I-Light Med uygulaması, kısa sürede fazlalıklardan kurtarmayı, ciltten yılların etkisini silmeyi, mikrodermabrazyon tekniği ise pürüzsüz ve lekesiz bir cilde kavuşturmayı vaat ediyor.

Yaz tatiline çıkmadan hızla güzelleşmek isteyenlere acil çözüm önerileri Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Ali Dursun Kan’dan geldi. Dr. Kan, tamamen doğal LED ışınlarının kombinasyonuyla etki gösteren I-Light cihazı ile radyofrekans ya da ultrason gibi agresif metotlara başvurmadan cildi yenilemenin ve fazlalıklardan kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.

Dr. Kan, “Yöntem, uygulamaya başladığınız andan itibaren gözle görülebilir sonuçlar sunuyor. Üstelik birçok uygulamaya göre çok daha kısa sürede ve anında etki ediyor. I-Light Med, yan etkisi olmayan yepyeni bir metot” diye konuştu.

Yöntemin cilde uygulanmasıyla, gözeneklerde sıkılaşma ve cilt kalitesinin iyileşme sağladığını belirten Dr. Kan, tekniğin özellikleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Uygulanan tedaviye göre uzun vadede gözenek sıkılaştırmadan kırışlık giderilmesine, lenf drenajından mini-askılamaya kadar farklı sonuçlar elde edilebilir. Yöntemin etkisini göstermesi için ilk uygulamada işlem yüzünüzün sadece tek yarısına uygulanır. Her I-Light Med seansı yaklaşık olarak 20–25 dakika sürer. Uygulama sırasında ya da sonrasında herhangi bir acıma ya da yanma duyulmaz. Özel günler öncesinde üç seanslık hızlandırılmış bir programla ya da uzun süreli etkiler tercih edenler için sekiz seanslık paketler halinde uygulanabilir.

FORMA KAVUŞMAK İSTEYENLERE ALTERNATİF
I-Light Med, zayıflama amacıyla bel, basen, bacak ve yüze de uygulanabiliyor. Zayıflama, bölgesel yağlanma, karın popo sıkılaştırması, kol bölgesi sıkılaştırma, sarkmaları ve dokuyu toparlama, selülit tedavisi en çok kullanıldığı alanlar arasında yer alıyor. Hızlı etki eden I-Light Med zayıflama uygulamalarının süresi ortalama 25–30 dakika olup haftada bir seans uygulama yapılıyor.

Yöntem, zayıflamaya yönelik kullanıldığında, örneğin karın bölgesinde kullanılan ışık, yüz bölgesinden daha kuvvetli oluyor. Buna paralel olarak da daha fazla enerji ortaya çıkıyor. Bu enerji ise yağ hücrelerini ve lenf kanallarını harekete geçirerek bu bölgedeki dokularda küçülmeyi ve daralmayı tetikliyor. Işınlar, yağ hücrelerinin yuvarlak yapılarını bozarak, hücrelerin geçirgenliğini bozuyor. Hücredeki bu kimyasal değişiklik, lipase enziminin salgılanmasına neden oluyor. Bu enzimin özelliği ise trigliserid moleküllerini yağ asitlerine ve gliserol moleküllerine dönüştürmesi. Bu hücreler, yağ hücrelerinin aksine hücre duvarından geçebilecek kadar küçük oldukları için, bulundukları bölgeden kan sistemine girip doğal yollarla atılabiliyorlar.”

MİKRODERMABRAZYON İLE PÜRÜZSÜZ BİR CİLT
Mikrodermabrazyonun, parlak ve pürüzsüz bir cilt için kimyasal peelinge alternatif olarak sunulduğunu belirten Opr. Dr. Ali Dursun Kan, bu yöntemin etki mekanizmasını ise şöyle anlattı:

“’Serum fizyolojik, hava veya oksijen kullanılarak ya da mikrozerrecikler ile cildin keratin tabakasının soyulması, besleyici ürünlerin iğnesiz cilt altına verilmesi, cilde lenf drenaj masajı, ciltte nemlendirme, kolajen uyarılması, cildin yüzeyinin derinlemesine temizlenmesi ve mikrodolaşımın artırılması işlemidir. Bu işlemde yüksek basınçla cilt yüzeyine püskürtülen mikrokristaller yumuşak bir soyma işlemi yapmakta, ölü hücreler ve deri artıkları cihazın vakum sistemi tarafından emilmektedir. Mikrodermabrazyon, yüz ve vücuttaki pigmentli lekelerin tedavisi, güneş hasarına bağlı cilt bozuklukları, cilt yüzeyindeki düzensizliklerin azaltılması, akne ve travma sonrası yara içlerinin azaltılması, yağlı deride yağın azaltılması ve temizleme amaçlı olarak kullanılıyor.”