10 Kasım Dünya NET (Nöroendokrin Tümörler) Farkındalık Günü’nde uzmanlar, genellikle başka hastalıklarla karıştırılan hastalığı mercek altına aldı.

Görüntüleme ve tanı teknolojilerindeki gelişmelerin, bu tümörlerin teşhisini kolaylaştırdığını belirten Gaziantep Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Alper Sevinç, “Elbette öncelikle uzmanın ya da hastanın bu hastalıktan şüphelenmesi gerekiyor” dedi. Prof. Sevinç, karsinoid yani kansere benzeyen bu tümörlerde, erken tanı ve tedavi sonucunda yüzde yüz iyileşmenin mümkün olduğuna dikkat çekti: “Kansere benzese de bu tür tümörlerin tedavisinde kemoterapi uygulanmıyor ve cerrahi müdahale ile bu grup hastalıklarda çok büyük başarılar elde ediliyor. Oysa tümörlerin ameliyat edilmesinin kötü sonuçlar doğuracağına ilişkin genel bir önyargı var. Bu, özellikle NET’lerde tamamen asılsız bir kaygı. Diğer taraftan zaman geçtikçe ve tümörler yayıldıkça hem tedavi güçleşiyor hem de hastalarda bu tümörlerden kaynaklanan kalp rahatsızlıkları gibi başka problemler de baş göstermeye başlıyor.”

“STEVE JOBS’UN HASTALIĞI DA PANKREATİK NETTİ”
NET hastalarının genellikle kalp çarpıntısı, ani yüksek tansiyon, ishal gibi şikayetlerden yakındığını anlatan Sevinç, “Ancak bu şikayetler pek çok uzmana başvurduğunuz halde geçmediyse ve son bir yıldır devam ediyorsa, NET’ ten şüphelenmek gerekiyor” dedi.

"JOBS AMELİYAT OLSAYDI KURTULABİLİRDİ"
Prof. Dr. Abdurrahman Kadayıfçı, 2011 yılında ölen Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un hastalığının da pankreatik NET olduğunu belirtti ve Jobs’un cerrahi müdahale ile tedavi edilebileceğini vurgulayarak, “Bu tümörlerde erken tanıda ameliyatla tedavi mümkün. Ancak, büyük ihtimalle Jobs, cerrahi operasyondan kaçındı ve hatta alternatif tedavileri denemek için Hindistan’a gitti. Bu uzun süre zarfında hastalığının ilerlediğini ve müdahale için geç kalındığını tahmin ediyoruz” dedi. Prof. Kadayıfçı, ayrıca tümörlerin geç teşhis edilmesinin başlıca sebebinin; doktorların hastalarını yeterince dinlememesinden kaynaklandığını belirtti.

Hacettepe Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Delibaşı ise hastalıkları teşhis edilemeyen hastaların çoğunun psikiyatri uzmanlarına yönlendirildiğine dikkat çekti. “Gerçekten de hastaların yüzde 20’sinde panik atak belirtileri, yüzde 40’ında ise bağırsak hareketlerinde bozulma gözleniyor” diyen Prof. Dr. Delibaşı, özellikle aile hekimlerinin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Oyuncu Didem İnselel, hastalığının teşhisinde yaşadığı sıkıntıları anlattı.
Oyuncu Didem İnselel, hastalığının teşhisinde yaşadığı sıkıntıları anlattı.


“PANİK ATAK TEDAVİSİ GÖRÜRKEN, NET TEŞHİSİ ALDIM”
Ünlü oyuncu Didem İnselel de üç buçuk yıl boyunca yüksek tansiyon ve kalp çarpıntısı şikayetleriyle pek çok doktora başvurduğunu, geçen sene tesadüf eseri böbreküstü bezlerinde tümör tespit edildiğini söyledi. İnselel, “Şikayetlerim nedeniyle gitmediğim doktor kalmamıştı, hiç bir problem bulunmayınca etrafımdakiler artık benim hastalık hastası olduğumu düşünmeye başladı. Sonunda panik atak tanısı aldım ve antidepresan kullanmaya başladım. Ama şikayetlerimde bir azalma olmadı. En sonunda bir kardiyoloji uzmanı böbrek ultrasonu isteyince, böbreküstü bezimde tümör teşhis edildi. Gerçekten hasta olduğumu öğrenince o kadar çok sevindim ki! Nihayet bir tanı aldım, ameliyatla tümör alındı ve şikayetlerimden kurtuldum” diye konuştu.

ŞÜPHELENMEZSEN YAKALAYAMAZSIN!
Bu tümörlerin kolayca tespit edilebileceğini belirten uzmanlar, bunun için doktorların hastalarını daha iyi dinlemelerinin, hasta gördüğü tedavinin yaramadığını söylüyorsa, NET’ ten şüphelenip bu tümörlere yönelik tetkik yaptırmalarının gerekliliğine dikkat çekiyor.