MS’te erken teşhis, tedavinin başarısını artırıyor

Bayındır Hastaneleri Nöroloji Bölüm Başkanı Dr. Özcan Ertürk, merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) hastalığı olan Multipl Skleroz’un (MS) erken teşhisinin tedavide başarı oranını artırdığını söyledi.

19.03.2009 - 16:18

Bayındır Hastaneleri Nöroloji Bölüm Başkanı Dr. Özcan Ertürk, MS’nin bir akıl hastalığı olmadığını, kişiden kişiye bulaşmadığını, kalıtsal olmadığını ve tedaviyle tamamen ortadan kaldırılamadığını anlattı. “20-40 yaşlarındaki en önemli özürlülük nedenlerinden biri olan MS hastalığı daha çok kadınlarda görülüyor” diyen Ertürk, hastaların yüzde 15’inin 10 yıl içinde tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldiğini ifade etti. MS hastalığının en sık görülen belirtileri arasında güçsüzlük, yorgunluk, hissi belirtiler (karıncalanma, uyuşukluk, ağrı), görme bozuklukları (bir gözde görme kaybı, bulanık veya çift görme), kas fonksiyon bozuklukları, katılık, titreme, idrar kaçırma, kabızlık, cinsel sorunlar ve denge sorunlarının (dengesizlik, baş dönmesi, yalpalama) yer aldığını belirten Ertürk, “Bu belirtilerin bir veya birkaçını hissedenlerin tam teşekküllü bir hastanenin nöroloji kliniğine başvurmasında yarar vardır” diye konuştu.

HASTALIĞIN NEDENİ BİLİNMİYOR

Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte birçok varsayımın olduğuna dikkat çeken Ertürk, “Genel olarak MS otoimmün hastalık (bağışıklık sistemi hastalığı) olarak kabul edilmektedir. Vücut kendi hücrelerini yabancı ajanlardan ayırt edemeyerek saldırmakta, parçalamaya başlamaktadır.” dedi. MS’in seyrinin her hastada aynı olmadığını ifade eden Ertürk, şöyle devam etti : “MS’in hafif ya da ağır olması, hastalardaki gelişmesi kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterebilir. Bazı hastalarda bu durum, hastalığın zaman zaman yaptığı ataklar ya da şiddetlenme dönemleri ve bu dönemler arasında kısmen veya tamamen iyileşmeler şeklinde görülür. Biz buna MS’in ‘ataklar-düzelmelerle’ seyreden şekli diyoruz. Bazı hastalarda bir-iki ataktan sonra yaşamının geri kalan kısmında herhangi bir belirti görülmeyebilirken bir başka grup hastada ise giderek ilerleyen ve düzelme olmayan bir seyir izlenmektedir. En şanssız grubu da bu hastalarımız oluşturmaktadır ki tesellimiz bu grubun oranının küçük olmasıdır”

DÜNYADA 3 MİLYON TÜRKİYE’DE 40 BİN MS HASTASI VAR

MS hastalığının Türkiye’de 14 binde bir kişide görüldüğünü kaydeden Ertürk, dünyada 3 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 40 bin MS hastası olduğu bilgisini verdi. Ertürk, “MS hastalarının büyük bir bölümü ilk ataklarını 20 - 40 yaşları arasında geçirmekle birlikte nadiren çocukluk veya ileri yaş gruplarında da ortaya çıkabilmektedir. Genel olarak toplumda MS gelişme riski yaklaşık 1/1000 olarak tahmin edilmektedir. Hastalık kadınları 2 kat daha fazla etkilemektedir” dedi.

MS TANISI NASIL KONULUYOR ?

MS hastalığının ilk belirtilerinin çok hafif olduğunu bu nedenle doktora gitme ihtiyacı duyulmadığını dile getiren Ertürk, kesin tanının konulmasının uzun süre aldığını söyledi. Ertürk, “Ayrıca sinir sisteminin diğer hastalıkları da aynı uyarıcı belirtilerin bazılarını gösterirler. Öncelikli olarak hasta yakınmalarının MS düşündürdüğü hastalarda inceleme yapılmalıdır. MS tanısında Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) analizi ve Uyarılmış Potansiyel (UP) incelemelerinden yararlanılmaktadır. MRG ilk belirti görüldüğünde normal olabilmesine karşın kesin MS hastalarında yüzde 90 oranında anormallik saptanmaktadır. Kesin MS’li hastaların yüzde 95’inin MRG, BOS ve UP incelemelerinde anormallik bulunmaktadır” dedi.

MS NASIL TEDAVİ EDİLİYOR ?

Ertürk, MS hastalığın bugün için bilinen kesin bir tedavisi olmadığını ancak MS’in belirtilerini giderebilmek ve insanların MS ile birlikte daha rahat bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla bir çok semptomatik (belirtilere yönelik) tedavinin uygulandığını söyledi. Ertürk şöyle devam etti : ” Öte yandan atak belirtilerin giderilmesinde kortikosteroidler, atak sıklığının azaltılmasında interferonlar kullanılmaktadır. MS patolojisinde ve nöroimmünolojideki gelişmeler sonucunda bugün farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Hatta birçok uluslararası çalışma da artık ülkemizden bazı merkezler de birer çalışma - araştırma merkezleri olmaya başlamışlardır ki bu ülkemiz tıbbının ulaştığı düzey hakkında iyi bir göstergedir. Fizyoterapi yöntemleriyle hastaların atak dönemlerinin izleri silinmeye ve spazmlarının giderilmesine yardımcı olunmakta, kişisel ve grup terapileri ile hastalara ve ailelerine depresyon, korku ve MS’in yol açtığı sınırlamalarla mücadelede yardımcı olunmaya çalışılmaktadır”

KORUYUCU İLAÇLAR GÜNDEMDE

MS hastalığının tedavisine yönelik son gelişmeleri aktaran Ertürk, 90’lı yıllarda MS ile ilgili çalışmaların hastalığın doğal seyrini olumlu anlamda etkileyebilecek yönde ilk meyvelerini verdiğini, bu çalışmalar ile hastalar için atak sıklığını azaltabilecek, atakların şiddetini düşürebilecek ve bilişsel yönden de koruyucu olma umudu veren ilaçların gündeme girdiğini kaydetti. Ertürk, “Bunlar immün-modulatuar dediğimiz, hastalığı tetikleyici ve sürdürücü mekanizmaları olumlu yöne kaydırma potansiyeli taşıyan ilaçlardır. Erken dönemde sık atak geçiren ve özürlülük riski taşıyan hastalarımız için bu ilaçlar kayda değer bir koruma adımı oluşturdu. Öte yandan MS alanında yürütülen araştırma çalışmaları da bu adımla hız kazandı. Altta yatan mekanizmaları daha iyi anlamaya başlandı” diye konuştu.

MS İLE MÜCADELEDE SAĞLIKLI BİLGİ ÇOK ÖNEMLİ

MS hastalığının tedavisine yönelik çalışmalarda zamanın önemine dikkat çeken Ertürk, MS ile mücadelenin hem kişisel düzeyde hem de toplumsal alanda sonucu alınacak bir mücadele olduğunu, sağlıklı bilgiye ulaşmanın en önemli sorunlardan biri olduğunu vurguladı. Ertürk, ” Son yıllarda yürütülen çalışmaların giderek ivme kazanması, çalışmaların yürütülmesindeki titizlik hastalarımız kadar bize de güç veriyor. Bu araştırmalar arasında umut verenler mevcut olduğunu belirtmek isterim” dedi.

Sorularınız için: ntvmsnbc@bayindirhastanesi.com.tr

www.bayindirhastanesi.com.tr

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...