Sigara içmek, obez olmak, kadın olmak ve hipertansiyon hastası olmak böbrek kanserinde en önemli risk faktörleri olarak sıralanıyor. Kistik böbrek hastalığının da riski arttırdığını belirten Onkolog Prof. Dr. Erkan Topuz, böbrek kanserine yakalanma olasılığını etkileyen diğer etkenlere dikkat çekti. Prof. Topuz, “Sularda yüksek oranda arsenik olması, raf ömrü uzun olan katkı maddeli gıdaların tüketilmesi, böcek ilaçları, bitkilere konulan kimyasallar, aşırı alkol, yağ ve trans yağ tüketilmesi ve hava, su, toprak gibi yollarla alınan kimyasallar riski artıran diğer faktörlerdir” dedi.

BU BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR
Böbrekteki kitlelerin çoğunun, ileri evrelere ulaşana kadar belirti vermeyebildiğini, bu tümörlerin böbrekte sınırlı oldukları için, hastanın yaşam süresine olumlu katkı sağladığını vurgulayan Prof. Topuz, hastalığın en önemli belirtisinin idrarda kan gelmesi olduğunu söyledi: “Ağrı, kitleye bağlı olan semptomlar, böbrek tümörlerinin klasik tanımında rol oynar. Ateş, anormal karaciğer fonksiyonları, hipertansiyon, sedimantasyonun yüksekliği de böbrek kanserine işaret eden belirtilerdir.”

Tedavi edilmeyen vakalarda 5 yıllık yaşam şansının % 2’nin altında, erken evrelerde tedavi edilen vakalarda ise % 85’in üzerinde olduğunu belirten Topuz, tümörün büyüklüğünün tedavide önemli bir belirleyici olduğunu aktardı.

TEDAVİ HASTALIĞIN EVRESİNE GÖRE BELİRLENİYOR
Lokalize hastalıkta ilk tedavinin cerrahi olduğunu vurgulayan Topuz, çeşitli ajanlarla yapılan kemoterapinin tedavi protokolünde yer aldığını belirtti ve tedavi süreci hakkında şunları anlattı: “Eğer diğer böbrek tam işlev yapıyorsa, hastalıklı böbreğin çıkarılması en yararlı tedavi şeklidir. Mümkünse metastazlar çıkarılmalıdır. Böbrek tümörlerinde radyoterapinin sağ kalımı gösterilmemiştir. Cerrahi olamayan metastatik olgularda, gerektiğinde palyatif amaçlı radyoterapi uygulanabilir. Dentritik hücre bazlı aşılar ve antianjigenetik ajanları üzerinde günümüzde de çalışmalar vardır ve bu çalışmalar ümit vericidir. Kök hücre transplantasyonu da denenir, bazı vakalarda olumlu sonuçlar elde edilir.”

Böbrek tümörlerinde büyük üzüntülerin ve stresin rolü olduğu şeklinde yaygın bir düşünce olduğunu söyleyen Prof. Topuz, bu tezlerin kesin olarak bilimsel çalışmalarla ispat edilmediğini sözlerine ekledi.