İlişkili Haberler

Vücuda girdikten sonra kanser hücrelerini tanıyıp bulabilecek şekilde tasarlanmış küçük moleküllere "akıllı molekül" deniyor. 

Her bir akıllı molekülün belli bir kanser türü için geliştirildiğini ve hastaya damar yoluyla verildiğini anlatan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Levent Kabasakal, kan dolaşımıyla kanser hücrelerini bularak yapışan molekülün, kanserli hücrenin içerisine girdiğini söyledi. 

Prof. Dr. Kabasakal, "Bu nedenle bu moleküller 'sihirli mermi' veya 'akıllı bomba' olarak da isimlendirilir. Esasında kanser tedavisinde bir model olarak değerlendirilir. Çünkü sadece kanserli dokuya etkisi vardır. Yan etkileri 'yok' denecek kadar azdır." ifadelerini kullandı.

Tedavinin oldukça kolay uygulandığını ve sonraki dönemde hastanın çevresinden uzaklaşmasının gerekmediğine işaret eden Kabasakal, şöyle devam etti: 

"Bu tedavinin hastaya hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur. Bu moleküller, laboratuvarda 'Lu-177' denilen radyoaktif bir maddeyle işaretlenerek atom tedavisi uygulamak için kullanılır. Ancak bu ilaç ticari olarak satılmaz ve uygulanan hastanedeki laboratuvarda üretilir. Türkiye'de ilk kez 2009'da ekibimle beraber kurduğum laboratuvarda üretilmiş ve kullanılmıştır. Merkezimiz, dünyada bunu kullanabilen 6. merkez olmuştur. Tedaviyi 2014'te, prostat kanserinde aynı laboratuvarda uygulayan 2. merkez olduk. Daha önce bu tedaviyi almak için yurtdışına giden hastalar, ülkemizde uygulanmaya başladıktan sonra dışarıya gitmek zorunda kalmamışlar, bu sayede ülkemize önemli bir döviz tasarrufu sağlanmıştır. Günümüzde yurtdışından çok sayıda hasta ülkemize bu tedaviyi almak için gelmektedir."

"YAŞAM KALİTESİ VE SÜRESİNİ OLDUKÇA UZATTIĞI GÖRÜLMEKTEDİR"

Prof. Dr. Levent Kabasakal, akıllı moleküllerle atom tedavisinin yaklaşık 15 yıldan beri kullanıldığını, kullanılan kanser türünün de her geçen yıl arttığını dile getirerek, "Kliniğimizde bin 700'den fazla tedavi uygulaması yapılmıştır" dedi ve şu bilgileri verdi: 

"Bizim, 225 nöroendokrin tümörlü hastada 5 yıldır takip ettiğimiz hasta sonuçları, 2016'da Avrupa kongresinde sunulmuş ve en iyi bildiriler bölümünde değerlendirilmiştir. Bu sonuçlara göre tedavi alan hastalarda ortalam