Son 10 yılda Türkiye'nin dünyada sigara bırakma konusunda çağ atladığını söyleyen ve sigaranın toplumun en önemli sorunları arasında yer aldığına dikkat çeken Düzce Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Nihat Annakkaya, kapalı alanlarda sigara yasağının ilk günlerindeki tepkiyi hatırlattı.

''Kapalı alanlarda sigaranın ilk yasaklandığındaki yaygarayı düşünün'' diyen Annakkaya, ''Şimdi herkes bunu kabullenmiş durumda. Sadece kamuya açık alanlar değil, bu bilinçlenme öyle bir düzeye ulaştı ki artık insanlar evlerinde de kapalı mekanda içme konusunda daha hassas davranıyorlar'' ifadesini kullandı.

Annakkaya, aile bireylerinin torun ve çocuklarına daha fazla önem gösterdiğini ifade ederek, ''Eskiden evin herhangi bir odasında sigara içilirken, şimdi kesinlikle çocukların girmediği pencere önü veya balkon gibi mekanlar tercih ediliyor. Lokanta ve kafelerden ziyade bunlardan çok daha önemli olarak toplum bu yönde bilinçlendi. Ülkemiz sigarayı bırakmaya doğru gidiyor'' diye konuştu.

''İNSANLARIN GÖZLERİ KÖRDÜ VE AÇILDI''
Yasakların sigarayı bırakma konusunda çok fazla engel olmadığını savunan Annakkaya, yasakları delme yolunun her zaman bulunabildiğini söyledi. ''Bir şeyi bir insana yasaklarsanız tepki olarak bunu sürdürmeyi tercih edebiliyor'' diyen Annakkaya, ''İnsanların gözleri kördü ve açıldı. Görmeyen gözleri bazen düzeltmek gerekir. Kapalı alan yasakları da öyle. Yıllar önce bunu yapmak, doğal bir şeydi. Hiç de bundan rahatsız olmuyorduk. Orada bir şekilde gözlerimiz bağlanmıştı ama açılmasına vesile oldu'' dedi.

Annakkaya, fiyatların artması, erişimin zorlaşması ve reklamların azalmasının toplumu bilinçlendirmeye etki ettiğine işaret ederek, şunları söyledi: ''Tabii ki sigara alışkanlığı olan kişilerin ceplerine dokundu ama şu anda günümüzde sigara içenlere sorduğumuz zaman bu yasağı destekliyorlar. 'Bırakmayı istiyor musunuz ' diye sorduğumuzda sigara içicilerinin yüzde 99'unda, 'Evet, benim bundan bir şekilde vazgeçmem lazım' düşüncesi var. Eskiden bu şekilde değildi. En önemli gelişme de kafada bırakma düşüncesinin olmasıydı. Bundan sonraki aşama bırakma düşüncesini eyleme geçirme aşamasıdır. Çünkü gerçekten çok sayıda kişi içmesine rağmen, 'Ben acaba bundan nasıl vazgeçerim ' diyor. Bırakanları kovalıyor, 'Siz nasıl bıraktınız, bunu nasıl yapmak lazım' şeklinde sorular yöneltiyor. Bu, çok çok önemli.''