Beslenme birçok insan tarafından açlık duygusunun bastırılması ve canının istediği yiyeceklerin yenmesi veya içilmesi olarak algılanıyor. Oysaki beslenme, vücudun büyümek, yenilenmek ve varlığını sürdürebilmek için gerek duyduğu bütün besin öğelerini yaş, cinsiyet ve hareketine uygun miktarda alıp kullanmasıdır.

"Havaların ısınmaya başlaması bizi sıvı ihtiyacının bir kısmını da karşılayabileceğimiz meyvelere yönlendiriyor" diyen Diyetisyen Zuhal Güler Çelik, bahar ve yaz aylarında beslenme ve sıvı alımıyla ilgili bilgi verdi.

Bebeklikte vücudun yüzde 70’i su iken yetişkinliğe ulaşıldığında bu oran yaklaşık yüzde 60’a düşer. İnsan vücudu aç kaldığında vücudundaki depoları kullanarak günlerce yaşayabilir ancak susuz birkaç günden fazla yaşayamaz.

Su, yediğimiz yiyeceklerin sindirimine yardımcı olur, vücut ısımızın kontrolünü sağlar, metabolizmadaki artıkları uzaklaştırır. Tüm bu faydalı etkilerinin yanında yaz aylarında su tüketimi daha da önem kazanmaktadır. İdrarla, dışkıyla atılan suya ilave vücut ısısının artmasıyla daha çok terleme oluşur böylece atılan suyun miktarı artar. Su tüketiminin diğer bir faydası da kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Eğer kaybedilen bu sıvı yerine konmazsa vücutta dehidratasyon denen elektrolit ve sıvı kaybı başlar. Bu durum sağlığı önemli derecede bozar.

GENEL ÖNERİLER

Bol bol su için, bol miktarda sebze ve meyve tüketin, kızartmalardan uzak durun, az yağlı yapılmış zeytin yağlı sebzeleri tercih edin, et tercihlerinizi de ızgara veya fırında pişirme yöntemleriye az yağlı olarak tercih edin, dondurmayı dikkatli tüketin, beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih edin.

Tuz tüketiminine dikkat edin, işlenmiş gıdalar yerine, taze sebze ve meyveleri tercih edin, alkollü ve asitli içeceklerden yaz aylarında sakınmak gerekir. Bunun yerine soda, ayran, su tüketin. Ağır yemekli öğünlerden kaçının,gece geç saatlerde yemek yemeyin, akşamları metabolizma normalden daha yavaş çalıştığı için besinler zor yakılır, günlerin uzaması avantajını kullanarak fiziksel aktivitenizi arttırın.

YAĞ TÜKETİMİ İÇİN ÖNERİLER

Günlük yağ hakkınızı zeytinyağı (veya yerine fındık yağı) ile mısırözü yağı (veya yerine soya yağı) karışımı şeklinde tüketin. Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi yağlı besinleri günlük tükettiğiniz yağ miktarını azaltarak kullanabilirsiniz. 1 tatlı kaşığı yağ yerine 8-10 adet fındık veya 3 adet ceviz tüketebilirsiniz.

Besinlerde bulunan görünmez yağı gözardı etmeyin ve en azından pişirme yönteminizi az yağlı olarak gerçekleştirin. İçerdikleri kolesterol miktarı açısından değerlendirildiğinde tüm hayvansal ürünlerin kolesterol içeriği birbirine benzerdir. Bu nedenle kırmızı eti tek başına suçlamak doğru olmaz. Ancak balıkta bulunan yağ asitlerinin kalp sağlığımız için yararlı etkileri düşünülerek daha sık tüketilmesi uygundur.

Pratik öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi omega-3 yağ asitlerinden yararlanmamızı sağlar. Ancak balığın yağsız ızgara veya fırında yağsız olarak pişirilmesi önemlidir. Kümes hayvanları (tavuk/hindi) ve kırmızı etin ise yağsız olmasına dikkat edilerek yenilmesi önemli. Haftada 1-2 kez yağsız kırmızı et yenilebilir. Önemli olan pişirme şekli ve tüketilen miktardır.

