NTV

Meme kanserinde tedavi başarısını erken tanı belirliyor

Anadolu Ajansı

Sağlık
iStock-501938710.jpg

Birçok kanser türünde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Serdar Turhal, "Meme kanseri ne denli erken dönemde saptanırsa şifa bulma ihtimali de o denli yüksek olmaktadır” dedi.

İlişkili Haberler

4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesinde kanserde erken tanının önemine dikkat çeken Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Turhal, meme kanserinde, meme dokusundaki hücrelerin genetik yapısının bozulmasının yanında beslenme ve egzersiz alışkanlıkları gibi yaşam tarzıyla ilintili faktörlerin de etkili olduğunu söyledi.

Meme kanserinde en sık görülen belirtinin, meme dokusundan daha sert ve ağrılı olmayan bir kitlenin varlığı olduğunu dile getiren Turhal, çoğunlukla bu kitlenin normal dokularla olan sınırlarının da belirgin olmadığını aktardı.

Prof. Turhal, daha nadir görülen belirtiler arasında meme cilt dokusunda olan kızarıklık ya da portakal kabuğu görünümü, meme ucunda içeri çekiklik, meme ucundan akıntı ve ağrının sayılabileceğini anlatarak, şu bilgileri verdi:

MEME KANSERİNDE RİSKİ ARTIRAN FAKTÖRLER

"Meme kanserinde, ailevi risk dışında kilolu olmak, egzersiz yapmamak, düzenli alkol alımı, hiç çocuk doğurmamış olmak, hiç emzirmemek, uzun süreli hormonla yapılan doğum kontrol yöntemleri, menopoz sonrası hormon destek tedavileri risk grubunu oluşturur. Meme kanserinde kullanılan başlıca tedavi yöntemlerini cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi), kemoterapi, anti-hormon ilaçlar, hedefe yönelik bağışıklık sistemini değiştiren, damardan uygulanan ışın (radyasyon) yayan ilaç tedavileri olarak sıralayabiliriz. Kanser hücrelerinin genetik yapılarının daha iyi anlaşılmasıyla uygulanan tedavilerin daha doğru bir şekilde belirlenmesi günümüzde en çok gelişme gösteren alandır. Sağlık Bakanlığı'nın 2017'de yayınladığı 2014 yılı kanser istatistiklerine göre, meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir ve 2. sıradaki tiroid, 3. sıradaki kalın bağırsak ve 4. sıradaki rahim kanserlerinin toplamından fazla oranda görülmektedir. Her ne kadar rapor edilen vaka sayısı 8 binin altındaysa da gerçek rakamın bundan daha yüksek olduğu genel kabul görmektedir."

DÜZENLİ SAĞLIK KONTROLLERİ İHMAL EDİLMEMELİ

Meme kanserinin, belirtilerinin farkında olmanın ve şüphe duyulduğunda ihmal edilmemesi gerektiğini, bunun da erken teşhis açısından önemli olduğunu belirten Turhal, "Düzenli sağlık kontrolleri ve doktorun tarama önerilerinin ihmal edilmemesi de önemlidir. Meme kanseri hücreleri başka sağlıklı çalışan organlara sıçrayarak onların görevlerini yerine getirmesine de engel olur, karaciğer, akciğer, böbrek yetmezliği gibi sorunlara yol açabilir ve buna yönelik tedavilere cevap vermemesi halinde hastanın ölümüne yol açabilir" diye konuştu.

Prof. Dr. Turhal, meme kanserinde mortaliteyi etkileyen pek çok faktör olduğu için genel bir meme kanseri yaşam süresi rakamı vermenin yanıltıcı olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“MEME KANSERİ ŞİFA BULMAYAN BİR HASTALIK OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”

"Meme kanseri ne denli erken dönemde saptanırsa şifa bulma ihtimali de o denli yüksek olmaktadır. Yine de genel olarak meme kanseri uzak bir bölgeye sıçradığı (dördünce evreye geldiği) zaman istisnalar dışında şifa bulmayan bir hastalık olarak değerlendirilmelidir. Bu hastalarda ortalama sağ kalım süresi 2-3 yıl arasındadır ve hastaların yaklaşık dörtte birinde 5 yılın üzerinde bir yaşam mümkün olmaktadır. İstatistik yetersizliklerle ilgili şüpheler olmakla birlikte Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de genel kanser sıklığı oranları ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinden daha az görülmektedir. Genel bir kural olarak meme kanseri metastaz yapması halinde istisnai durumlar dışında şifa bulmaz ve bilahare hastanın ölümüne yol açar. Bu nedenle metastaz yapmış meme kanserinde temel amaç kanserin hastada yol açtığı sıkıntıları hafifletmek, bu sıkıntıları daha sonraki dönemlere ötelemek, mümkün olabildiğince hastanın hayat kalitesini bozmadan hayatını uzatmaktır."

"TÜRKİYE İLAÇLARA ERİŞİM NOKTASINDA İYİ DURUMDA"

"Türkiye kanser ilaçlarına erken erişim konusunda kendi konumundaki ülkelere kıyasla göreceli olarak iyi durumdadır" diyen Turhal, ileri teknolojiyle üretilen ilaçların ülke bütçelerine getirdiği yükün halihazırda kişi başına geliri Türkiye'den çok daha yukarıda olan ülkeler dahil olmak üzere evrensel bir sorun olduğunu ve her ülkenin kendi imkanları çerçevesinde bu soruna çözümler bulmaya çalıştığını anlattı.

Kanser genom projelerinin tamamlanmasıyla her geçen gün daha fazla oranda hastada kanserin genetik özelliklerini saptamanın ve buna yönelik önleyici ilaçlar geliştirilmenin mümkün olduğunu dile getiren Turhal, "Yenilikçi ilaçlar hastaların tümörünün gelişme yollarını saptayarak onları bloke etme özelliğiyle çalışmaktadır ve bu özellikleriyle de sağlıklı hücrelere daha az zarar vererek bu amaca ulaşmaktadır" ifadesini kullandı.

Fotoğraflar: Getty Images Turkey

VİDEO: KANSERE ERKEN UYARI SİSTEMİ

ETİKETLER