Eskişehirspor’un 26 yaşındaki futbolcusu Ediz Bahtiyaroğlu’nun yaşamını yitirmesi, ani ölümleri gündeme getirdi.

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Kani Gemici, spor dünyasını sarsan bu ölümle ilgili olarak NTV’nin sorularını yanıtladı.

Doç. Dr. Gemici, kalp hastalıklarından meydana gelen ölümlerin medyanın yardımıyla daha çok gündeme geldiğini belirterek, “Halkı bilinçlendirmek adına yapılanları doğru görüyorum” dedi.

'UYDURUK BESİNLER, HAREKETSİZLİK VE STRES'
Kalp kriziyle ölümlerin üç ana nedeni olduğunu vurgulayan Kani Gemici, şunları söyledi:

“Kalp hastalıklarının artıran risk faktörleri neyse ani ölümlerdeki artışın nedenleri de odur. Beslenme bozuklukları, teknolojiyle gelen beslenme değişiklikleri… Nedenlerden birincisi ‘uyduruk beslenme’nin çok yaygın şekilde alıp başına gitmesidir. Evlere bile motosikletlerle ‘uyduruk besin’lerin servis edilmesi çok moda haline geldi. İkincisi de modern yaşam biçiminin getirdiği sorunlar, yani hareketsiz yaşam biçimidir. Evden arabaya, arabadan asansöre, asansörden işyerine yürüme mecburiyeti olmadan yaptığımız yaşam. Üçüncüsü de yoğun stres, gelecek endişesidir. İlkokuldan itibaren başlayan korkunç bir yarışmadır. Bütün bunların toplamı olan mutsuzluk da kalp hastalıklarının tetikleyicisidir.”

‘SPOR ANİ ÖLÜME YOL AÇMAZ’
Sporun ani ölüme neden olmayacağını savunan Gemici, “Sporun hiçbir zaman ani ölüme sebep olacağını düşünmüyorum. Spor, belki altta olan bir olayın gün yüzüne çıkmasında etkili olur. Düzenli spor, hafif düzeyde sorunlar ortaya çıkararak, bu tür daha büyük sorunların yaşanmasına engel olmuş olabilir” dedi.

‘BAZI İLAÇLAR ŞEKER GİBİ SALITIYOR’
Spor yapanların bazı ilaçlar kullanmasına da tepki gösteren Kardiyoloji Uzmanı Gemici, “Spor esnasında kullanılan yanlış maddeleri de unutmamamız lazım. Protein desteği sağlayan ilaçlar ve enerji içeceklerinin kullanımı aşırı miktarda arttı. Ülkemizde pek çok ilaç, şeker satılır gibi satılıyor. Bu olaylar olmadan harekete geçmemiz gerekir” diye konuştu.

SAĞLIK KONTROLÜNÜN ÖNEMİ
Sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapılması gerektiğinin önemine vurgu yapan Gemici, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de 100 bin kişi ani ölümle kaybediliyor. Bu sayı, ABD gibi ülkelerde bu rakam yılda 500 bindir. Geleneksel inanç biçimiyle ‘kader’, ‘ne yapalım’ deyip geçip gidiyoruz. Yılda 100 bin kişi çok büyük bir rakamdır. Son yıllarda gündeme gelmeye başladı. Bu ölenler tanımış kişiler, sağlıklı kişiler olunca şok etkisi daha fazla oldu.

Bunların içerisinde çok sağlıklı insanlar da olacak. Her gün spor yapan, fizik olarak çok iyi durumda olan, beslenme ve kalp rahatsızlığı olmayan insanları da kaybedeceğiz. Altta belki genetik hastalık var ama haberdar değiliz, üzerine gidilmiyor. Felaketle yüz yüze geldiğimizde bir gürültü ve uğultu halinde hatırlanıyor, sonra ise unutuluyor. Temel sebepleriyle ilgilenmeliyiz.

Çocukluk yaşta sağlık kontrolünü genel bir alışkanlık ve kural haline getirmeliyiz. Pek çok sporcuda sağlık kontrolünü yapılmış gibi gösterildiğine tanık oluyoruz. Hatta bana da zaman zaman teklif yapılmıştır; ‘Hocam zaman dar, siz buna bir imza atın’ diye. Sadece bir muayeneyle kalp hastalıkları belirlenemez. Ani ölüm riskine karşı insanların ciddi olarak uyarılması ve teferruatlı bir şekilde kardiyolojik incelemelerden geçirilmesi, bazı yeni metotların gündeme alınması gerekiyor. Sporcular da bu testin uygulanmasını gerektiğini düşünüyorum.

‘AMBULANS GELİNCEYE KADAR NE YAPTILAR?’
İlkyardım eğitiminin önemine dikkat çeken Gemici, “Bu genç sporcumuzun yanındaki insan, ambulans gelinceye kadar ne yaptı, ne yapabildi? Bütün insanlarımızın ani ölüme karşı yeniden canlandırma işlemini yapabilir olması gerekir” dedi.

AİLEDEN GELEN RİSK
Ailesinde ani ölüm olanları da uyaran Gemici, şunları dile getirdi:
“30 yaşın altındaki ölümlerde altta yatan temel sebep, kalpteki elektriksel fırtınadır. Bu bir ritim bozukluğudur, çok nadiren de ritimsizlik halidir. 30’lu yaşlardan sonra koroner kalp hastalıklarıdır. Damar duvarındaki bozulmalar, değişme, kireçlenme ve yağlanma sonucu ortaya çıkan damar tıkanıklıklarıdır. Ritim bozukluğunu çocuk yaşta yapılacak tetkiklerle tespit edilebilir. Hiçbir belirti vermeden ani ölüm olur. Damar hastalıkları ise daha belirlenebilen problemlerdir. Göğüs ağrısı, kolda uyuşma gibi belirtiler verebilirler. Ama her zaman belirti vermeyebilir. Aile riski çok önemlidir. 25-40 yaşlarda ailesinde ani ölüm varsa ileri yaşları beklemeden 10, 15 ya da 20 yaşında ani ölüm riski için teferruatlı tetkikler yapılmalıdır.”