MEYVE VE SEBZELERİN ÖNEMİ

Meyve ve sebzeler vitamin ve mineral deposu olmalarınının yanı sıra içerdikleri posa açısından da değerlidir. Yaz aylarında özellikle sıvı ihtiyacımızı karşılamada da bize yardımcı olurlar. Ayrıca posa, fazla kolesterolün oluşmadan vücuttan atılmasına yardımcı olur, posa almanıza engel bir hastalığınız yoksa; meyve, sebze ve salata tüketiminizi arttırın, kabuklu yenebilen meyveleri kabuklu olarak tüketmeye çalışın, beyaz ekmek yerine kepekli veya tam buğday ekmeğini tercih edin, haftada veya onbeş günde 1 kez kurubaklagiller tüketmeye çalışın. Sıcak havalarda rehavet oluşumunu önlemek için tatlı tercihlerini daha çok sütlü ve meyveli tatlılar veya meyveden yana kullanmak faydalı olacaktır.

ÖĞÜN DÜZENİ

Yine dengeli öğün düzeni de dengeli beslenmek isteyen herkes için önemli bir püf noktadır. Yine yaz aylarında çok aşırı miktarda yemek tüketerek vücudu hem yiyeceklerin termik etkisiyle oluşan sıcağa hem de havanın sıcağına maruz bırakmamak için az az ve sık sık besin tüketmek önemlidir. Sabah kahvaltısı alışkanlığının mutlaka olması, öğle ve akşam yemeklerinin düzenli yenilmesi ve buna ilave olarak yoğurt ve meyve gibi hafif besinlerden oluşan ara öğünler tüketilmesi vücudu yormadan sindirimin gerçekleşmesine yardımcı olur. Bununla bereber gündüzden akşama doğru besin tüketiminin azalması da daha rahat bir uyku düzeni sağlar.

GÜNLÜK SIVI İHTİYACI

Vücutta normal koşullarda idrarla, terle, solunumla ve dışkıyla günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur. Bu nedenle vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2,5 litre yani 8-10 bardak suya veya su içeren gıdalara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle su içmek için susama hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip gün boyu sık sık içmek gerekir. Vücutta sıvı atımı sıcaklık artığında, enfeksiyon durumlarında, diüretik ilaçlar kullanıldığında artar. Bu nedenle sıvı ihtiyacı daha da artar.

ÇAY VE KAHVE SIVI İHTİYACINI KARŞILAR MI?

Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler ve bazı bitki çayları diüretik etki göstererek idrar atımını artırır. Bu nedenle bu içeceklerle aldığımız suyu neredeyse atmış oluruz. Yani çay ve kahve tüketerek yeterli sıvıyı sağlamış olmayız. Çay, kahve yerine yaz aylarında taze meyve suları, ayran, süt gibi içecekler ve taze meyveler sıvı ihtiyacımızı karşılamada daha çok destek olur.

Meyve suları tüketilirken hazır meyve suları yerine taze olanları tercih etmek hem daha az şeker (dolayısıyla daha az kalori) almamızı sağlar hem de taze meyvelerin C vitamininden yararlanmamızı sağlar. Ancak taze meyvelerin suyu sıkılırken hemen tüketilmesine dikkat etmek gerekir yoksa vitamini azalır. Ayran ise hem kalsiyumdan zengin hem de protein içeren bir içecek olarak yaz aylarında sıvı ihtiyacımızı karşılamada iyi bir seçenektir.

SUYUN ZAYIFLAMAYA ETKİSİ

Suyun zayıflama diyetlerinde en önemli etkilerinden biri açlık hissini azaltmasıdır. Bununla birlikte vücutta yağ kaybedilirken oluşan artık ürünlerin vücuttan atılması suyla sağlanır. İhtiyacımız kadar su içmezsek vücutta su birikir ve ödem oluşur. Bunu önlemenin en iyi yolu vücutta kaybedilen suyu yerine koymaktır. Yeterli su tüketimi ayrıca vücutta kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını da önlemede yardımcı olur. Kabızlığı önler.

Suyun sıcak olarak içilmesi midede daha uzun süre kalarak şişkinlik yapmasına neden olur. Sıcak suyun mideyi terk etmesi soğuk suya göre daha geçtir. Sıcak havalarda vücuda kaybolan sıvının yerine konabilmesi için içtiğimiz su soğuk veya oda ısısında olmalıdır. Ayrıca egzersiz yaparken içilen suyun da sıcak olmamasını sağlamak gerekir.