“Sağlıkta dijital dönüşümden yapay zeka uygulamalarına geçtik”

Uluslararası Sağlıkta Yapay Zeka Kongresinde konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Dr.Şuayip Birinci, sağlıkta dijital dönüşümden yapay zeka uygulamalarına geçildiğini söyledi, “Hastalar için kendi sağlığını yönetebilme, hekimler için teşhis ve tedavi süreçlerini daha verimli hale getirme, karar alıcılar için ise nitelikli ve rasyonel karar alma mekanizmalarını bu dönüşümle gerçekleştirmek istiyoruz. Böylece hem sağlık politikalarını sürdürebilir kılacağız hem de sistem ihraç edebileceğiz” dedi.

ntv.com.tr 20.01.2020 - 12:37

suyip-birinci1.jpg

Uluslararası Sağlıkta Yapay Zeka Kongresi, farklı disiplinlerden kişilerin katılımıyla İzmir’de yapıldı. Medimagazin’den Dr. İbrahim Ersoy’un haberine göre, İzmir Sağlık Müdürlüğü ve SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen kongrede, son yıllarda öne çıkan yapay zeka uygulamaları ve bu uygulamaların sağlık pratiğinde uygulamaları tartışıldı.

Kongrede Sağlık Bakanlığının konuyla ilgili çalışmalarını Sağlık Bakan Yardımcısı Dr.Şuayip Birinci anlattı. ‘Sağlıkta Dijital Dönüşümden Yapay Zekaya Geçişin Hikayesi’ başlıklı sunumunda Dr.Birinci, uygulamalarda amaçlarının sağlık sorunları ve karmaşık düzenlemelere karşı akılcı çözümler üretmek olduğunu belirtti.

“AMACIMIZ SİSTEM İHRAÇ ETMEK”

Sağlık Bakanlığında yapılan inovatif çalışmaların temel amacının toplam sağlık çıktısını iyileştirmek olduğunu belirten Dr.Şuayip Birinci, “Hastalar için kendi sağlığını yönetebilme, hekimler için teşhis ve tedavi süreçlerini daha verimli hale getirme, karar alıcılar için ise nitelikli ve rasyonel karar alma mekanizmalarını bu dönüşümle gerçekleştirmek istiyoruz. Böylece hem sağlık politikalarını sürdürebilir kılacağız hem de sistem ihraç edebileceğiz” diye konuştu.

“KADINLAR E-NABIZI DAHA ÇOK KULLANIYOR”

2010 yılında uygulamaya konulan Merkezi Hekim Randevu Sistemiyle günlük 630 bin randevu verilirken, sisteme kayıtlı 46 bin hekim bulunduğunu kaydeden Bakan Yardımcısı, şöyle konuştu:

“2015 yılında e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemini devreye aldık. Vatandaşlarımız buradan şimdiye kadar konulmuş tüm teşhislerini, tahlillerini, radyolojik görüntülerini, hastane ziyaretlerini, giyilebilir cihazlarından gelen günlük sağlık verilerini, ilaç ve hastalık raporlarını, aşı takvimlerini ve yapılan aşılarını görebiliyor, aile hekimlerini değiştirebiliyor, kalp krizi riskini hesaplayabiliyor ayrıca organ bağışı ve kan bağışı bildirimi yapabiliyor, içecekleri ilaç hatırlatmalarını kurabiliyor, en yakın hastane, eczane gibi bilgilere erişebiliyor aldıkları sağlık hizmetine dair memnuniyetlerini sistem üzerinden beyan edebiliyorlar. Dünyanın alanında en kapsamlı düşünülmüş kişisel sağlık kaydı sistemi olması, bireyden sağlık yöneticisine tüm sağlık sisteminin yönetimini kolaylaştıracak altyapıyı sunması projeye dünyanın en iyisi ünvanını getirdi. Şu an 16 milyonun üzerinde kullanıcımız var ve 4 milyon organın bağış bildirimi yapılmış durumda. Burada kadın vatandaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum, çünkü kullanım oranları yüzde 57 ile erkeklerin önündeler.”

