“Meme kanseri ölümcül olmaktan çıkıyor”

Tıbbi gelişmeler ve erken teşhis sayesinde meme kanserinden kaynaklanan ölümlerin azaldığını belirten Prof. Balkan, “Günümüzde meme kanseri ölümcül bir hastalık olmaktan çıkma noktasına ulaşmıştır” dedi.

meme_imaj

Meme kanseri yaşın ilerlemesi ile görülme sıklığı artan bir hastalık olmasına rağmen genç yaşlarda da görülebiliyor. Kadınlarda en çok görülen kanser türü olan hastalık, giderek yaygınlaşsa da hem erken teşhis hem de tıptaki gelişmeler sayesinde başarıyla tedavi edilmesi mümkün olan kanser türleri arasında.

“Günümüzde erken tanı ve tedaviyle meme kanseri, ölümcül bir hastalık olmaktan çıkma noktasına ulaşmıştır” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Salih Müjdat Balkan, erken teşhis için kadınların risk faktörlerini iyi bilmeleri gerektiğine vurgu yapıyor. Balkan, meme kanserine yatkınlığı arttıran etkenler ve hastalıktan korunma yolları hakkında şu bilgileri paylaşıyor:

MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER

“- Uzun dönem hormon tedavisi almak, doğum kontrol ilaçları kullanmak,
- İlk adeti erken yaşta görmek (12 yaş öncesi),
- Geç yaşta menopoza girmek (50 yaşın üstünde),
- Radyasyona maruz kalmak,
- Ailesinde meme kanseri öyküsü olmak (anne ve kız kardeş gibi birinci derece akraba),
- Yetersiz fizik aktivite, şişmanlık,
- Doğum yapmamış olmak,
- Hiç emzirmemiş olmak,
- BRCA geni taşımak,
- Sigara içmek (son çalışmalarda nikotin reseptörleri ile meme kanseri ilişkisini gösteren yayınlar mevcut).

KORUNMAK BUNLARA DİKKAT

- Aylık kendi kendine meme muayenesini yapmak,
- Fazla kilo almamak için düzenli spor yapmak (haftada 3 gün yarım saatten az olmamak üzere),
- Hayvansal yağlardan zayıf gıdalarla beslenerek sağlıklı kiloda kalmak,
- Günlük kalorinin %20'den azını yağlardan almak, sebze ve meyveden zengin beslenmek, meme kanseri riskini ve meme kanseri hastalarında nüksü engelleyen değerler olarak biliniyor.

BESLENMENİN KANSERDEN KORUNMADA ÖNEMLİ ROLÜ VAR 

- Yanmış yağlarla hazırlanmış hazır gıdalarla, yanmış, tütsülenmiş gıdalar ve tuzlu konservelerle beslenmek,
- Kızartma ve yüksek ısıda pişirilen ızgara yemeklerle beslenmek (bu tarz pişirme yöntemleri yerine düşük ısıda fırın ve haşlama yöntemleri ile hazırlanmış yiyecekler tercih edilmeli),
- Şekerli gıdalarla beslenmek, yapay tatlandırıcılar kullanmak (bu tatlandırıcılar yerine doğal bal kullanmak tavsiye ediliyor),
- Beyazlatıcı kimyasallar içerebilen sofra tuzlarını kullanmak (bu tür tuzlar yerine deniz tuzu kullanılması öneriliyor), nitrit ve nitrat tuzları içeren koruyucu katkı maddeleri, renklendiriciler, yapay antioksidanlar içeren gıdalarla beslenmek,

- Kırmızı et temelli asit diyetler yemek (kırmızı et yerine bol balık ve az tavuk eti tercih etmek öneriliyor),
- Mikrodalga fırınlarda plastik kap, dondurucuda saklama kabı olarak pet şişeleri kullanmak (bu şekilde plastik malzemelerin kullanımı dioksin maddesinin ortaya çıkmasına neden oluyor, dioksin kimyasalları da kansere, özellikle de meme kanserine yol açıyor),
- Yüksek kafein içerikli içeceklerden uzak durmak (çay gurubu içeceklerden yeşil çayı tercih etmek),
- Toksinler ve ağır metaller içerebilen musluk suları içmek (bu sular yerine arıtılmış veya filtrelenmiş sular içilmeli) meme kanseri riskini artırmaktadır. 

BU GIDALARA AĞIRLIK VERİN
 
- A ve C vitamininden zengin, renkli olarak bildiğimiz taze sebze ve meyveler (havuç, brokoli, turp, kayısı, turunçgiller gibi) günde 3-4 porsiyon meyve, 2-3 porsiyon sebze tarzında tüketilmeli, (diyetin % 80'i taze sebze ve meyve, kepekli tahıllar, tohumlar ve biraz meyveden, kalan % 20'si de haftada 3 kez baklagiller içeren pişmiş gıdalardan oluşacak şekilde düzenlenmeli),
- D vitamini içeren sütlü gıdalarla beslenmek (özellikle menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini azalttığı biliniyor),
- E vitamini içeren ceviz, fındık gibi gıdaları düzenli tüketmek, probiyotik içeren süt ürünleriyle beslenmek,
- Zeytinyağını tercih etmek (gereğinden fazla tüketmemek şartıyla),
- Sülfürlü bileşikler olarak bilinen gıdaları da beslenme rejiminde bulundurmak (sarımsak, soğan gibi),
- Omega 3 yağ asitleri içeren balık ürünlerine beslenmede daha çok yer vermek,
- Günlük 25-30 gram kadar lif alacak şekilde lifli gıdalardan zengin beslenmek, tam tahıllı ekmekleri (tam buğday, çavdar) tercih etmek, beslenmede karbonhidratlar (hamur işleri, pirinç vb.) yerine kepekli tahılları tercih etmek,

- Meme kanseri geçirmiş hastaların süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketmelerinin nüksü engellediği konusunda araştırmalar mevcuttur.
- Bazı destek maddeleri ile bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücudun kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olabilir. Bu maddelerle ilgili çalışmaların meme kanserinde de koruyuculuğu ile ilgili yayınlar mevcut.

ERKEN TEŞHİS İÇİN…

Meme kanserini erken yakalayabilmek için 20 yaşından sonra her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesini yapılmalı. Meme kanseri taraması için 40 yaş ve üstünde mamografi çektirmek kabul edilen en etkili tetkik iken, ailesinde meme kanseri olanların 32 yaşından (bazı kaynaklarca 35 yaştan) itibaren mamografi ile yıllık taramaları tavsiye edilir. 40 yaş altında ise meme ultrasonografisi, şüpheli olgularda yapılması gereken yıllık radyolojik tetkik olmalı.

“KANSER; ZİHİNSEL, BEDENSEL VE RUHSAL BİR HASTALIKTIR”

Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük düzenli egzersizler ve derin nefes alma teknikleri ile sağlanan oksijen tedavisi kanser hücrelerini yok etmede etkili bir yöntemdir. Öngörülü ve olumlu bir ruh hali, kanserle savaşı kazanırken, sinirlilik ve affetmezlik temeline dayalı bir ruhsal yapı ile bedeni stresli ve asitli ortamlara sokmak, kanserle savaşı kaybettirir.”

Sayfa Yükleniyor...