Lenfomadaki artış endişe veriyor. Amerikan Kanser Enstitüsü’nün istatistiklerine göre ABD'de her yıl yaklaşık 80 bin kişi lenfomaya yakalanıyor. Ülkemizde ise 100 bin kişiden 20’sinde bu hastalığın görüldüğü tahmin ediliyor. Artışın sebeplerinden biri ortalama insan ömrünün uzaması, çünkü yaşlılık lenfoma için önemli bir risk faktörü.

Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği (LLMBIR), hastalığa dikkat çekmek için Ankara Ahlatlıbel’de bir yürüyüş düzenlendi. LLMBIR Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, lenfomadaki artışın sebepleri hakkında şunları söyledi: “İnsan ömrünün uzaması güzel ancak yaşlılık lenfomada risk faktörü. Ülkemizin yaşlı nüfusu giderek artmaktadır. Dolayısı ile önümüzdeki yıllarda lenfomalı hasta sayısı artacak. Lenfoma tedavi başarısı yüksek olan bir hastalık ancak tedavi maliyeti oldukça yüksek dolayısı ile ülke ekonomisini yakından ilgilendiriyor. Özellikle zamanında tanı konulamaması tedavi başarısını azaltarak maliyetleri çoğaltıyor.”

MUTLAKA İKİ PATOLOJİ MERKEZİNDEN GÖRÜŞ ALINMALI
Lenfomanın kesin tanısının biyopsi ile konulabileceğini kaydeden Prof. Özcan en az iki merkezden görüş almak gerektiğine, ülkemizde tanının değişme olasılığının %20 olduğuna dikkat çekti: “Tanıyı zamanında koymak kadar tanının kesin doğrulukta olması da çok önemli. Çünkü lenfomada deneyimli merkezlerde tanının %20’ye yakın bir oranda daha iyi veya daha kötü bir tanıyla değiştirilebildiği bilinmekte. Zamanında ve doğru tanıdan sonra doğru tedavi son aşamadır. Başlangıçtaki yetersiz tedaviler tıbbi başarısızlığa ve maliyet artışına yol açarken aşırı tedaviler de hastaya ek başka riskler getirmektedir.”

GÜNDE SIFIR PAKET SİGARA VE BİR PAKET YÜRÜYÜŞ!
Sigara kullanmanın hastalık riskini artırdığını vurgulayan Özcan, lenfomadan koruyabilecek önlemleri, “Sigaradan uzak durulmalı. Kimyasal maddeler ve enfeksiyonlar lenfomaya yol açan önemli sebepler arasındadır. Lenfomadan korunmak için mucizevi formül; günde sıfır paket sigara ve bir paket yürüyüştür” şeklinde özetledi.

"BEN BAŞARDIM, SIRA SİZDE"
Kendisi de lenfoma hastası olan LLMBIR Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Başak Erdem, hastalara tedavi süresince doktorlarına inanmalarını ve dediklerini uygulamalarını önerdi, kendi tedavi sürecinde yaşadıklarını şöyle anlattı: “Hasta olduğum duyulunca yakın, uzak tanıdıklardan ve hatta onların tanıdıklarından reçeteler ve alternatif tedavi önerileri yağmaya başladı. Doktorum, ‘bilgi kirliliğine paydos’ dedi, dinledim. ‘Kemoterapiyle etkileşimini bilemeyiz diye acayip çay bitki karışımları yok’ dedi, dinledim. Tedavi sırasında hastanelerde sigortalı, sigortasız bir sürü insanı ve onlarla bu hastalığı yaşayan hasta yakınlarını, bütçe olmadığı için az sayıda olan kemoterapi hemşirelerinin bitmeyen koşturmacılarına tanık oldum.


Bu, çok pahalı bir hastalık. Ucuz olup elzem olan da kar marjı düşük olduğundan bulunamıyor ve karaborsada ağırlığınca altın değerine kavuşuyor. İlaç bulunamıyor gibi olunca insanın kalbi sıkışıyor çünkü kötü hücreler beklemiyor, çoğalmaya devam ediyor. Bu çaresizliği hiç kimsenin yaşamamasını dilerim. Bütün dileğim şansıma olan bu gidişatın derneğimizin insanlara yol ve yön göstermesiyle şans olmaktan çıkıp standartlar sağlaması. Türkiye’nin her yerinde standart kalitede laboratuarlar doğru teşhisi getirir ve hastalıklar için standart protokollerin uygulanması kan kanserleri tedavilerindeki yaşam oranını arttırır. Neredeyse artık hiç kimse kanserden ölmüyor, insanlar ilaçların yan etkilerine dayanabildiği sürece. Bu yüzden büyük ilaç firmalarının bütün araştırmaları artık ‘tedavi ederken en az zararı nasıl veririz?’ yönünde. İnsanoğlunun halen her koldan yürüttüğü bu pahalı savaşta devlete büyük bir yük düşüyor. Ancak yeni ilaçların Türkiye’de kabul edilmesi ve sigorta tarafından karşılanması hastalar için çok önemli. Allah beni sevdiklerime bağışladı, şu an tedavi görmekte olan her bir hasta için de aynı şeyi diliyorum. Dernek olarak her türlü tecrübemizle sizlerin yanınızdayız. Ben başardım, sıra sizde.”