“NABZI EN YÜKSEK TUNCELİ, VÜCUT KİTLE ENDEKSİ EN DÜŞÜK MUŞ”

Türkiye’deki sağlık istatistiklerine de değinen Dr.Şuayip Birinci şu bilgileri verdi:

“Şu an sistemdeki verilere göre Türkiye’de nabız ortalaması 81, nabzı en yüksek il Tunceli, en düşük il ise  Amasya. Türkiye’nin adım ortalaması 4 bin 975, bu sayı ile Avrupa ortalamasının gerisindeyiz bu hususa da bu vesile ile dikkati çekmek isterim. Vücut Kitle Endeksimiz 25,96, Vücut Kitle Endeksi en yüksek Bitlis, en düşük il ise Muş.”

“HEKİMLER, HASTAYA VERİLEN RADYASYON MİKTARINI BİLE GÖRECEK”

Teletıp Sisteminin de 2015 yılında açıldığını kaydeden Dr. Birinci, "Tüm sağlık tesislerindeki tıbbi  görüntüleri ve radyolojik raporları Teletıp Sistemi ile tek platformda topladık. Artık vatandaşlar kamu, özel, üniversite dahil tüm sağlık tesislerine giderken yanında film ve rapor taşımak zorunda kalmıyor. Yakın bir sürede mamografi tetkiklerini hekimlerden önce bu sistem üzerinde çalıştıracağımız yapay zeka uygulamasına değerlendirtdikten sonra radyologlarımıza okutup hekimlerimizin işlerini kolaylaştıracak ve olası hataları azaltma şansına erişmiş olacağız. Radyolojik tetkik başına kesit sayısından cihazın çekim sırasında verdiği radyasyon miktarına varıncaya kadar çok detaylı bilgiyi sistemle ölçebiliyoruz. İnşallah yakın bir sürede hasta ve hekimlerimize tetkiklerle verilmiş radyasyon miktarını da e-nabız üzerinden göstermiş olacağız. Amacımız kritik seviyeye ulaşmış ise radyasyonsuz başka bir tetkik seçeneğinin düşünülmesini ve olası yüksek radyasyonlu cihazlar varsa tespit ederek gerekli çalışmaların yürütülmesini sağlamaktır" dedi.

“TÜM SİSTEMLER YERLİ”

Bu sene içinde çekim kalitesini ölçen sistemi de devreye alacaklarını bildiren Birinci, kullandıkları tüm sistemlerin yerli olduğunu ve hiçbir lisans bağımlılığı oluşturmadıklarını ve bu başarılı süreci tamamen bu ülkenin mühendisleriyle gerçekleştirdiklerini anlattı.

“ÖNEMLİ TASARRUF SAĞLANIYOR”

Sistemde şu an 209 milyon görüntü, 93 milyon rapor olduğunu belirten Sağlık Bakan Yardımcısı Dr.Birinci  “Yakın zamanda geçmiş görüntülere bakma zorunluluğu getirdik. Tüm MR  ve Tomografilerin %10’nun son altı ayda tekrarının olduğunu tespit ettik ve hekimlerimiz tetkik isteklerinden %70 oranında vazgeçti. Böylece yüzde 7’lik gereksiz çekimin önüne geçerek yıllık 125 milyon lira  tasarruf oluştu, buna ilaveten SGK nın gösterdiği işbirliği sonrası  sisteme gelmeyen görüntülerin ödenmemesinin sağlanmasıyla MR ve Tomografide toplam tasarrufun, önceki yıllara göre artış trendi dikkate alındığında yüzde 20’nin üzerine çıktığını değerlendiriyoruz” diye konuştu. 

"MEKANSAL İŞ ZEKASIYLA İHTİYACA YÖNELİK PLANLAMALAR YAPIYORUZ"

Kurdukları Mekansal İş Zekasıyla hasta ve hastalık hareketlerini izlediklerini de belirten Dr.Birinci “Böylece vatandaşımıza tedavi için başka bir il ya da ilçeye gitme gerekçesini ortadan kaldırmak, ilgili bölgeye hekim yada tesis planlaması yaparak sağlık hizmetine daha kolay ulaşabilmelerini sağlamak, nereye ambulans nereye aile sağlığı merkezi yapmamız gerektiğini sistem bize gösterebiliyor. Hastaneye gelen hastaların nerelerden ve hangi hastalık için geldiğini de takip ederek o hastaların yaşadığı yerde o hizmeti alması için hastane yatırımları planlıyoruz. Yine Kuş Gribi veya Kene haritası gibi toplum sağlığını ilgilendiren hastalık risklerini sistem aracılığıyla sağlığı sürekli gözetim altında tutup, ihtiyaca yönelik planlamalar yapıyoruz” dedi.

