Problem gözlükte mi, gözde mi?

Görme kalitesinde azalma ve renklerde soluklaşma gibi şikayetlerle ortaya çıkan katarakt, kişinin günlük yaşamını aksatacak boyutlara ulaşabiliyor.

Haberler 23.12.2013 - 12:50

Problem gözlükte mi, gözde mi?

Doğru tanı ve kısa sürede gerçekleştirilen bir operasyonla hem katarakt şikayetinden kurtulmanın hem de gözlük kullanmadan net bir görüntü kalitesi elde etmenin mümkün olduğunu belirten Memorial Şişli Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Barış Sönmez, katarakt ve tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Katarakt, ortalama 55-60 yaş civarındaki kişilerde gözün merceğinde başlayan hafif bir matlaşma ve sertleşme ile kendini göstermektedir. Hastalar tarafından kataraktın ilk belirtilerinin renklerin canlılığında ve görme kalitesinde azalma şeklinde tarif edilmektedir. Başlangıç seviyesinde kataraktıngörme kalitesinde azalma, araba farlarından şiddeti artan bir şekilde rahatsız olma, alacakaranlıkta ve sisli havalarda detayları görememe gibi belirtilere neden olmaktadır. Katarakt hastaları renkleri daha çok pastel tonlarda görmektedir.

TANI BİYOMİKROSKOP İLE KONUR
Katarakt tanısı biyomikroskop muayenesi ilekonulmaktadır. Katarakt bulguları lenste su tutulması, matlık, lensin şişmesi ve renk değiştirerek sarı -gri renk halini alması şeklinde açıklanmaktadır. Hastalar gözlük takmalarına rağmen yakını ve uzağı iyi göremezler ve bunun gözlükten kaynaklanan bir problem olduğunu düşünürler oysa ki problem katarakt nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

DİYABET DE KATARAKT NEDENİ OLABİLİR
Travma, gözde uzun süre kullanılan damlalar ve diyabet gibi bazı sistemik hastalıkları kataraktı beklenilenden daha erken ortaya çıkarmaktadır. Erken evre kataraktta gözdeki lensin şişmesi ve su tutmasına bağlı olarak hastaların yakını eskisine göre daha iyi, hatta yakın gözlüğü kullanmadan görebilmeleri hastalık belirtisi olarak algılanmalıdır.

KATARAKTTA TEK TEDAVİ SEÇENEĞİ CERRAHİ
Katarak tedavisinde tek seçenek ameliyattır. Katarakt görme keskinliğini belli bir seviyeye azalttığından mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Başlangıç seviyesinde katarak hastanın mesleki fonksiyonlarını veya günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başladıysa erken evrede tedavi edilebilir. Katarakt cerrahisinde son yıllarda önemli yenilikler yaşanmaktadır. Premium göz içi lenslerin kullanımıyla birlikte hastalar katarakt ameliyatı sonrası yaşamlarını eskiye oranla daha konforlu bir şekilde sürdürebilmekte ve multifokal göz içi lensler sayesinde gözlük kullanmadan uzağı ve yakını rahatça görebilmektedir.

AMELİYATTAN 3 GÜN SONRA GÜNLÜK YAŞAMA DÖNÜLÜYOR
Katarakt ameliyatında en yaygın kullanılan yöntem, halk arasında lazer cerrahisi olarak bilinen FAKO yöntemidir. Bu operasyonla sertleşmiş katarak kırılıp, temizlenerek yerine göz içi mercek yerleştirilmektedir. Operasyon 2 mm’den küçük bir kesiden yapılmaktadır. Yöntemin dikişsiz, ağrısız ve damla anestezisi ile yapılması hastaya büyük avantajlar sağlamaktadır. Lazer katarakt cerrahisinde gerçek anlamda son 1-2 yıldır kullanılmaya başlanmıştır. Hasta çok heyecanlı değilse tüm katarakt cerrahileri iğnesiz bir şekilde damla anestezi ile yapılmaktadır. Bu işlem 20-30 dakika sürmekte ve hasta 2-3 gün içerisinde normal yaşamına dönebilmektedir."

Sayfa Yükleniyor...