Yutma bozukluklarının akciğer enfeksiyonuna kadar gidebilen çok ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Dil-Konuşma Patoloğu ve Yutma Bozuklukları Uzmanı Gayem Köprücü, “Yemek seçtiğini sandığınız çocuk aslında gerçekten yemeği yiyemiyor yani yutma bozukluğu yaşıyor olabilir. Derdini de anlatamaz, bu yüzden aileler çok dikkatli olmalı” diyor.

Bebek çok sık kusuyorsa şüphelenmek gerektiğini belirten Köprücü, yutma bozukluklarının belirtileri hakkında şunları söylüyor: “Çok küçük çocukların yemek yerken vücudu kasılır. Yutamadığı için değişik kıvamdaki yiyecekleri reddeder. Örneğin çocuk, içinde pirinç olan çorbalar gibi iki farklı kıvamın bir arada olduğu yiyeceklerle zorluk yaşıyor olabilir, çiğneme ve yutma süresi uzadığı için beslenme zamanı uzayabilir, lokmalar ağız kenarından dökülebilir, beslenirken öksürük ve öğürme oluşabilir, doğru nefes alıp vermekte zorlanabilir. Besleme sonrasında çocuğun çıkardığı sesler ıslak ve hışırtılı değil, temiz ve net olmalıdır. Besleme sırasında daha dik pozisyonda olan çocuk, beslemenin hemen ardından yatay pozisyona getirilirse ağızda birikenler nefes borusuna akabilir ve çocuk bunu hissedip öksürerek temizleyemeyen bir durumda ise akciğer tehdit altına girer. Yani bizler öksürüğün kuvvetli ve yerinde olmasını olumlu değerlendiririz ancak fazla sayıda öksürük de sorunlara işaret edebilir. Bütün bunların sonucu olarak çocuk kilo alamaz, büyümesi yavaşlar.”

TANI NASIL KONULUYOR?
Bir dil ve konuşma patoloğunun, çocuğun beslenme ve yutmasını değerlendirmek üzere gerekli testleri yaptığını söyleyen Köprücü, tedavide izlenen yöntemi, “Belli çalışmalar planlanır, bunlar anne-baba aracılığı ile yaptırılması gereken pozisyonlamalar ve egzersizleri içerir. Bu egzersizler beslenme ve yutma işleminde kullanılan kas kuvvetini, duyusunu ve koordinasyonunu geliştirir. Ayrıca beslenme ve yutmayı geliştirecek yönde özel yiyecekler, araçlar ve teknikler öğretir” diye özetliyor.