Karlı ve sisli havalarda görüş mesafesinin azalması trafik kazalarında artışa neden olurken yayaların da karlı, buzlu, kaygan zeminlerde yürümesi güçleşiyor. Karda kayıp düşme, el, kol, bacak kırıklarını da beraberinde getiriyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yalın Dirik da karlı havalarda düşüp sakatlanmamak için yapılması gerekenlere değindi.

Buzlu yolda ellerin cepte olmasının ve büyük adımlar atılmasının düşmeye daha çok neden olduğunu belirten Dr. Dirik, karda kayıp düşmemek için alınması gereken önlemler hakkında şunları söyledi:

• Evden çıkmadan önce dışarıdaki hava şartları kontrol edip, uygun kıyafetler tercih edin. Dar kıyafetler hareket kabiliyetinizi azaltır.
• Gideceğiniz yere yetişmek için acele edeyim derken düşmelerin önlenmesi bakımından 15 dakika erken çıkın.
• Tabanı kaygan olmayan altı lastik ve tırtıklı ayakkabılar giyin. Özellikle ayak bileği yaralanmalarını önlemek için bileği kavrayan botlar tercih edin.
• Yürürken küçük ve dengeli adımlar atın.
• Ellerin cepte olmaması ise düşme anında avuç ortalarını yere koyarak, vücudun herhangi bir bölgesinin yere daha sert bir şekilde çarpmasına engel olur.
• Mümkünse dik yokuşları inip çıkmayın.
• Merdiven inip çıkarken trabzanları kullanın.
• Çocuğunuzu ya da ağır eşyalarınızı kucakta taşımayın.
• Poşet ya da çantalarınızı iki elinizle taşımayın.
• Kar gözlüğü kullanın.

ZORUNLU OLMADIKÇA KARLI HAVADA DIŞARI ÇIKMAYIN

Düşme sırasında refleks olarak yüzü korumak için el ve ayak bileği öne doğru hareket eder. Bu yüzden, el ve ayak bileği kırıklarıyla sık karşılaşırız. Yere düşüp çarpma sonucu kalça kırıkları, omuz çevresi kırık ve çıkıkları, omurga kırıkları sık görülür. Yaş ortalaması arttıkça basit düşmelerle oluşan kırık sayısı da artmaktadır. Özellikle ileri yaştakilere, kötü hava koşullarında mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamalarını öneriyoruz.

DÜŞEN KİŞİYİ KIPIRDATAYIM DERKEN SAKATLAMAYIN

Düşme veya çarpma sonrasında hareketle artan ağrı, şekil bozukluğu, ödem ve kanama nedeniyle şişkinlik ve morarma olması halinde kırıktan şüphelenilmelidir. Kırık oldukça ağrılı bir durumdur ve ne yazık ki bizi tedbirsiz yakalar. Acil durumlarda geçici olarak sargılama ve hastayı hareketsiz hale getirme önem taşır. Hastayı kıpırdatmak ya da pozisyon vermeye çalışmak kırığın durumunu ve yerini tam bilemeyeceğimiz için oldukça risk taşır.

İÇ KANAMA RİSKİ YARATABİLİRSİNİZ

Bilinçsiz hareket ettirmek, iç kanamayı artırabileceği gibi hastanın acı çekmesine de neden olur. Kırık şüphesi varsa, kırık kemik uçlarının çevresindeki damar, sinir gibi yumuşak dokulara zarar vermemesi için kırık uçları mümkün olduğunca hareketsiz tutulmalıdır. Kolu ilgilendiren bir yaralanma ise yüzük, saat gibi eşyalar hemen çıkarılmalıdır. El bileği, ayak bileği, omuz çevresi kırığı varsa geçici tespitle acil servise başvurulmalı, şişmeyi önlemek için cilde direkt temas etmeden buz uygulanmalıdır.

TAM DONANIMLI BİR MERKEZE BAŞVURUN

Ortopedik travmalar iyi bir organizasyon, özel eğitim ve deneyime sahip bir ekip, en üst seviyede teknoloji kullanımı, konuyu ilgilendiren genel cerrahi, beyin cerrahisi gibi diğer branş ekipleriyle yakın işbirliği ve bilgi paylaşımı prensipleriyle çalışmalıdır.
Amaç; kırık nedeniyle bozulan sağlık durumu ile iş ve sosyal yaşam performansının en kısa zamanda tam olarak düzeltilmesidir. Ortopedik yaralanmalarda modern acil yaklaşımda ana prensipler; ilk müdahalenin kusursuz biçimde yapılmasına olanak sağlayacak acil servis donanımı, 24 saat yeterli değerlendirme yapabilecek kalitede nöbetçi ortopedi ekibi, 24 saat standart radyoloji-laboratuvar incelemelerinin yanında 3 boyutlu tomografi- MR olanaklarının bulunması, gerektiğinde diğer branş hekimleri ile konsültasyon olanakları, operasyon gerektiğinde de gerekli altyapının (ileri düzeyde ameliyathane, yoğun bakım, tıbbi materyal vs.) bulunması sayılabilir.”