İlişkili Haberler

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ertem, çocuklarda kan kanseri dahil olmak üzere kanser görülme sıklığının erişkinlere göre az olduğunu, çocuk kanserleri içinde ise lösemilerin ilk sırada yer aldığını söyledi.

Aysima Cankıymaz’a yaklaşık 6 ay önce lösemi tanısı konulduğunu, ilk aşamada tedaviden olumlu yanıt alındığını belirten Ertem, ancak bir süre sonra hastalığın tekrar geri geldiğini anlattı. Hastalığın kontrol altına alınması için tedavi uygulandığını ifade eden Ertem, "Hastalık geri geldiği için şimdi hastalığı kontrol altına aldıktan sonra hematopoetik kök hücre nakli yapmak istiyoruz." dedi.

Nakil için ilk tercih edilen seçenek olan tam uyumlu kardeş seçeneğinin Aysima'nın kardeşi olmadığı için söz konusu olmadığını anlatan Ertem, "Aysima için kardeş verici seçeneğimiz yok, anne, baba ve aileye bakıyoruz ama burada çok fazla bir beklentimiz yok. O nedenle aile dışı vericilerden nakil için bakıyoruz." diye konuştu.

Prof. Dr. Ertem, TÜRKÖK bünyesinde birçok hastaya kök hücre bulunabildiğini dile getirerek, "Aysima için şu anda taramalara başlanacak, birtakım incelemeleri genişlettik. TÜRKÖK'te taramalar yapılacak, dünyada da bakacağız. Ulusal veri bankamızdan bulunma şansını daha çok önemsiyoruz ve bunun daha yüksek bir olasılık olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Aysima'nın şu an sağlık durumunun iyi olduğunu ifade eden Ertem, "Aysima, her durumda kök hücre naklini olacak. Tam uygun aile dışı bir donör bulmayı istiyoruz, bulamadığımız takdirde anne ya da babadan kısmi uygun olarak yapacağız. Şu anda bizi en çok mutlu edecek olan tam uyumlu aile dışı bir vericinin bulunmasıdır." dedi.

"KÖK HÜCRE NAKLİ, HAYAT KURTARICI BİR TEDAVİ SEÇENEĞİDİR"

Küçük Aysima'nın doktoru Prof. Dr. Mehmet Ertem, lösemi hastalığı, kök hücre nakli uygulaması ve donör olmanın koşullarına değinerek, çocukluk çağındaki lösemilerin, tedavi edilebilir hastalıklar içinde yer aldığını vurgulayarak şu bilgileri verdi:

"Bu oran elbette yüzde 100 değildir ancak hastalarımızın çok büyük kısmı, kemoterapiyle kemik iliği nakli olmadan tedavi edilebilir. Ancak bazı durumlarda kemoterapi alırken veya aldıktan sonra hastalık geri gelebilir. Bu durumda kemik iliği nakli daha doğru tanımla ile hematopoetik kök hücre nakli söz konusudur. Bu, çok önemli ve hayat kurtarıcı bir tedavi seçeneğidir."

Kök hücre naklinin en iyi uygulandığı hastalık grubunun lösemiler olduğunun altını çizen Ertem, bunun dışında kanser olmayan farklı kan hastalıklarında, bağışıklık sistemi bozukluklarında da kullanıldığını belirtti. Ertem, kök hücre naklinin yapılabilmesi için ilk olarak hastaya doku tipi uygun bir vericinin olması gerektiğini anlatarak, sürece ilişkin şunları anlattı:

"En çok tercih edilen, varsa doku tipi uygun kardeş vericinin bulunmasıdır. Çünkü, bu durumda, uygulanacak tedavinin yan etkisi daha az olmaktadır. Elbette kardeş olmayabilir ya da mevcut kardeşlerin doku tipi uyumlu çıkmayabilir. Tercih sıralaması, tam uyumlu kardeş, tam uygun aile içi birey, tam uygun aile dışı bireydir. Anne-babaya da her durumda bakılıyor ancak ebeveynlerin uygun olma şartı çok çok düşük. Çünkü, çocuğun doku tipinin yarısı anne yarısı babadan gelmektedir. Nadir durumlarda çok yakın akrabalara da bakılabiliyor.

