Dünya NET (Nöroendokrin Tümör) Örgütü, tüm dünyada hastalığa dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve sorunlara çözüm bulmak amacıyla 10 Kasım olarak ilan ettiği Dünya NET Kanseri Farkındalık Günü’nde halkı, erken tanı ve doğru tedavi hakkında bilgilendirmeyi hedefliyor.

Türk Kanser Arastırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, nöroendokrin tümörleri, pankreasla sindirim kanalının mide, ince ve kalın bağırsak bölümlerinde ortaya çıkan sinsi bir hastalık grubu olarak tanımladı. Yavaş büyüyen bu tümörlerin erken teşhis ile tedavisinde başarı şansının yüksek olduğunu aktaran Prof. Yalçın, “Toplumda her 100 bin kişiden 5’inde görülen nöroendokrin tümörlere tanı konulmasında kromogranin A serum testi, 5HIAA idrar testi, endoskopik, radyolojik ve nükleer tıp tanı yöntemleri yardımcı oluyor. Kesin tanı biyopsiyle konuyor. NET’lerde çarpıntı, terleme, yüzde ateş basması, kızarıklık, ishal, şeker düşüklüğü gibi tipik bulgular izleniyor. Tümörler erken yakalandıklarında yüz güldürücü sonuçlarla tedavi edilebiliyor. Ancak benzer bulgular gösteren birçok hastalık olması sebebiyle NET’lerin teşhisinde yanılsamalar yaşanabiliyor. Yayılmış ve geç kalınmış durumlarda yaşam beklentisi ve yaşam kalitesinde azalma olabilir. Ne yazık ki NET’ler sıklıkla ileri evrede tanılanmakta. Örneğin pankreas kaynaklı NET hastalarının %60’ı ileri evrede tanılanmakta” dedi.

Hastalık başlangıcından tanı konulana kadar geçen sürenin 5-7 yılı bulabildiğine dikkat çeken Yalçın, hastalıkta ideal tedavinin; tümör yayılmadan veya köken aldığı organ duvarını aşmadan önce cerrahi müdahale olduğunu söyledi. Yalçın, “Bu tedavi seçeneği; tümörün boyuna ve yerine göre kesin iyileşme potansiyeli taşımaktadır. Erken tanı, tümörlerin büyüyüp başka organlara yayıldığı hallere kıyasla hastaya daha fazla tedavi seçeneği sunmaktadır” diye konuştu.