Dr. İbrahim Ersoy ve Burcu Kaya, kardiyolog konuklarına kalp sağlığının nasıl korunması gerektiğini sordu. Kalp sağlığının korunması ile ilgili bilgiler aktaran Prof. Dr. Mehmet Emin Korkmaz, programda birinci ölüm nedeninin kadınlarda da kalp hastalıkları olduğunu ifade ederek “Menopoz döneminin 6-7 yıl sonrasında kadınlarda kalp hastalığı sıklığı erkeklerle eşitleniyor” dedi.

“KALP SAĞLIĞI İÇİN YÜRÜYÜŞ İLE BERABER AĞIRLIK EGZERSİZİ”

Kalp sağlığının korumasında ilk sırada egzersiz geldiğine işaret eden Korkmaz, “Egzersiz ile ilgili elimizde çok çalışma var. Özellikle 2018 yılında elimizde çok sayıda veri birikti. Kan basıncı kontrolü, kilo kontrolü, damar sağlığı ile ilgili çok faydası var egzersizin. Türkiye’de egzersiz ilkokulda beden eğitimi derslerinde öğrendiğimiz şeyler gibi algılanıyor. Ancak egzersiz düzenli yapılan hareket demektir. Amerikan Kalp Cemiyeti yürüyüşün tek başına yeterli olmadığını düşünüyor. Haftada 7 ila 10 saat olarak öneriyorlar. Bunun 2 saatini de göğüs, sırt kaslarını çalıştıracak ağırlık çalışmalarının içermesi gerektiğini söylüyorlar. Yürüyüş mutlaka ağırlık egzersizleri ile birleştirilmeli” diye konuştu.

Diyetin bölünmemesi gerektiğini önemle vurgulayan Korkmaz, modern toplumun sorununun kalori fazlalığı olduğuna işaret ederek, “The New Journal of Medicine’da bu sene yayımlanan bir makaleye göre diyetin hayat uzatıcı etkisi yok. Akdeniz diyeti için bile bu böyle. En çok önerilen Akdeniz tipi diyet. Dünya Sağlık Örgütü, Amerika Kalp Cemiyeti, Avrupa Kardiyoloji Derneği ve hatta UNESCO da bu diyeti Dünya Kültür Mirası arasına aldı. Bu referanslarla Akdeniz Diyeti dışında hiçbir diyetin anlamı yok” dedi.

“OMEGA-3’Ü İLE İLGİLİ BUGÜNKÜ VERİLER YETERSİZ”

Sigara kullanımının da kalp sağlığını büyük oranda etkilediğini belirten Korkmaz,  “Tütünün hiçbir formunun kullanılması gerekiyor dedi. Hipertansiyon ve şeker hastalığının kontrol altında tutulması gerektiğini de dile getiren Korkmaz, koruyucu önlemlerin sağlanması ile yüzde 75-80 oranında kalp sağlığının korunacağını belirtti.

Omega-3’ün kalp sağlığındaki etkinliği ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. İlyas Atar şunları kaydetti:

 “Omega-3 ile ilgili çok ciddi veriler var.  En son bu yıl içinde yayımlanan yeni bir çalışmada özel, saflaştırılmış bir formuyla yapılan 2 gramlık çok yüksek bir dozun faydalı olduğuna dair bir yayın çıktı. Ki bu kocaman bir balık yenilmesi anlamına geliyor. Balık yağı ile ilgili hastalarım bana sorduğunda ‘faydalı olduğuna dair veriler var, faydasız olduğuna dair veriler var tercihinize kalmış’ diyorum. Bugünkü veriler hala yetersiz ve yeni çalışmaların yapılması gerekiyor. Balık yağının cinsine göre alınan fayda değişecektir. Şu aşamada balık yağları faydalı gibi gözüküyor diyebilirim.”

Balık yağı preparatları ile ilgili yapılan bütün çalışmaların negatif olduğunu dile getiren Prof. Dr. Korkmaz,  “Spesifik bir formu var. Eikozapentaenoik Asit (EPA). Çok yüksek dozda EPA spesifik hasta grubunda yüzde 30-36 oranında mortalite azalması sağlandı. Bu çalışmada bu etkinin nasıl olduğu bilinmiyor bunu da ifade etmemiz gerekiyor” dedi.

“KOLESTEROL İLAÇLARININ BIRAKILMASININ SONUÇLARI ARAŞTIRILIYOR”

Kötü kolesterol ile ilgili devrimsel gelişmeler olduğunu vurgulayan Korkmaz, “ Kötü kolesterol neden-sonuç ilişkisidir. Koroner arter hastalığını yapan moleküldür. Erkekliği öldürür, sabahtan akşama kadar yumurta yiyip 90 yaşına kadar yaşayan hastalarım var gibi söylentiler var. Bunlar tamamen yanlıştır. LDR kolesterolün tedavi edilmesi gerekir. Kalp krizi geçiren bir hastada LDR’nin 50’nin altında en azından 70’in altında tutulması gerekiyor.  Televizyon yayınları sebebiyle hastalar ilaç kullanmıyor. Biz bundan çok çekiyoruz.  Bu kötülüktür” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Atar, Danimarka verisinde kolesterol ilacının medya etkisi ile bırakılmasının sonuçlarının araştırıldığını ve bu sonuçlara göre kalp krizi riskinin, kalp hastalığına bağlı ölüm riskinin belirgin oranda arttığının görüldüğünü söyledi.