İlişkili Haberler

Anne içiciliğinin oğulların sperm sayıları üzerindeki zararlı etkisinin daha önce yapılan araştırmalarda ortaya konduğunu belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıklar ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Tavmergen, sigara içen babaların oğullarının daha düşük sperm sayısına sahip olduğunun araştırma ile kanıtlandığını söyledi.

PLOS One'da yayınlanan araştırmanın detaylarını anlatan Dr. Tavmergen, şunları söyledi:

“17-20 yaşlarında 104 erkeğin babaları üzerinde araştırıma yapıldı. Babaları sigara içen erkeklerin babaları sigara içmeyenlere göre yüzde 41 daha düşük sperm konsantrasyonu ve % 51 daha düşük toplam sperm sayısına sahip olduğu görüldü. Ayrıca babanın sigara içiciliği ile çocuk sağlığı sorunları ve kız çocuklarında daha kısa üreme dönemi arasında da güçlü ilişkiler olduğu belirtiliyor.  

“GAMETLER MUTASYONA UĞRUYOR, SPERM KALİTESİ DÜŞÜYOR”

Anne yumurtalığından farklı olarak, babanın gametleri yaşam boyunca sürekli bölünüyor ve mutasyonlar sıklıkla hücre bölünmesinin kesin anında gerçekleşiyor. Tütün dumanının mutasyonlara neden olan birçok madde içerdiği bilinmektedir. Böylece gebe kalma anında, gametlerin mutasyona uğradığını ve böylece erkek yavrularda sperm kalitesinin düşmesine neden olan genleri geçirdiği tahmin ediliyor.

“ÇOCUĞUN SAĞLIĞI ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİ YARATIYOR”

Ayrıca, daha önce yapılan çalışmalar, sigaranın DNA tellerinde kırılmaya neden olabilmesi sebebiyle erkek sigara içenlerin spermlerinde daha fazla DNA hasarı olduğunu göstermişti. Sigara içen babaların çocukları, belirli sağlık bölgelerinde sigara içmeyen babalara kıyasla dört kat daha fazla DNA mutasyonuna sahiptir ve bu da çocuğun sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Sperm sayısı ile hamilelik şansı arasında bir bağlantı olduğu biliniyor bu nedenle babası sigara içen erkeklerin gelecekte çocuk sahibi olmaları zorlaşıyor. Babanın sigara içmesi, kız çocuklarında daha kısa üreme süreleri ile kendini gösteriyor.”

SİGARA HEM DOĞUM ÖNCESİNDE HEM DOĞUM SONRASINDE BEBEĞE ZARARLI

Sigaranın yarattığı diğer zararlara da değinen Dr. Tavmergan, “Erken doğumlara, doğum eylemi ile açılması gereken su kesesinin gerekenden çok daha önce açılarak bebeğin, gelişimi tamamlanmadan doğum yoluna girmesine, bebeğin gelişme geriliğine ve akciğer gelişiminin engellenmesine, bebeğin kalp ve damarlarında yapısal değişikliklere ve bağışıklık sisteminde bozulmalara, tansiyon yükselmesi ve ödemlerle seyreden gebelik zehirlenmesine, plasentanın erken ayrılmasına ve annenin doğumdan sonra sütünün miktarında azalmalara yol açmaktadır” dedi.

“BEBEK SAHİBİ OLMAK İSTEYEN SİGARADAN UZAK DURSUN”

 Doğum sonrası pasif içiciliğin ise bebeklerde ve çocuklarda en sık ve en önemli zararının akciğer ve solunum yollarına olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erol Tavmergen, “Böyle çocuklarda astım gelişme riski artmakta ve akciğer enfeksiyonları daha zor iyileşirken, nezle, sinüzit ve bronşiyolit daha sık oluşmaktadır. Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda besinlerin mideden yemek borusuna kaçışları olarak tanımlanan gastro-özofageal reflü gelişmektedir. Pasif içici durumunda olan bebek ve çocukların kalp ve damar yapılarının damar sertliğine eğilimli olmasına yol açmaktadır. Gebeliği süresince yoğun sigara tüketen anne adaylarının bebeklerinde doğuştan kalp deliklerinin oluşması tetiklenmektedir.

Bütün bunlar göz önüne alındığında bebek sahibi olmak isteyen anne ve baba adaylarının sigaradan uzak durmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

VİDEO: SİGARA İÇMEK GENLERİ BOZUYOR