Son yıllarda özellikle erkek kaynaklı kısırlığın çözümünde oldukça fazla sayıda çalışma yapılıyor ve spermlerle ilgili özellikler daha net ortaya konmaya devam ediliyor.

Bu araştırmaların içinde olan Maya Tüp Bebek Merkezi Laboratuar Sorumlusu Dr. Enver Kerem Dirican, “spermlerde oluşan DNA kırıkları nedir, daha sık kimlerde görülür, alınabilecek önlemler ve yapılması gerekli testler nelerdir” şeklindeki sorulara cevap verdi.

Düşük kaliteli spermler, tüp bebek başarısını azaltıyor
Günümüzün en önemli problemlerinden birisi de, görülme sıklığı giderek artan “düşük kaliteli spermler”in dünyaya bir bebek getirmede yetersiz kalmasıdır.

Yapılan çalışmalar, tüp bebek tedavilerinde bazı çiftlerin mutlu sona daha kolay ulaştıklarını bazılarının ise istenen sonucu alamadığını gösteriyor. Bu noktada, tüp bebek tedavilerinde yumurtaları döllendirmek için kullanılan sperm hücrelerinin kalitelerinin bozuk olmasının etkili olduğu ortaya konmuş ve bu çiftlerde, sperm DNA’sında kırıkların arttığı görülmüştür.

Spermler de insan gibi hasta ve kırılgan olabilir...
Sperm hücrelerinde DNA kırıklarının artış göstermesi “döllenme”yi, “embriyo gelişimi”ni ve “üreme başarısı”nı olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, spermler üzerinde DNA kırıklarının incelenmesi hem doğal üreme şansının, hem de üremeye yardımcı tedavi yöntemleriyle gebelik şansının ne olabileceğinin tahmin edilebilmesi açısından yararlı oluyor.

Anne ve baba adayları bebek sahibi olmaya karar verdikleri zaman spermde DNA hasarını ölçtürebilir, tedavi görmelerinin gerekip gerekmediğini anlayabilir ve aldıkları neticeye göre gerekli ise uygun tedaviyi seçme şansına sahip olabilir.

Sperm DNA zincir kırıklarının incelenmesinin yararı nedir?
Sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojik özellikleri normal olan erkeklerde bile artan DNA kırıkları ortaya çıkabiliyor ve bu erkeklerin baba olması güçleşiyor.

Tüp bebek – mikroenjeksiyon ve aşılama tedavisine başlayacak olan çiftlerin “sperm DNA kırıklarının incelenmesi”, bu çiftlerin tedavi sonucunda kötü sürprizler ile karşılaşmalarının önüne geçebilir ve hatta başarılı sonuç alma şansı olmayan çiftlerin zor tedaviler ile gerek maddi gerek manevi açıdan yıpranmalarının önüne geçilmesi mümkün olabilir.

Bu çiftler aynı zamanda ileri sperm seçme yöntemlerinden de yarar görebilirler. Sperm DNA kırıklarının incelenmesi, doktorlara ve embriyologlara yol göstererek, sağlıklı, hasarsız spermleri seçebilmelerinde son yıllarda ortaya çıkan yeni tekniklere (MACS, IMSI, PICSI gibi…) başvurmaları açısından yardımcı olmaktadır.

Sperm DNA’sında kırık oluşmasının nedenleri nelerdir?
Birçok hayvan deneyinde radyasyon, sigara kullanımı, sağlıksız yaşam koşulları, zirai mücadelede kullanılan maddeler ve zehirli kimyasalların sperm üzerine olumsuz etki yaptığı ve bunun da üreme başarısını azalttığı belirlenmiştir. Spermin üretilmesi sırasında, olgunlaşmanın tamamlanmamış olması veya spermin olgunlaşması sırasında düzenlenmeleri gereken bazı proteinlerin eksik ve yanlış düzenlenmeleri de DNA kırıklarına neden olabilir. Dahası, sperm DNA’sı üzerinde meydana gelen hasar hem oluşan embriyonun genetik yapısını ve gelişimini bozuyor hem de sonraki nesillere aktarılabiliyor.

Çalışmalarımızda spermde DNA hasarının çok yüksek olduğu erkeklerde tüp bebek sonuçlarının olumsuz yönde etkilendiğini gördük. Bunun yanı sıra, anne ve baba adayının tüm testleri normal bulunan ama bebek sahibi olamayan bazı çiftlerin aslında sperm DNA’larının hasarlı olduğuna tanık olduk. Bu çiftler eğer DNA incelemesini yaptırmamış olsalardı muhtemelen doktorlarından “sizde bir sorun tespit edemedik” yanıtını alacaklar ve bebek sahibi olabileceklerini düşünerek yıllarca doğru tedaviyi almadan bekleyeceklerdi.

Spermde DNA testini kimler yaptırmalı?
Birçok baba adayı bu testi yaptırarak durumları hakkında detaylı bilgi alabilir. Tüm incelemeleri normal olan ancak bebek sahibi olamayan çiftlerde sperm DNA’sının incelenmesi yerinde olacaktır. Bunun yanı sıra, tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavileri uygulanmış ama sonuç alınamamış çiftler de bu inceleme ile sperm hücreleri hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir ve ileri sperm seçme yöntemlerine başvurmaları gerekip gerekmediğini belirleyebilirler.