Silikonların, teorik olarak meme kanserinin erken bulgularını gizleyebildiğini belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kabaalioğlu, “Yoğun yapıları, özellikle memenin bazı bölgelerinde, mamografik bazı işaretlerin görülmesini zorlaştırabilir. Ancak, bu durum sık görülmez ve zor da olsa çoğu olguda kanserin saptanma oranı, silikonsuz memeden pek farklı değildir” dedi.

Silikonlu memenin hem ultrason hem de mamografi sırasında çeşitli görüntüleme zorluklarının olduğunu söyleyen Prof. Kabaalioğlu, bu zorlukları aşmak için, normal memeye kıyasla daha çok MR çektirmek gerektiğini ve bu nedenle silikonlu memenin görüntülemesinin daha masraflı olduğunu söyledi.

Silikonlu memenin görüntülenmesinin daha fazla zaman aldığını da ekleyen Kabaalioğlu, silikonların bükülme, yırtılma ve çevre dokuda iltihap veya reaksiyon oluşturma gibi bazı istenmeyen etkileri de olabildiğini vurguladı.

ESTETİK OPERASYON ÖNCESİ MEME KONTROLÜ ŞART!
Prof. Dr. Adnan Kabaalioğlu, silikon protezlerle ilerde meme kanseri gelişmesi arasında bir ilişki bulunmadığına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Silikonların lokal, yani meme ve çevresindeki dokularda yaratabileceği reaksiyon dışında, tüm vücuda olası alerjik etkileri de uzun süre araştırılmış ve vücutta genel bir olumsuz etkisi saptanmamıştır. Ancak özellikle ailevi riski olanların ya da fibrokistik meme yapısı bulunanların takiplerini ihmal etmemelerinde fayda var. Ailevi riski olan bir kadının, estetik operasyon öncesi meme kontrolünü yaptırması gerekiyor.”