Türkiye Emekliler Derneği, bir emekli üyesi adına, özel ve üniversite hastanelerinin sigortalılardan alabileceği fark ücretini yüzde 30'dan yüzde 70'e çıkartan Bakanlar Kurulu Kararı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay'da dava açtı.

Dava dilekçesinde, Bakanlar Kurulu Kararı olarak yayımlanan kararname eki ile daha önce yüzde 30 olarak uygulanan fark ücretinin sınırının yüzde 70'e kadar çekilmesine imkan tanındığına işaret edildi. Her ne kadar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 73. maddesi ile Bakanlar Kurulu'na bu konuda bir misli arttırma yetkisi verilse de yüzde 30 olarak belirlenen oranın kısa bir süre sonra yüzde 70'e çıkarılmasının makul olmadığı belirtilen dilekçede, ''Son bir yıl içerisinde sosyal ve ekonomik şartlarda ne gibi anormal değişiklikler vaki olmuştur ki, bu oranı bir anda 70'e çıkarma ihtiyacı hasıl olmuştur? Bunun haklı, makul, sağlam ve tutarlı bir gerekçesinin bulunmayacağı açıktır'' denildi.

Dava konusu karar kapsamındaki sağlık kuruluşlarına, fark ücreti oranı konusunda aşırı marj ve esneklik tanındığı ifade edilen dilekçede, şu görüşlere yer verildi:

KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASINA GİDİLMEMİŞTİR
''Sağlık hizmeti alacak olan kişilerin söz konusu sağlık kuruluşlarının bu geniş alanda hangi oranda ilave ücret alacağını araştırmaları ve bunlarla ilgili sağlıklı sonuç elde etmelerinin ne kadar zor bir iş olacağı kuşkusuzdur. Bunun sonucunda hizmet alanların, hizmet verenlerin insafına terk edildiği bir tablo oluşacaktır. Dava konusu bu kararın, büyük karmaşa ve kaosa yol açılacağı, büyük şikayet ve sorunları ortaya çıkaracağı ve bundan Anayasa'nın temel ilkelerinden biri olan sosyal devletin zarar göreceği açıktır. Ayrıca dava kapsamındaki bir sağlık kuruluşuna müracaatla uzun süreli tetkik ve tedavi hizmeti alması gereken bir hasta daha önceden azami yüzde 30 ilave ücret ödeme riski taşırken, şimdi hastanın bu riski yüzde 70 seviyesine çıkarılmaktadır. Dava konusu kararda bu durumda olan kişilerin kazanılmış haklarını koruma doğrultusunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle de dava konusu karar hukuka aykırılık yaratmaktadır.''

Gerek katkı payları gerekse ilave ücretle ilgili idari yargıda sonuçlanan davaların kararlarında ya da görülmekte olan davalarda ortaya çıkan yürütmeyi durdurma kararlarında, dava konusu kararın, Anayasa'nın 2. maddesindeki ''sosyal hukuk devleti'', 10. maddesindeki ''eşitlik'' ve 11. maddesindeki ''kanunların Anayasa'ya aykırı olamayacağı'' ilkeleri ile 56. maddesindeki sağlık hizmetleri ile ilgili düzenlemeye aykırılık taşıdığı yönünde görüş oluştuğu savunulan dilekçede, ayrıca dava konusunun İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi hükümlerine de açıkça aykırı düştüğü öne sürüldü.

MAAŞ ZAMLARI VE ENFLASYON RAKAMLARI ORTADA
Dilekçede, belirtilen gerekçelerle özel ve üniversite hastanelerinin sigortalılardan alabileceği fark ücretini yüzde 30'dan yüzde 70'e kadar çıkarılmasına olanak veren düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi. Türkiye Emekliler Derneği Hukuk Danışmanı Cafer Tufan Yazıcıoğlu, 8 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nın, üniversite ve özel hastanelerin, çalışan ve emeklilerden alabileceği fark ücreti sınırını yüzde 30'dan yüzde 70'e yükselttiğini söyledi.

Yazıcıoğlu, ''Enflasyon rakamları ortadayken, maaşlara yapılan zamlar ortadayken, ekonomik ortam ortadayken yüzde 30 tespitinin üzerinden daha bir buçuk yıl geçmeden bu oranın yüzde 100'ün üzerindeki bir artışla yüzde 70'e çıkarılmasının izahı mümkün değildir. Bu nedenle Bakanlar Kurulu Kararı olan kararname ekinin iptali için üyemiz adına Danıştay'da dava açtık'' dedi. Tufan Yazıcıoğlu, daha önce sağlık hizmetlerinden ilave ücret alınmaması amacıyla, yapılan sözleşmelerin iptali için açtıkları davanın da devam ettiğini anımsattı.