Prostat kanseri teşhisinde “utanma” nedeniyle de geç kalınıyor

Türkiye’de her 12 erkekten birinin prostat kanserine yakalandığını belirten Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Sinan Sözen, ürolojik şikâyetleri olan kişilerin doktora başvurmayı ihmal etmelerinin en önemli nedenlerinden birinin de utanma olduğunu söyledi, bu durumun teşhiste gecikmeye yol açtığına vurgu yaptı.

prostat.jpg

Üroonkoloji Derneği, 25-29 Eylül Dünya Üroloji Haftası nedeniyle, başta prostat kanseri olmak üzere ürolojik şikayetleri olanları doktora başvurmaya teşvik etmeyi ve toplumda bilinç oluşturmayı hedefliyor.

Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Sinan Sözen, prostat kanserinin erkeklerde sık görülen kanserler arasında yer aldığını belirtti.

Prostat kanserine neyin sebep olduğunun tam olarak bilinmediğini aktaran Prof. Sözen, “Ürolojik şikâyetleri olan kişilerin doktora başvurmayı ihmal etmelerinin en önemli sebebi de, utanma nedeniyle yakınmaların göz ardı edilmesidir” dedi.

ERKEN TANI İLE KANSERDEN ÖLÜMLER AZALIYOR

Prof. Dr. Sözen, tümörün başka organlara yayılmadan erken tanı almasıyla prostat kanserine bağlı ölüm oranının ciddi düzeyde düştüğünü vurguladı. Özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan 40 yaş üstü erkeklere ürolog muayenesinden geçmelerini ve özel bir kan testi olan PSA yaptırmalarını önerdiklerini aktaran Sözen, bu risk grubunda olmayanlarda ise kontrollerin 50 yaşında başlamasının uygun olduğunu bildirdi.

PROSTATTA "AKILLI BİYOPSİ" İLE KANSER TANISI

 Son yıllarda prostat kanserinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Sözen, “Bu kapsamda klasik biyopsi yönteminin yanında hedefe yönelik biyopsiler ile sadece tümörü hedefleyen, diğer organların korunduğu fokal tedavi yöntemleri uygulanıyor. Bu gelişmeler, tanı ve teşhiste büyük başarılar elde edilmesine olanak sağlıyor" diye konuştu. 

"MR İLE YAPILAN YÖNTEMLE, BİYOPSİ TEKRARI ORTADAN KALKIYOR"

Üroonkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı da prostat kanseri tedavisinde "MR füzyon biyopsisi" hakkında bilgi verdi. Hedefe yönelik uygulanabilen ve biyopsi tekrarını ortadan kaldıran yöntemin "akıllı biyopsi" olarak nitelendirilebileceğini belirten Eskiçorapçı, prostat organından doku biyopsisi yapılarak tanı konulduğunu ve bunun hala standart bir yöntem olduğunu söyledi.

“KESİN TANI İLE TEDAVİ HIZLI YAPILIYOR”

MR teknolojisinin kullanılmasıyla prostat kanseri teşhis ve tedavisinde önemli başarılar elde edildiğini dile getiren Eskiçorapçı, erken teşhis ve tedavi açısından avantaj sağlayan teknolojiler hakkında şunları söyledi:

"MR füzyon ile ultrason eşliğinde yapılan biyopsiler günümüzde özellikle ilk biyopsi negatif çıkan hastalarda, iç kısım tümörlerinde çok faydalı oluyor. Bu yöntemle, biyopsi tanısal etkinliği yüzde 90'ların üstüne çıktı. Biyopsinin birkaç kez tekrarlanmasını sağlayan yöntemle, tümör tespit edilerek 3 boyutlu olarak görüntüleniyor ve tek seferde biyopsi alınabiliyor. Böylece, daha doğru ve kesin tanı konarak tedavi çok daha hızlı planlanıyor. Son yıllarda, prostat kanserli bölgelerin tanısında kullanılan multiparametrik MR, ultrasona göre çok daha yüksek başarı göstermektedir. Üç farklı MR çekiminin tek seansta yapıldığı multiparametrik MR ile prostat içindeki tümörün yeri net şekilde belirleniyor."

Sayfa Yükleniyor...