NTV

Kanserden korunmak için...

Sağlık

Kanser türlerinin, dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını ve ortalama ömrün artması ile kanser görülme sıklığınının da arttığını belirten Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Aytulu Ersin, kanserde beslenmenin önemine dikkat çekti. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) verilerine göre kanser için yaşam boyu riskleri özetleyen Ersin, şu bilgileri verdi: 

Kanserlerin bir kısmı ailevi ve kalıtsal olabilir. Ancak bir hücrenin kanser hücresine dönüşmesine yol açan veya dönüşen hücrenin, vücudun savunma ve temizleme mekanizmalarından sıyrılmasını sağlayan genetik hatalar, belirli oranda çevresel faktörlerle ortaya çıkabilir.

Sigara ve puro içilmesi, diyetsel faktörler, çevre kirleticilerine ve benzen, asbest gibi kimyasal karsinojenlere maruz kalmak, kronik hepatit C infeksiyonu bir hücrenin kanser hücresine dönüşmesine neden olan çevresel faktörlerin başında gelir.

Yapılan bazı araştırmalara göre obezite ve hareketsizlik ile meme kanseri arasında pozitif bir ilişki vardır. Özellikle obezitenin, meme kanseri, kolorektal kanseri, over kanseri, sigara içmeyenlerde görülebilen akciğer kanseri, prostat kanseri ve böbrek kanseri riskini artırdığını gösteren çalışmalar vardır.

BESLENME TARZI KANSERİN GELİŞME RİSKİNİ ARTIRIYOR
Beslenmedeki toplam yağın ve özellikle de doymuş yağ asitleri bakımından zengin olan hayvansal yağların fazla olması, bazı kanser türlerinin gelişmesine neden olur. Bu kanser türleri kolon ve rektum kanserleri, postmenopozal kadınlardaki meme ve endometrium kanserleri, pankreas ve böbrek kanserleridir.

AŞIRI PROTEİN TÜKETİMİ KANSER İLİŞKİSİ
Yüksek proteinli diyetlerin özelikle protein kaynağı olan başlıca “kırmızı et” ve işlenmiş etlerin ise, bazı kanserler için risk artırıcı olduğu bildirilmektedir. İşlenmiş etler ise, nitrat ve nitritlerin başlıca kaynakları olan işlenmiş etlere pembe rengini vermek için eklenebilmektedir.

ALKOLÜN SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNİ ARTIRIYOR
Alkolün sindirim kanalı kanserlerini artırdığını gösteren araştırmalar vardır. Kırmızı şarapla ilgili yapılan çalışmalarda bahsedilen koruyucu özellik, daha çok içerdiği “fenolik bileşikler” denen maddelerden gelmektedir. Bu maddeler alkolün zarar verici özelliklerini almadan üzüm suyu,üzüm ekstreleri veya şırayla da alınabilir.

KARNABAHAR, BROKOLİ VE LAHANAYI BOL TÜKETİN
Kansere karşı verilen savaşta en önemli şeylerden biri de doğru beslenmedir. Posa bakımından zengin gıdalar tüketmek, (tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kurubaklagiller, yağlı tohumlar), hazır et mamülleri gibi işlenmiş gıdalardan kaçınmak gerekir. Koyu yeşil yapraklı sebze ve sarı renkli sebzeleri, karnabahar, lahana, brokoli, brüksel lahanasını bol tüketmekte fayda var.

Ülkemizde bol miktarda bulunan karnabaharda bulunan yararlı bileşikler en az brokolidekiler kadar yararlıdır. Bu nedenle brokoli yerine karnabahar da rahatlıkla kullanılabilir. Sarımsak ve soğan özellikle çiğ olarak tüketilmelidir. Kalsiyum bakımından zengin olan gıdalar, az yağlı olarak tercih edilebilir. Alkol tüketiliyorsa ılımlı tüketilmelidir. (Ilımlı tüketim kadınlarda en fazla 1, erkeklerde ise 2 kadehtir) Fiziksel aktiviteyi artırarak ve enerji alımına dikkat ederek, vücut ağırlığı ideal kilo aralığı içinde sabit tutulmalıdır.