Bir zamanlar “çok riskli ameliyat” denilerek tedavi edilemeyen ileri derecede skolyoz hastaları günümüzde başarılı bir şekilde ameliyat edilebilir noktaya ulaştı. Ülkemizde artık hayalleri gerçek kılan başarılara imza atılıyor. Skolyoz, yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürdüğü gibi, akciğer, solunum ve kalp problemlerine neden olabilen, hastayı yatağa bağlı kılabilen hatta hayati riske yol açabilen bir hastalık.

Omurganın sağa ya da sola doğru eğilmesi ve omurların kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan hastalığa karşı Acıbadem Sağlık Grubu her yıl Haziran ayında Skolyoz Farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Bu yıl 4. kez düzenlenen halka açık etkinlikte, uzmanlar ve hastalığı yaşayanlar bir araya geldi.

"BANT İLE GERDİRME ENGELLERE MEYDAN OKUYOR"

Toplantıda konuşan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, bant ile gerdirme yönteminin, özellikle ergenlik döneminin başında olan ve eğriliği sırt bölgesinde bulunan çocuklarda uygulandığını söyledi. Bant ile gerdirmenin etkinliği kanıtlanmış geçerli bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Alanay, “Bu yöntemde omurganın ön tarafında eğriliğin dış bükey tarafına konulan vidalar kalın bir ip şeklindeki polyesterden üretilen bir bant ile birbirine bağlanır. Bu bağlama esnasında bant bir gergi cihazı ile gerdirilir ve eğrilikte bir miktar düzelme sağlanır. Daha sonra büyüme ile eğriliğin dış bükey tarafı daha yavaş büyürken iç bükey tarafı daha hızlı büyür ve omurga bir yandan büyümesine devam ederken bir yandan da tam veya tama yakın kendiliğinden düzelir. Bant sayesinde yanlış yöne doğru giden büyüme doğru tarafa yönlendirilmiş olur” dedi.

Prof. Dr. Ahmet Alanay
Prof. Dr. Ahmet Alanay

"KESİ İZİ BİLE GÖRÜNMÜYOR"

Bant ile gerdirme yöntemi sayesinde hareket ve büyüme engellenmezken, füzyon işleminin aksine sırtta uzun bir kesi açılmıyor. Ameliyatın torakoskopik yöntemle kapalı olarak uygulandığını belirten Alanay, “Bant ile gerdirme işlemi gövdenin yan tarafından yapılan 3 cm gibi küçük az sayıda kesilerle yapılır. Böylelikle skolyoz hastalarının en önemli çekincesi olan ameliyat izi kalmaz ya da iz sütyen-mayo altında kalır ve görülmez. Omurga hareketlerinin engellenmemesi, erken iyileşme, erken taburculuk ve okula erken dönme de bu yöntemle tedavi edilen çocukların önemli kazançlarıdır” diye konuştu.

HAYAT KURTARAN EN YENİ 3 YÖNTEM

“Geçmişte artık çok geç kalınmış, ameliyat edilemez veya ameliyat çok riskli denilen ileri derecede ve esnek olmayan skolyoz ve kifoz hastalarının büyük çoğunluğu günümüzde ameliyat edilebilmektedir. Özellikle Spinal Navigasyon, 3-boyutlu baskı yöntemi ve nöromonitörizasyonun kullanımı, ‘yapılamaz’ denilen, felç riski yüksek olan ameliyatları daha emniyetli bir şekilde yapılabilir hale getirmiştir” diyen Alanay, omurga cerrahisinde hayat kurtaran en yeni 3 yöntemi şöyle anlattı:

1. Spinal navigasyon: Vida koyma işleminde yapılacak bir hata düzelmeyi imkansız hale getirirken, günümüzde vida koyma işlemi spinal navigasyon cihazı ile ve omurganın 3 boyutlu görüntülenmesi ile emniyetli ve sağlam şekilde yapılabiliyor. Spinal navigasyon ile ileri ve esnek olmayan deformitelerin tedavisindeki birinci ve en önemli basamaklardan olan emniyetli bir şekilde ve sağlam vida koyma işlemi artık kolayca yapılabiliyor. Navigasyon ile yerleştirilen vidaların doğruluk oranı yüzde 100’e yakın oluyor.

2. Nöromonitörizasyon: Nöromonitörizasyon, nörologlar tarafından uygulanması gereken ve ameliyat boyunca omurilikte sinir sinyal geçişinin durumunu gösteren bir teknik. Ameliyat boyunca omuriliğin durumunu takip ediyor ve omurilik iletiminde bir kesinti veya yavaşlama olması durumunda sinyal veriyor. Bu değişiklik de nöromonitörizasyonu yapan nörolog tarafından cerraha iletiliyor. Bu erken uyarı sayesinde cerrah omurilikteki yanlış giden durumun nedenini bularak bunu ortadan kaldırıyor ve hastanın omurilik yaralanmasına bağlı felç olması bu şekilde büyük ölçüde ortadan kaldırılmış oluyor.

3. 3-Boyutlu Omurga Baskısı (3D-Print): 3-Boyutlu baskı teknolojisi ileri derecedeki skolyoz ve kifoz hastalarının ve cerrahların yeni umudu. Artık 3-Boyutlu baskı tekniği ile hastanın omurgasının birebir kopyası oluşturulabiliyor. Cerrah bu kopyayı eline alınca hayal etmektense, deformiteyi gerçek anlamda 3 boyutlu olarak görebiliyor ve gerekirse üzerinde sanal ameliyat yaparak planladığı ameliyatın gerçek sonucunu ve karşılaşacağı güçlükleri önceden yaşayarak tecrübe edebiliyor. Ameliyat sırasında da yumuşak dokular nedeniyle göremediği gerçek 3 boyutlu yapıyı model omurgaya bakarak daha iyi kavrayabiliyor. Böylelikle normal anatominin bozulduğu şiddetli omurga skolyoz ve kifoz deformiteleri daha emniyetli bir şekilde ameliyat edilebilirken, felç riski ve hayati riskin büyük ölçüde önüne geçiliyor.

"KORSE AMELİYAT İHTİMALİNİ YÜZDE 50 AZALTIYOR"

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Hürriyet Yılmaz ise korse tedavisinin ihmal edilmemesi gereken bir tedavi olduğunu belirterek; “Korse tedavisi uygun zamanda ve iyi bir korse uygulaması ile yapıldığında ve hastalar 20 saatlik uygulama konusuna uyumlu davrandığında başarı oranı önemli ölçüde artıyor” dedi.