“SAĞLIK PROFESYONELLERİ İÇİN YEPYENİ BİR PLATFORM GELİYOR”

Yakında tüm sağlık profesyonellerinin işe başlayış işlemlerinin yapılacağı ‘Entegre Kurumsal İşlem Platformu’nun açılacağını da söyleyen Bakan Yardımcısı, “Burada personelimizin sicil bilgilerinin olduğu detaylı profil özellikleri olacak. Özgeçmişlerini düzenleyip, izin, rapor, maaş, işlemlerini de buradan yapabilecekler. Kamu özel her sağlık profesyoneli tüm iş ve işlemlerini elektronik imzası ile bu sistem üzerinden yapabilecek ve özel sektörde çalışan kişinin sigorta başlayış bildirimi gibi diğer kurumlara illetilmesi gereken bildirimler de otomatik olarak yapılmış olacak. Bu sitemle hekimlerimiz aynı zamanda birbirleriyle iletişimlerini kuvvetlendirecek vaka paylaşımları da yapabilecek, gerektiğinde yazılı veya görüntülü görüşme yapabilecekler, hatta ihtiyaç halinde gruplar oluşturup tartışma yapabilecekleri bir platform oluşturuyoruz” diye konuştu.

SİNA: SAĞLIĞI ANALİZ EDİP YOL GÖSTERİYOR

“Bakanlıklar arasında Türkiye'de en çok dijitalleşen kurumların başında geliyoruz” diyen Dr.Şuayip Birinci, tüm uygulamaların tacı olarak nitelendirdiği SİNA (Sağlıkta İstatistik ve Nedensel Analizler) projesiyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Kamu özel tüm hekimlerimizin kendi branşında, verdiği sağlık hizmetine dair her bilgiye hekimin çalıştığı kurum, il ve ülke düzeyinde karşılaştırılmış verileri görmesini sağlayarak sağlık yönetiminde etkili olmasını sağlıyoruz. SİNA ile bir hekimin günlük reçete sayısını, muayene başına reçete, reçete başına ne kadar ilaç yazdığını, yazdığı ilaçların içinde antibiyotik oranını ve bu ilaçların ne kadarının yerli ne kadarının ithal ilaç olduğunu kendisine gösteriyor ve biz de ayrıntılı görebiliyoruz. Muayene başına laboratuvar ve görüntüleme, hangi görüntüleme tetkiklerini tercih ediyor, kendi branşında çalıştığı kurumdan tüm ülkedeki hekimlerin ortalama oranlarına kadar her detayı görebiliyor.”

NEYİM VAR? SİSTEMİ 

Her gün hastaların yüzde 6 sının yanlış branşa başvurduğunu söyleyen Birinci, "Bu oranın günde 120-130 bin hasta olduğu dikkate alınırsa her gün büyük ölçekli 10-12 hastanenin baktığı kadar hastanın doğru hekime başvurmasına yardım etmek için randevu alma sırasında sistem hastaya sorular sorarak hangi branşa başvurması gerektiğini ve olası beş adet teşhisi de öngören oranlarıyla vatandaşın kendisine söylemeyi amaçladığımız Neyim Var Sistemini bu yıl içinde insanımızın hizmetine açmayı hedefliyoruz Bu sistem sayesinde hastaya acile başvurması durumunda yeşil hasta olduğunu ve acil hasta olmaması nedeniyle yaklaşık ne kadar süre bekleyebileceğini de söyleme fırsatımız olacak" dedi.

“DİJİTALLEŞMEDE DÜNYA İKİNCİSİYİZ”

Avrupa’nın toplamından beş kat daha fazla üst seviyede dijital hastane sayısına eriştiklerini ve bu hususta en gayretli ve başarılı illerin başında İzmir’in geldiğini ifade eden Birinci, “Dijitalleşmede Amerika’dan sonra dünyada ikinci olmanın gururunu yaşıyoruz ve bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kişi ve paydaşlara da teşekkürlerimi ifade ediyorum" diye konuştu.

VİDEO: YAPAY ZEKA AKCİĞER KANSERİNİ TEŞHİS EDİYOR  (22.05.2019)

Sayfa Yükleniyor...