NTV

Sahte kongre ve dergilerde patlama

Sağlık

Tıp dünyasında sahte dergi ve kongrelerde inanılmaz bir artış yaşanıyor. Bilimsel itibarı yüksek kongre veya dergilerin küçük nüanslarla sahteleri yapılıyor. Kongre isimlerindeki bir tire (-) bile önemli hale geliyor.

“Entomology-2013” isimli bir konferansta konuşma yapmak üzere davet edilen bilim insanları, böcekler üzerinde çalışan bilim insanlarının ileri gelen derneklerinden birine sunum yapmak üzere seçildiklerini düşünmekteydiler.

Medimagazin’den Dr. Sinan Korukluoğlu’nun aktardığına göre, bu bilim insanları yanıldıklarını zor yoldan öğrendi. Akıllarındaki itibarlı ve bilime adanmış kongrenin adında ufak bir fark vardı: “Entomology 2013” (tire olmadan). Özel konuşmacı olarak kaydoldukları kongreye davet e-posta yoluyla yapılmıştı, davet sahibi yayınları inceleyen akademisyenler değildi. Sunum yapmayı kabul edenlere daha sonra bu ayrıcalık için ağır bir ücret tahakkuk ettirildi, öz geçmişini şişirmek isteyen ve ödeme yapan herkes podyumda boy gösterdi.

Entomoloji Cemiyetine e-posta yazan bilim insanlarından biri “Zannediyorum aldatıldık” diyerek hislerini ifade etmişti.

Bu bilim insanları, psödo-akademiya diye adlandırılan ve itibarlı başlıkları olan kongreler ve bunlara sponsor olan dergilerle tamamlanan paralel bir dünyaya düşmüşlerdi. Bu dergiler ve toplantıların pek çoğu iyi bilinen yayınlar ve toplantılar ile benzer isimlere sahiptiler.

Stanford Üniversitesi Dekanı ve taklitleri bulunan “Clinical Trials” adlı derginin editörü olan Prof. Dr. Steven Goodman, akademik yayınların bedava erişilebilmesi amaçlı hareketin temsil ettiği bu fenomeni “açık erişimin karanlık yanı” olarak tanımlıyor.

Bilimsel yayıncılık mesleki topluluklar ve tamamen abonelik ücretlerine dayalı kurumlar için geleneksel iş modelinden kişilerin çalışmalarını internet üzerinden açık erişimli yayımlatmak için kendileri ödemesi modeline kaydığından beri bu dergi ve konferansların sayısı patlama yaptı.

Açık erişim başlangıcını yaklaşık on yıl önce yaptı ve “Bilim Halk Kütüphanesi” tarafından yayımlanan ve iyi bilinen, danışman incelemesi sonucunda yayımlanabilen yazıların olduğu dergilerin bu akıma girmesi ile hızla yaygın katılımcı kazandı. Bu makaleler PubMed gibi itibarlı veri tabanlarında, kalitelerinden dolayı listelenmekteydi.

Fakat bazı araştırmacılar, ücret karşılığı herhangi bir şeyi yayımlayan çevrim içi dergilerin hızla çoğalmasına karşı ikaz etmekteler. Uzman olmayan kişilerin internet üzerinden yaptıkları araştırmalarda güvenilir araştırmaların ıvır zıvırdan ayırt edilmesinin zorluğuna dikkat çekiyorlar. Prof. Dr. Goodman, birçok kişinin dergi evrenini bilmediğini ve başlığından bir derginin gerçek mi, taklit mi olduğunu ayırt edemeyeceğini söylüyor.

Araştırmacılar ayrıca, üniversitelerin akademisyenlerin öz geçmişlerini değerlendirirken yeni zorlukla karşılaştıklarını belirtiyorlar. Listelerindeki yayınlar gerçekten zorlu dergilerde mi, yoksa taklitlerinde mi yayınlanmış? Bazı akademisyenler ise bu dergilerin editöryal kurullarında yanlışlıkla görev almayı kabul ettikten sonra kurtulmalarında yaşadıkları zorlukları ifade ediyorlar.

NATURE HAREKETE GEÇTİ
Bu fenomen, en zor yayın kabul eden ve en saygın dergilerden biri olan “Nature”ın dikkatini çekmiş. Dergi, yakın zaman önce yayımladığı bir basın bülteninde tartışmaya açık yayıncıların sayısındaki artışa dikkat çekerek, bunların kara listeye alınmasını veya belli standartlara sahip açık erişimli dergiler için bir beyaz liste yapılmasını tartışmaya açmış durumda. Ayrıca, bir dergi veya yayımcıya çalışma göndermeden önce neler yapılması gerektiğine dair bir kontrol listesi de yayımlamış.

4 BİN KADAR DERGİ VAR
Denver’daki Colorado Üniversitesindeki araştırmacı kütüphaneci Jeffrey Beall, “yağmacı açık erişimli dergiler” adını verdiği bir kara liste oluşturmuş. 2010 yılında listesinde 20 yayımcı varken, günümüzde 300’den fazla yayımcı var. Tahminine göre bugün 4 bin kadar yağmacı dergi mevcut, bu sayı açık erişimli dergilerin yüzde 25’ini oluşturuyor. Bu dergilerin yaptığını “kolay para, az iş, başlangıç için düşük bir bariyer” olarak tanımlıyor.

YAPTIKLARI İŞİN ETİK VE MEŞRU OLDUĞU İDDİASINDALAR
“Beall Listesi” olarak bilinen listedeki dergiler ücretleri web sitelerinde genellikle ilan etmiyorlar ve çalışma dergiye gönderilene kadar yazarlara bilgi de vermiyorlar. Akademisyenleri makale göndermeye ve editöryal kurullarda olmaları için e-postalarla davet ediyorlar. Ancak bu yayımcılar, yayımladıkları çalışmaların danışman incelemesinden geçtiğini ve yaptıkları işin meşru ve etik olduğunu iddia ediyorlar.