İlişkili Haberler

Dünyanın en önemli sorunları arasında yer alan madde bağımlılığı, devletlerin ve hükümetlerin gündemlerinde de ön sıralarında yer alıyor.

Türkiye'de, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, konuya katkı sağlayacak tüm kurum ve kuruluşların yanı sıra sivil toplum örgütlerinin de iş birliğiyle yürütülen bağımlılıkla mücadelede, aile desteği olmazsa olmazlar arasında. 

Ergen ve çocukların bağımlılıkla savaşında önemli rol oynayan ve tüm hizmetlerin bütüncül bir yaklaşımla sunulabildiği Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (ÇEMATEM) de bu mücadelede önemli bir basamak olarak ön plana çıkıyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM Kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Özalp Ekinci, bu merkezlerin çocuk ve ergenlerde madde, teknoloji ve bağımlılık unsurlarının tedavisinin yapıldığı merkezler olduğunu ifade etti.

MADDE BAĞIMLILIĞI MERKEZLERİNİN BİLİNİRLİĞİ ARTMALI

Ekinci, merkezde hem yatarak hem de ayaktan tedavi yapılabildiğini belirterek, İstanbul için büyük bir hizmet olan bu merkezlerin bilinirliğinin daha da artmasının önemli olduğunu vurguladı.

Bazen ailelerin madde bağımlılığı anlamında şüphelerinin olabildiğini ve bu kapsamda başvurabilecekleri merkezler bulunduğunu bilmelerinin önemli olduğuna işaret eden Ekinci, "Bazı çocukların bu açıdan riskli grupta olduğunu biliyoruz. Gelişimsel, ailesel, sosyal riskler, belli bölgelerde yaşama, ailenin zorlukları gibi. Merkezimizde bu durumu çoklu açılardan ele alıyoruz, burada hastalarımızı serviste takip ettiğimizde hem madde bağımlılığıyla ilgili bir eğitim veriyoruz hem de ailelerle yakın bir iş birliği içerisinde süreci yönetmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

MADDE BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİNDE HEM ÇOCUK, HEM AİLEYLE ÇALIŞILMALI

Hastanın madde bağımlılığına gitmesinde farklı sebepler bulunduğuna dikkati çeken Ekinci, şu bilgileri verdi:

"Madde bağımlılığı bazı çocuklarda sosyal sebepler, bazılarında aile öyküsü, bazılarında ise psikiyatrik belirtilerin ön tanılarının biraz daha şekillendirmesiyle ortaya çıkar. Hastayı, ailenin de bulunduğu bir görüşmeyle değerlendiriyoruz. Her çocuğa göre tabii izlenecek yol değişkendir ama mutlaka tüm çocuklarda destek görüşmeleri, aile sorunlarının çözümü, madde bağımlılığıyla ilgili eğitim çok önemli. Tüm hastalarda bu yöntemlerin ağırlığı, dengeleri değişebilir ama hepsinde mutlaka hem çocuk hem aileyle çalışmalar, terapi ve gereken durumlarda ilaç tedavileri vardır."

"TEDAVİ SONRASI TAKİP SÜRECİ EN AZ TEDAVİ KADAR ÖNEMLİ"

Doç. Dr. Ekinci, bağımlılıkla mücadelede yürütülen tedavi sürecine ilişkin bilgi vererek, şunları kaydetti:

"Madde bağımlılığının tedavisinde ailenin desteği olmadan başarılı olmak pek mümkün değil. Çünkü ailelerle çocuklar arasında belli ilişki zorlukları oluyor. Kimi zaman ailesinde aradığı mutluluğu, doyumu bulamayan ya da ebeveynleriyle ilişkisini yeterince sağlayamayan çocuklar dışta bu tatmini arıyor. O dıştaki tatmin de ne yazık ki olumsuz çevreler ve madde kullanımı oluyor. Bu anlamda mutlaka ailenin üzerinde duruyoruz. Anne, babalarda bazen psikiyatrik hastalıklar oluyor. Bazen onların da duygusal, davranışsal sorunları oluyor ve desteğe ihtiyaçları bulunuyor. Biz bunu da karşılıyoruz. Ekibimizde bununla ilgili çalışmalar da yapıyoruz."

