dile getirdi. Kanser hastalığına yakalananların ''öleceğini düşünüp'' psikolojik olarak yıkıldığını dile getiren Harorlu, şöyle konuştu:

''Hasta, hastalığını öğrenince aşırı strese giriyor. Salgılanan stres hormonları vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu da tedaviyi güçleştirebiliyor. Bu yüzden kanser hastalarının moral ve motivasyonunun yüksek tutulması gerekiyor. Öncelikle kansere yakalanan kişinin kesin öleceği gibi bir durum yok. Evrelerine göre tedavisi değişebiliyor. İlk evrede tespit edilirse tedavi yüzde 100'e varıyor. Dördüncü evrede tedavi zor ancak imkansız değil. Burada hastanın yaklaşımı, içinde bulunduğu psikolojik durum, hastalıkla mücadelesi ve inadı büyük önem taşıyor. Bazı hastanelerde ihtiyacı olan hastaya psikolojik destek veriliyor. Ancak bu destek programlı olmuyor.''
 
MORAL DESTEĞİN TEDAVİYE ETKİSİ  
Harorlu, Danışma Kurulu olarak moralin tedavide ne kadar önemli olduğu bilinciyle aldıkları bir karar doğrultusunda Sağlık Bakanlığına Türkiye genelindeki 6 onkoloji hastanesine ''Psikososyal Destek Ünitesi'' kurulmasına ilişkin öneri sunduklarını belirterek, ''Tedavide önemli rol oynadığı bilinen moral desteğinin daha profesyonel olarak verilmesi için 3 üniversite, 3 Sağlık Bakanlığına bağlı onkoloji hastanesinde psikososyal destek ünitesi kurulmasını önerdik. Bakanlık bu konu üzerinde çalışıyor. Kurulmasına da sıcak bakıyorlar'' dedi.

ABD ve Avrupa'da benzerleri bulunan ünitelerin kurulması ile moral desteğinin daha programlı ve profesyonel verileceğini dile getiren Harorlu, şöyle konuştu:

''Program dahilinde tüm hastalar destek alacak. En azından tedavi sırasında moralinin yüksek tutulması sağlanacak. Yüksek moralle daha iyi sonuç alınacağını düşünüyoruz. Belki de tedavi oranlarını yüzde 75'in üzerine çıkarabiliriz. Bunlar ünite kurulduktan sonra belirlenecek. Hatta moralin tedavide ne ölçüde etkili olduğunu bile üniteler sayesinde daha kesin ortaya koyabileceğiz.''