Bilim insanları tarafından ilk olarak 1994’de Viyana Üniversitesinde geliştirilmeye başlanan ‘Sesötesi Dalgaları Teknolojisi’ yapılan başarılı ameliyatların ardından tüm dünyada uygulanmaya başlandı. HIFU olarak adlandırılan bu yöntem; yüksek yoğunluklu ultrason dalgalarının prostata iletilmesiyle yayılmamış prostat kanserlerini tedavi edebiliyor. Tedavi, ultrason enerjisinin iletildiği dokuda ısı artışı sağlayarak hedef bölgedeki hücrelerin tahrip olmasına ve kanserin robotik yolla kansız ve bıçaksız olarak yok edilmesine olanak sağlıyor.

Türkiye’de HIFU teknolojisini uygulayan isimlerden biri olan Prof. Dr. İhsan Karaman; "Bu sistemde etraftaki organlara hasar verilmeden kanser dokusuna müdahale edilebiliyor. Diğer ameliyatlara göre birçok avantajı bulunan ‘Sesötesi Dalgaları Teknolojisi’ vücutta kesi, delik ve kanama olmadan, radyasyona maruz kalmadan, hastanede kalma süresi daha kısa olarak gerçekleştirilebiliyor. Aynı zamanda tedavinin tek ameliyatta tamamlanamadığı durumlarda tekrar uygulanabiliyor olması ve sonrasında gerektiğinde diğer alternatif tedavi yöntemlerine geçilmesine olanak sağlıyor" dedi.

Yöntemi hastası Tanaş Kıryako’ya da uygulayan Prof. Karaman; "Hastalık yayılmamış evrede ve ameliyat dahil tüm seçeneklere uygundu. Hastamız daha hafif ve az zarar veren bir yöntem istediğinden, kendisine ‘Sesötesi dalgaları’ teknolojisi uyguladık. 2 saat süren başarılı bir operasyon sonrasında hastamızın durumu gayet iyi. Hastamız birkaç gün ev istirahatının ardından normal günlük aktivitesine dönebilecek durumda. PSA düzeyi ölçümleri için 3 ay sonra gerekli kontrolleri yapılacak" diye konuştu.

Tanaş Kıryako ise, “3 ayda bir rutin kan tahlillerimi yaptırırım. Son yapılan tahlillerimde kanda PSA değeri yüksek çıktı. Kanser olduğum anlaşılınca hiç üzülmedim. Hiçbir şikayetim, rahatsızlığım ve belirtim yoktu. Bazı yöntemler söylendi bana ve ben bunun içlerinden en uygunu olacağını düşünerek tereddüt etmeden doktoruma güvendim. En güvenli ve sonrası açısından en rahat HIFU yönteminin olduğunu öğrendim” ifadesini kullandı.

"YÖNTEM, KURTARMA TEDAVİSİ OLARAK DA KULLANILABİLİR"
Prof. Dr. M. İhsan Karaman yöntemin, Gerek yaş gerekse genel durumlarından dolayı klasik açık ameliyatın uygulanmadığı kimselerde, daha önce radyoterapi almış veya açık ameliyat geçirmiş kimselerde “kurtarma” tedavisi olarak da uygulanabildiğini belirtti.

HIFU teknolojisi, prostat kanseri tedavisinde, kalın bağırsaktan (anüsten) giriş yapılarak önce prostat değerlendirilir, bilgisayar programı yardımıyla tahrip edilecek yerler belirlenir. Daha sonra cihaz, robotik programı ile belirlenen yerlere atış yaparak ısıyla tahrip eder. Bu tedavi prostatın hacmine bağlı olarak bir buçuk ila iki buçuk saat arasında bir zaman boyunca devam eder.

Yaş sınırı olmayan ve eşlik eden hastalıklar açısından spinal veya genel anestezi alabilecek her hastaya uygulanabilen bu yöntem ameliyathanede, anestezi altında yapılır. Hasta sadece en çok iki gün sondalı kalır ve sonra taburcu olur. Birkaç gün sonra ise normal günlük aktivitelerine dönebilir. Evre T1-T2’de yani yayılmamış olan lokalize prostat kanserli hastalarda uygulanabilen yöntem, özellikle açık ameliyatın riskli olduğu hasta grubunda ve radyoterapi sonrası nüks durumunda başarıyla uygulanabiliyor.

Prostat kanseri tedavisine hiçbir yöntem için “kesin çözüm” denemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. İhsan Karaman; “2010 yılında 803 hastalık serilerinde bildirilen 6.5 yılda % 98 kansere-özgü yaşama oranı, HIFU yönteminin yüksek başarısını göstermektedir. Doğru seçilmiş vakalarda uygulandığında, vücuda çok daha az zarar vererek, klasik açık ameliyatın başarısını yakalamaktadır”’ dedi.