Ekinci, sosyal kaygısı bulunan, çekingen, arkadaşları arasında yer bulamayan çocukların da maddeye yönelebileceğini dile getirerek, tüm bunların toplu olarak ele alınarak, çözümlenebildiğini, ayrıca tedavinin ardından başlayacak koruyucu hizmet sürecinin de özenle yürütülmesi gerektiğini anlattı.

TEDAVİ SONRASIİYİ TAKİP YAPILMAZSA HASTA BAĞIMLILIĞA GERİ DÖNÜYOR

Takip süresince yeterli koruyucu hizmet verilmemesi durumunda hastanın tekrar maddeye dönebileceğini belirten Ekinci, şöyle devam etti:

"Bu durum gerçekten o açıdan çok önemli. Madde bağımlılığı ne yazık ki geri dönüşün çok yüksek olduğu bir klinik tanı. O anlamda da tedavinin aktif sürecinden sonraki orta ve uzun dönemde de aynı yakınlıkta takibin sürdürülmesi gerekmektedir. Madde bağımlılığı tanısı alan hasta, tedavi sonrasında koşullar olumsuz olduğunda, takip bırakıldığında ya da hayatıyla ilgili olumsuz gelişmeler bulunduğunda madde kullanımına geri dönebiliyor. Ayrıca farklı psikiyatrik hastalıklar ön plana çıktığında tekrar bir geri dönüş oluyor. Ancak sevindirici tarafı, tedavi ve takibi birlikte sürdürdüğümüzde hastalarımızı tam anlamıyla maddeden arındırabiliyoruz. Burada da rehabilitasyon sürecinin önemi ortaya çıkıyor. Burada en önemli konulardan birisi çocuğun hayatının dolu olmasıdır. Çocuk hayatı boş olunca, tatminkar olmayınca o eski yere dönüş olası olur."

MADDE BAĞIMLILIĞININ BELİRTİLERİNE DİKKAT

Özalp Ekinci, madde bağımlığının 12 yaşın altında nadir görüldüğünü ancak buna ergenlik döneminde daha sık rastlanıldığını ifade ederek, "Kabaca madde bağımlılığı açısından her 20-30 çocuktan birinde böyle bir risk olduğunu söyleyebiliriz. Böyle bir durumla karşılaşan aileler ilk olarak sakin olmalılar. Böyle bir durum olduğu zaman mutlaka profesyonel destek almak lazım. Bizim öncelikle hastamızla görüşüp, değerlendirmemiz lazım" şeklinde konuştu.

Çocuğun önceki arkadaş çevresinden uzaklaşma ve yeni bir arkadaş çevresiyle zaman geçirmesi, daha sinirli, uyku uyanıklık dengesinin bozulması, okul başarısında düşme gibi belirtilerin, madde bağımlılığı belirtileri arasında olabileceğine dikkati çeken Ekinci, sözlerini şöyle tamamladı:

"AİLELERİN RAHAT OLMASINI İSTİYORUZ"

"Ailelerin de böyle bir durumda kesinlikle öfkeyle kalkmamaları gerekiyor. Bu alanda çok önemli çalışmalar var. Her geçen gün yeni çalışmalar yapılıyor. Konuya meraklı genç arkadaşlarla, akademisyenlerle çalışmalarımızı çok daha ileriye götüreceğiz. Ancak burada eksik olan konular şunlar diyebilirim; birincisi daha fazla çalışma yapmamız lazım. Madde bağımlılığının hangi alt toplum gruplarında daha fazla olduğunu, hangi ailelerin bu açıdan daha fazla riskli olduğunu anlamamız gerekiyor. Çocukların, ergenlerin madde bağımlılığıyla ilgili daha iyi eğitilmesi gerekiyor. Bir de tabii hastaların bize daha kolay ulaşması lazım. Böyle bir hizmetin olduğunu ailelerin daha iyi bilmesi gerekiyor. Bu bilinirliği sağlama da hem bizlere hem de medyaya düşüyor. Bu anlamda ailelerin rahat olmasını istiyoruz. Hastalarımızla görüşmemiz randevusuz da oluyor. Aileler bunu bilmeli. Hastalarımız ağır şikayetler varsa, ayaktan tedaviye uygun değilse servisimizde hep beraber bir ekip olarak biz burada başarıyla takip ve tedavisini sürdürebiliyoruz."

VİDEO: MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR, NASIL ANLAŞILIR?