Özellikle kardeş verici olmadığında nakil yapılabilmesi için aile dışından uygun bir verici aranıyor. Bunun için de gönüllü verici bankaları bulunuyor. Bu çerçevede TÜRKÖK kapsamında gönüllü kemik iliği bağışçıları Kızılay'a kan verebiliyor. 50 yaşın altı ve 18 yaşın üstünde her sağlıklı kişiler bağışçı olabiliyor."

"HER İKİ YÖNTEMİN DE DONÖR İÇİN HİÇ BİR SAKINCASI YOK"

Bağışta bulunan kişinin kolundan bir miktar kan alındığını ve doku tiplemesinin yapıldığını anlatan Ertem, "Bunlar bankaya konuluyor. Bir kişiye gereksinim olduğunda bankadan doku tipleri taranıyor. Bağışçılardan biri ile uyumlu çıktığında, bağışçı ile iletişime geçiliyor ve kemik iliği vermesi isteniyor." dedi.

Prof. Dr. Ertem, bağışçı geldiğinde bir kez daha test yapılarak teyit edildiğini, bu aşamadan sonra donörden kök hücrenin 2 farklı yöntemden biriyle elde edildiğini söyledi.

Ertem, kök hücrelerin donörden ya ameliyathanede genel anestezi altında, hiç ağrı hissetmeden kemik iliğinden ya da damardan toplandığını aktardı. Damardan temin edilmesi halinde 5 gün ilaç kullanan donörün damarından alınan kandan kök hücrelerin toplandığını ve sonrasında normal kanın donöre geri verildiğini belirten Ertem, bu işleminin yaklaşık 3 saat sürdüğünü belirtti. Ertem, her iki yöntemin de donör için hiç bir sakıncasının bulunmadığının altını çizdi.

Kimi zaman bağışçıların kemik iliği vermesi istendiğinde vazgeçebildiğine dikkati çeken Ertem, bunun başta hasta ve hasta yakınları olmak üzere hekim için hayal kırıklığı yarattığını vurguladı. Ertem, "Bu nedenle bağışçıların, bir gün kemik iliği veya kök hücre vermeleri gerekeceğini bilerek, bunun ciddiyetini anlayarak kabul etmelerini ve bağışçı olmalarını istiyoruz. Çünkü, aranıyor, bulunuyor, 'gözünüz aydın' diyoruz ama sonra donör vazgeçebiliyor. Bu büyük bir hayal kırıklığıdır." diye konuştu.

"CANIMIZA CAN KATIN VE BAĞIŞÇI OLUN"

Aysima'nın babası Ahmet Emin Cankıymaz da kızının yaklaşık 7 ay önce rahatsızlandığını ve 6 ay önce lösemi tanısı konularak tedaviye başlandığını söyledi.

Kızının iyileşip, birçok yaşıtı gibi sağlığına kavuşacağını günü beklediklerini anlatan baba Cankıymaz, hastalığın tekrarlamasının ardından kök hücre nakli tedavisine yönelik sürecin başladığını belirtti. Baba Cankıymaz, "İnşallah, kızıma uygun bir donör bulunur. Sadece benim çocuğum için değil, tüm bekleyenler için fayda sağlayacağı için herkese 'canımıza can katın ve bağışçı olun' diyoruz." çağrısında bulundu.

Kızının en büyük isteğinin arkadaşlarıyla istediği kadar oyun oynayabilmek olduğunu aktaran Cankıymaz, hastane odasında kızı için oyun alanı oluşturmaya çalıştıklarını anlattı. Cankıymaz, "Ama o dışarı çıkmak, parka gidebilmek istiyor. Ben de bir baba olarak onu bu şekilde görebilmeyi arzu ediyorum." sözleriyle duygularını dile getirdi.

"ANNEMİ VE BABAMI ÇOK SEVİYORUM"

Yapılacak kök hücre nakli ile hayata tutunmayı bekleyen Aysima ise hastanede bol bol film seyrettiğini, en çok çizgi film izlediğini söyledi.

Aysima, arkadaşlarının neler yaptığını merak ettiğini belirterek, en çok evde olmak ve orada oyun oynamak istediğini ifade etti.

İleride doktor olmayı ve hastaları iyileştirmeyi hayal ettiğini anlatan Aysima, iyileştikten sonra hayvanat bahçesine gitmek istediğini belirtti.

Aysima, "Annemi ve babamı çok seviyorum." diyerek duygularını dile getirdi.

VİDEO: 3,5 YAŞINDAKİ ÖYKÜ ARİN DİĞER HASTALARA DA UMUT OLDU