Her 4 kadından 1'i hayatının bir döneminde miyomlarla tanışıyor. Rahmin iyi huylu tümörleri olarak biliniyor ancak 5 santimden büyükse ve şikayet oluşturuyorsa hem tedavisi hem de altı ayda bir düzenli takibi gerekiyor. Miyomların göz ardı edilmemesi gerekiyor zira ihtimal yüzde 1 olsa bile kanserleşme riski taşıyabiliyor. Genellikle belirti vermeyen, hiçbir şikayete yol açmadan tesadüfen tespit edilen miyomlar hakkında bilgi veren Acıbadem Levent Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nur Beştay, miyomun varlığını gösteren 5 noktayı ntvmsnbc’ye anlattı. “Çok küçük bir miyom birdenbire büyüyebiliyor ve iyi huylu bir urdan kötü bir kanser çeşidine dönüşebiliyor. O nedenle hiç şikayetiniz olmasa bile yılda bir mutlaka jinekolojik muayene şart” uyarısında bulunan Dr. Beştay, miyomu düşündürecek nedenleri şöyle sıraladı:

1. ADET KANAMASI DÜZENSİZ VE AŞIRI MI?
“Miyomların en fazla şikayete yol açan belirtisi, adet döneminde oluşan kanamanın düzensiz, aşırı ve bol pıhtılı olması. Kadınları bu dönemde canından bezdirebilen karın ağrısı da yine bu iyi huylu tümörlerin varlığına işaret edebiliyor. Adet kanamasının uzun süre devam etmesi de dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında.

2. SIRT, BEL VE BACAKTA ŞİDDETLİ AĞRILAR VAR MI?
Pek çok kadın sık sık sırt, bel veya bacaklarında ağrıdan şikayet eder. Bu ağrıların bazıları yanlış duruş-oturuş-yatış pozisyonundan kaynaklansa da, bazılarının nedeni işte tam da bu iyi huylu tümörler yani miyomlar. Siz siz olun kimi zaman şiddetli bir biçimde kendini gösteren bu ağrıları dikkate alın. Yorgunluğa, yaptığınız yanlış bir harekete, ayakta çok durmanıza ya da ağır bir yük kaldırmış olmanıza bağlamayın. Her ağrının çeşidi farklı nedenlere dayanıyor olmakla beraber, miyomlar da bu şiddetli ağrıların bir sebebini oluşturabiliyor.

3. İDRARINIZI TUTAMIYOR, KABIZLIK MI ÇEKİYORSUNUZ?
İnsanın aklına gelebilecek en son belirtilerden biridir herhalde kabızlık ve miyom ilişkisi! Ama tam da öyle. Dahiliye uzmanlarına kabızlık şikayeti ile başvuran pek çok kadın jinekoloğa yönlendirilebiliyor. Zira kabızlığa miyomlar da neden olabiliyor. Yanı sıra idrarını tutamamak, sık idrara çıkma ihtiyacı hissetmek, idrarı geldiğinde karnı ağrımak ve özellikle sabahları karın ağrısıyla uyanmak da miyomlardan kaynaklanabiliyor. Karın alt bölgesinde olan bir kitle ve bası hissi ortaya çıkması sonucu idrar kapasitesi azalıp sık tuvalete çıkma ihtiyacı doğabiliyor. Miyomlar bazen de kasık ağrısı şeklinde kendini gösterebiliyor. Öte yandan ağrılı cinsel birliktelik de yine miyom kaynaklı olabiliyor.

4. KANSIZLIK VE DEMİR EKSİKLİĞİNİZ Mİ VAR?
Miyomların, kadınlar için önemli olan östrojen hormonu ile bağlantısı olduğu düşünülüyor. Östrojen hormonu adet döngüsü gibi bazı kadınsal mekanizmaların işleyişini sağlıyor.


Östrojen miyomların büyümesine neden olduğu için özellikle üreme çağında, hamilelik döneminde büyüdükleri gözleniyor. Menopoza girdikten sonra ise kendiliğinden küçülüyor. Kadınların da çoğu kez kendilerini ihmal edip vücutlarından değişik sinyaller hissetseler de jinekoloğa gitmeyi ertelemeleri, sorunu daha da büyütebiliyor. Bazen de sorunun miyomdan kaynaklanabileceği akıllarının ucundan dahi geçmiyor. Örneğin kansızlığı ve demir eksikliği olan bir hasta jinekoloğa yönlendirildiğinde hiç umulmadık şekilde sorunun miyomdan kaynaklandığı ortaya çıkabiliyor.

5. HALSİZ VE YORGUN MUSUNUZ?
Halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetlere de yol açan miyomlar, doğal sularda bulunan ya da gıdalardaki hormon seviyelerinin gün geçtikçe artışı gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak da artış gösteriyor.”

Teknolojik gelişmelere paralel olarak miyom tedavisinde de son derece önemli yol kat edildiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nur Beştay, "Kadınlarımız 10-15 dakika süren ve can yakmayan bu muayeneyi kesinlikle gözlerinde büyütmesinler" diyor.

5 santimden küçük olan ve kişide herhangi bir sıkıntı yaratmayan miyomlarda takip yoluna gidilirken, ameliyat olunsa dahi "invaziv" denilen ve göbek deliğinden küçücük bir kesiyle girilerek yapılan ameliyatlar son derece başarılı geçiyor. Hasta hastanede bir günden fazla kalmıyor, kanaması olmuyor ve çocuk sahibi olması da engellenmiyor.